Hayatımda "Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Ama anlatacak mecalim yok." dedikten sonra sabahları sadece "Günaydın. Bugün ve her zaman duamdasın. Geçecek." diyen, tek bir soru bile sormayan, anlatmam için hazır olmamı şefkatle bekleyen çok güzel insanlar var. Minnettarım. Çok ş��kür.
Sürekli duyup, görüp zaman zaman dalga geçtiğim bazı öğütleri hayatıma uygulamak dünyanın en zor şeyiymiş. Bebek adımlarıyla ilerlerken duyulan haz da çok tarifsizmiş.
Soru soran gençlere, “AK Partili değilim dedi ama fotoğrafı çıktı” vb. paylaşımları durdurun. Cesaret gösterip o salona geldiler; insan kendini nasıl tanımlıyorsa, hissediyorsa, odur. En büyük yalnızlığı bu konuda hissettiğimi de söylemek zorundayım. Bırakın kavga dilini gençler.
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk
“Çiçek açsın diye çabaladığımız şeylerin belki toprağı kurudur, belki de yanlış saksıdadır. Belki tüm çabamız sadece bizi yoruyordur. Kabullenmek lazım, görüneni görmek lazım.”