Allah'a şüphesiz güvenmek o kadar kıymetli ki.. felak nas ve ayetel kursiyi okuduktan sonra bana asla nazar değmez, bir şey olacaksa da en hafif olanını yaşarım Allah beni korur inancını benimsemek, sadaka verdikten sonra bugün bana yalnızca Allah'ın rahmetinden başka bir şey üzerime uğramaz, olacak olan varsa da yine en hafifi olur güvenini benimsemek, başa bir şey geldigi zaman elbet vardır bunda bir hayır, şüphesiz Allah beni asla zayi etmez çünkü Allah kulun zannı üzerinedir. ben de Rabbimi kullarına karşı sefkatli ve merhametli bilirim ümidini benimsemek kulun selametidir, afiyetidir. kul olmanın en samimi halidir.
rabbim bana heves ver. ibadet hevesi, ders calisma hevesi, ögrenme hevesi, anın tadını çıkarma hevesi, yeni kisiler tanima hevesi, her anlamda bana afiyetli heves ver.
ruh daralmasi da bi yerden sonra nimet. allah'in kendisinden baska hic bir seyin bizi mutlu edemeyecegini farketmemizi bu sekilde sagladigini dusunuyorum. dunya tum genisligine ragmen dar geldiginde, siginilacak tek limanimizin sen oldugunu anlama nimetinden dolayi, hamdolsun
İçimizdeki Şeytan kitabında ‘unuttum diyemem fakat üzerimde bir tesiri kalmamış’ diye bir cümle geçiyor. Tam olarak bu. Bir zamanlar fırtınalar koparan her şeyin şimdi sadece uzak bir gürültüden ibaret olması. İnsan geçiyor, yara kabuk bağlıyor, izi bile hafifliyor.