Bu talihsiz açıklama tüm öğretmenlere ibret olsun.Eğer bir gün sendikanla yolları ayırırsan birileri çıkıp senin yıllarını verdiğin mesleğinden istifa et diye bir cümle kurma haddinde bulunabilir.
Hani bir söz var ya evleneceğin kişiyi iyi seç boşandığında da çizgisini bozmayacak kişi olsun diye aynı şey Sendikalar içinde geçerliymiş öğrenmiş olduk.
@EgitimBirSen@talatyavuz29@RamazanCakirci@_aliyalcin_
@mebpersonel Aile birlikteliği mi kaldı? Öğretmenlerin ailesi de yok mu? Bir öğretmen aile kavramını yaşayamıyorken öğrenciye aile kavramını nasıl verebilir? Öğretmenler olarak bu mağduriyet ne zaman giderilecek? Biz de ailemizin yanında olmak istiyoruz. Aile birliği istiyoruz. #ilemri
AİLELER BÖLÜNMÜŞ, ÖĞRETMENLER ÇARESİZ: YER DEĞİŞTİRME ÇİLESİNE SON VERİLSİN!
Eğitim neferlerinin diyarı Şanlıurfa’dan sesleniyoruz...
Bugün ülkemizde bir tarafta öğretmen açığı gerekçesiyle ücretli öğretmenlik uygulamasına sığınılırken, diğer tarafta öğretmenlerimiz norm fazlası denilerek belirsizliğe sürüklenmektedir. Yıllardır zorunlu hizmet bölgelerinde özveriyle çalışan meslektaşlarımız adeta olduğu yere hapsedilmiş, bir adım dahi öteye gidemez hale getirilmiştir.
Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in "il emri verilmeyecek" açıklaması ise, eşinden ve çocuğundan ayrı düşen, sağlık sorunlarıyla boğuşan yüzlerce öğretmenimizin ve ailesinin umutlarını bir kez daha yıkmıştır. Aile bütünlüğü parçalanmış, hastasının yanında olamayan bir öğretmenden sınıfında mucizeler yaratmasını beklemek vicdana sığar mı?
JPG
+ 1
Sözleşmeli öğretmenlikten alan değişikliğine, yönetici atamalarından norm fazlası krizine kadar yaşanan tüm mağduriyetlerin kaynağında aynı sistemsizlik yatmaktadır. Her yıl son anda duyurulan geçici kararlar ve vaatler bu kanayan yarayı iyileştirmeye yetmemektedir.
Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği olarak bir kez daha haykırıyoruz:
Öğretmenlerimizin ihtiyacı olan şey geçici pansumanlar değil; TEŞVİK ve BECAYİŞ mekanizmalarıyla güçlendirilmiş, ADİL ve ÖNGÖRÜLEBİLİR bir yer değiştirme sistemidir. Her öğretmenin ne zaman, nereye ve hangi şartlarda tayin olabileceğini bildiği adil bir düzende il emrine de, haksız mağduriyetlere de gerek kalmayacaktır.
Öğretmenin huzurlu olmadığı bir eğitim sisteminde geleceği inşa edemeyiz. Yetkilileri, öğretmenlerimizin çığlığına kulak vermeye ve aile bütünlüğünü esas alan adil bir sistemi derhal hayata geçirmeye davet ediyoruz.
Anadolu Eğitim Sendikası Şanlıurfa İl Temsilciliği
@anadoluaes@alper_ogretici@Yusuf__Tekin@tcmeb@musacinartas66@timuryilmaz76@CosgunMehmetali #ailelerkavuşsun #aileyılı
İl emri uygulanmayacaksa öğretmenlerin mazeretleri başka bir yolla karşılanmalıydı.
Çözüm hazırlanmadan ailelerin ayrı kalmaya devam etmesi mağduriyeti büyütüyor.
#TBMMAileleriBirleştir Uygulanabilir alternatif yoksa il emri için desteğinizi rica ediyoruz.
📌Öğretmenlerin mazeret atamalarındaki mağduriyeti TBMM gündemine taşıdım
Yaz döneminde gerçekleştirilen öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme (eş, sağlık, can güvenliği vb.) atama sonuçlarına göre, birçok öğretmenimiz kontenjan yetersizliği nedeniyle tayin hakkı elde edememiş ve ailelerinden ayrı kalmak zorunda bırakılmıştır.
Anayasa 41. maddesi ile ailenin bütünlüğünü güvence altına almışken, ataması yapılamayan öğretmenlerimiz eşlerinden ve çocuklarından kilometrelerce uzakta görev yapmaya mecbur bırakılmaktadır.
