@kilicdarogluk Yazıklar olsun. Nasıl insan içine çıkacaksın? Çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın? Senin başkanlığın döneminde CHPye verdiğim emekler haram olsun
13 milyon işsiz var.
Açlık sınırı 25 bin lira.
Asgari ücret 22 bin lira.
İzmir’de sendika en düşük 79 bin lira maaş istiyor, isteyebilirler.
Sizin maaşınız ne durumda?
#BenimMaaşım
Geçenlerde japonya, 173 milyon dolara dünyanın en hızlı bilgisayarını inşa etti. Biz o paranın 10 katını diyanete verdik ve diyanet "Baldızla ilişki nikah düşürmez" dedi.
Seçim yapılıyor,
İmamoğlu Kurum'a 1 milyon fark atıyor,
Seçimi kaybeden Kurum bakan yapılıyor,
Kurumu bakan yapan el İmamoğlu'nu hukuksuzca tutukluyor,
İstanbul'da deprem oluyor
Ve açıklamayı Kurum yapıyor.
Orwel gel de distopya gör.
"Dünyanın hiçbir devleti ceza muhakemesinin canlı yayınına izin vermez" hurafesini bir tarafa bırakalım. Barosuna avukat olarak mensup olduğum ülkelerden İkisi de dahil olmak üzere pek çok ülke, özelllikle de toplum genelinin kamu vicdanıyla yakından ilişkilendirdiğini belli ettiği davalarda canlı yayınla süreci tüm topluma şeffaflaştırıyor.
Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika, Hollanda, İspanya, Avustralya ve İngiltere, ceza davalarının halka canlı yayınla şeffaflaştırılmasına izin veren ceza muhakemesi kanununa sahip ülkelerden sadece bazıları. Bir toplumun ciddi bir bölümünün demokrasiye dair kaderiyle ilişkilendirdiği bir dava olmayan O.J. Simpson davasının tamamının hem de ta 30 sene evvel CourtTV'den ve ciddi bölümünün CNN üzerinden yayınlandığını bugün kendi geleceklerinden kaygı duyan gençler bilmeyebilirler, ama hocaları hatırlayıp hatırlatabilir. Bunun gibi örnekleri ABD'den ve başka ülkelerden çoğaltmam istenirse bunu da yapabilirim. Ilk anda aklıma bir diğer örnek olarak Güney Afrikalı olimpik ve paralimpik atlet Oscar Proteorius'un Güney Afrika'da adam öldürme suçundan yargılandığı dava ikinci bir örnek olarak geliyor.
Şeffaflık için niyet varsa, yolu var. Toplum devlete bu konunun siyasetle değil adaletle ilgili olduğunu bilmek istediğini açık biçimde beyan etti. Siyasi erk sahibi iktidar, "neden sokaklardasınız, çıkın savunun" diyor. Muhalefet, "hem de tüm toplumun gözü önünde ve mahkeme süreçleri içerisinde savunuruz, yayınlayın da tüm toplum görsün" diyor. Bu noktada iktidarın "hukuk el vermiyor" söylemine sapması, bizi en baştaki "hukuk kimin içindir?" ve "hukuk ne olmalıdır?" sorularına geri götürür.
Hele de toplum için hassas somut meselelerle karşılaşıldığında anında düzeni değiştirme kabiliyetinin topluma önemli kontrol ve etkinlik sağlayacağını beyan ederek oy toplayıp Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmiş olan bir iktidarın, "biz de isterdik ama ne yazık ki yayınlanamayacak, zira hukuk böyle" söylemine sapması, sadece çelişkilerin daha da derinleşmesine ve şüphenin daha da somutlaşmasına yol açar.
Sayın Ekrem İmamoğlu hakkındaki ceza yargılamasının tüm unsurlarının TRT'de yayınlanması gayet yerinde ve tartışılıp üzerinde düşünülmesi gereken bir öneri. Şeffaflık için niyet varsa, yolu var.