Her şeye kadir oluşunu bilmeme rağmen engel olamadığım kederlerim için özür dilerim Allah’ım..sen bana bu kadar kıymet verirken benim kendimi hırpalayışlarım için özür dilerim..geceyi aşıp gündüz vaktinde dahi göğsümde yer edinen hüzünler için özür dilerim
Önüne çıkan her olay senden cevap istemez. Bazıları yalnızca seni sınar. Müdahale etmeden geçebilecek misin? Her şeyi görebildiğin halde bir şeye dokunmadan yürüyebilecek misin? Haklı olduğunu bildiğin halde son sözü zamana bırakabilecek misin? Çünkü bazen sınanan gücün olmaz. Gücüne rağmen taşıyabildiğin sessizlik olur.
Küçük bir şey yüzünden yıkılıp ağlamaya başlayan birini asla yargılamam, çünkü o anda sadece bunun için ağladığını değil, o zamana kadar içinde tuttuğu her şey için ağladığını çok iyi biliyorum.
Bir imtihandan geçiyorum. Bunun bir süre devam edeceğini de biliyorum. İçimde, aşılması gereken bir eşikte durduğumu iliklerime kadar hissediyorum. Dua ediyorum, sabrediyorum. Rabbimin benden istediği şeyin ümidimi kaybetmemek olduğunu da biliyorum. Ama bazen dayanamıyorum...
“Hayatınızda mücadele etmeniz gereken en zor savaşlar, gerçeği bilen zihniniz ile onu kabul etmeyi reddeden kalbiniz arasında geçenlerdir.”
— Paulo Coelho
Kahve sıcak, balkon serin, gökyüzü tepemde, ben biraz dalgın, biraz yorgun, biraz da “neyse ya” modunda.
Bazı şeyleri artık zorlamıyorum, bazı insanları da olduğu yerde bırakıyorum, gerisini de amman diyip sabaha düşünürüz.
Olmayanı zorladığım için hayattan, gelmeyeni beklediğim için vakitten, değmeyenle uğraştığım için emekten, bu yolda tükettiğim ömürden özür diliyorum...
Dik duracaksınız arkadaşlar. Başınıza ne gelirse gelsin kimseye acınızı göstermeyeceksiniz. En acılı gününüzde en güzel kıyafetleri giyip ışıldayacaksınız. Etrafınızdaki birkaç kişi dışında sizin iyiliğinizi düşünen kimse yok. Düşmenizi, tökezlemenizi, acaba ne zaman pes edecek diye sinsice izleyenlerin karşısına en mağrur gülüşünüzle çıkacaksınız. Kimseye zayıflıklarınızı malzeme etmeyeceksiniz. Çünkü bu dünyada yaranızı kime gösterirseniz, ilk fırsatta canınızı tam da oradan yakmaya çalışırlar. Kendi kendinizin merhemi olmayı, kendi küllerinizden yeniden doğmayı öğreneceksiniz.
İlk defa gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum. Çok yorgunum. Sadece bedenim değil, ruhum da yorgun. Nasıl düzelecek, nereden toparlanacak hiçbir fikrim yok. İçimde sürekli bir kırgınlık var ve her geçen gün biraz daha artıyor gibi. Etrafımda insanlar var, konuşmalar var, kalabalıklar var ama ben sanki hepsinin dışında kalmış gibiyim. Yanımda gibiler ama aslında değiller. Anlaşılmadığımı hissediyorum. Kalabalığın ortasında tek başıma kalmışım gibi.
Her şey üst üste geliyor. Birini atlatamadan diğeri başlıyor. Nefes alacak bir boşluk bile bırakmıyor hayat. Bağırmak istiyorum, içimdekileri haykırmak istiyorum ama sesim çıkmıyor. Gitmek istiyorum bazen, her şeyi bırakıp uzaklaşmak. Ama nereye gideceğimi bile bilmiyorum. Sadece yüklerimden biraz kurtulmak istiyorum. Biraz anlaşılmak. Biraz dinlenmek. Çünkü bu ağırlıkla daha ne kadar yürünür, bilmiyorum.