Size bilmediğiniz bir şey söyleyeceğim Romantizm,Fransız ihtilali sonrasında,edebi coşkunun tabloya aktarılmasıyla beraber; romanlarda ki sahnelerin görselleşmiş halleri oldukları için bu akım bu ismi almıştır yani aşk gibi bir duygu değil
Öldük öldük dirildik kimi zaman hiç dirilmeyeceğiz sandık allah belamızı mı veriyor acaba diye düşündük duvarlarla konuştuk kertenkelelerle selamlaştık anı sildirme araştırdık (ciddi ciddi) darlandık alkol batağına düştük…Ama yine de iyi ilerledik hala delirmediysek sıkıntı yok
Gamsız hayat şarkısının sözlerinin melankolisine rağmen melodisinin hafif ritmik olması,acıdan delirmenin müzikal bir yorumu mu oluyor hocam?
Ya da acının artık ağlayamayacak kadar yorulduğu evreyi mi besteliyor?
Aile kutsal değildir. Aile olgusuna atfedilen kutsallık, bireyin aile içinde yaşadığı sorunları, istismarları, duygusal ya da fiziksel şiddeti normalleştirmesine yol açar. Bu da, sağlıksız ya da kötü ebeveynlerden dünyaya gelen kişilerin yaşam boyu zarar görmesine neden olur.
Yeteri kadar sevilmediğini ve hak ettiği değeri görmediğini düşünen insan hırçınlaşıyor, alınganlaşıyor. Çekilmez birine dönüştükçe gerçekten sevilmemeye başlıyor ve daha da hırçınlaşıyor. Bu kısır döngüyü kırmanın tek yolu sevgiyi de akışına bırakmak. Sevgiyi de, sevmeyi de…
Burada her zaman edebiyat yapmayacağım. Arada bir de giydireceğim. Mesela şu yüzyılda hala ter kokmayı başaran insanlara… Sizin kozmetikle küslüğünüz,zinhar benim umurumda değil.Kanser yapıyorsa da maalesef kanserden öleceksin kardeşim.
Size Şems’ten girip Niyaz-i Mısri’den çıkarım; tevekkülü,tekamülü, inisiyasyonu,nefsi ve teslimiyeti anlatırım.Sizi hayata yeniden bağlayacak o motivasyon konuşmasını yaparım.Ama sıra kendime gelince,“Çaktırmadan bak bakalım,bakıyor mu?”diyen o kadın olurum.