Mağdur öğretmenler ve aileleri Cumhurbaşkanı’na ve Bakanlığınıza “İl Emri” taleplerini içeren mektuplar gönderdikleri, çocukların kendi çizdikleri resimleri Bakanlığa ulaştırdıkları ve ağaç bağışı gibi çeşitli sosyal kampanyalar düzenledikleri görülmektedir.
Öğretmenlerimizin yaşadığı bu psikolojik ve fiziksel mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi, eğitim sistemimizin verimliliği ve anayasal hakların tesisi açısından elzemdir.
🔗SORUYORUZ:
1. 2026 yaz döneminde yapılan mazeret atamalarında, Türkiye genelinde tüm şartları taşıyıp başvuruda bulunmasına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle ataması gerçekleşmeyen öğretmen sayısı kaçtır?
2. Aile bütünlüğü parçalanan öğretmenlerimizin mağduriyetini gidermek adına geçmiş yıllarda uygulanan “İl veya İlçe Emri” uygulamasının bu atama döneminde de hayata geçirilmesine yönelik Bakanlığınız nezdinde yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?
3. Kontenjan yetersizliği gerekçesiyle eşinden ve çocuklarından ayrı kalmak zorunda bırakılan öğretmenlerimiz açısından, Anayasanın 41. maddesi ile güvence altına alınan ailenin korunması ilkesinin ihlal edildiği gerçeği karşısında Bakanlığınızın tutumu nedir?
4. “İl Emri” verilmemesi durumunda, mazeret tayini çıkmayan ve ailesinden ayrı kalan öğretmenlerimiz için ek bir yer değiştirme takvimi veya alternatif bir telafi mekanizması oluşturulması planlanmakta mıdır?
5. Mazeret atamalarında her yıl düzenli olarak karşılaşılan kontenjan sorununun kalıcı olarak çözülmesi ve önümüzdeki yıllarda benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için ne gibi yapısal önlemler alınması planlanmaktadır?
#öğretmen #mazeretatamaları #ilemri
ÖĞRETMENİN AİLESİ KONTENJANA SIĞMAZ!
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026 yaz döneminde aile birliği, sağlık, can güvenliği, engellilik ve diğer mazeretler kapsamında yer değiştirme başvurularını aldı. Ancak tercihi gerçekleşmeyen öğretmenler için ek tercih süreci işletilmesine rağmen, hala ailesinden ayrı görev yapmak zorunda bırakılan öğretmenlerimiz var.
Buradan açıkça soruyorum: Bir öğretmenin ailesi neden “kontenjan” meselesine indirgenebilir? Anayasa’nın ilgili maddeleri açıktır: “Aile, Türk toplumunun temelidir.” ve "Devletin görevi aileyi korumaktır.
O halde iktidara düşen, “boş kadro yok” deyip aileleri birbirinden uzaklaştırmak değil; aile bütünlüğünü sağlayacak çözümleri üretmektir. Hem "Aile Yılı" ilan edip hem de aileleri birbirinden ayıran kararlar almak hangi aklın ve vicdanın ürünüdür?
Bugün öğretmenlerimiz eşleriyle ve çocuklarıyla aynı evde yaşayabilmek için Bakanlığa mektuplar gönderiyor. Çocuklar, anne ve babalarına kavuşabilmeleri için kendi elleriyle resimler çizip Bakanlığa gönderiyor. Öğretmenlerimiz seslerini duyurabilmek için sosyal kampanyalar düzenliyor ve kamuoyuna çağrıda bulunuyor.
Çünkü burada konuştuğumuz şey yalnızca bir atama işlemi değildir. Burada konuştuğumuz şey aile bütünlüğüdür. Üstelik bu insanlar görevden kaçmıyor. Tam tersine, Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarımızı yetiştiren öğretmenlerimizdir.
Çocuklarımızın geleceğini emanet ettiğimiz öğretmenlere, kendi çocuklarından uzak bir hayat�� reva göremeyiz! Konuyu TBMM Gündemine de taşıyacağım. Yeni Parti olarak duruşumuz ve tarafımız nettir: öğretmenlerimiz ve aile bütünlüklerinin yanında olacağız...
2025 MEB Faaliyet Raporu’ndaki veriler ile Türk Eğitim-Sen’in araştırması, öğretmen ihtiyacı ve yer değişikliği taleplerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Bunun yanında Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre 62 ilde 71.757 ücretli öğretmen görev yapıyor, 55 ilde ise 80.449 öğretmen açığı bulunuyor.
Konu 2025 yılı özelinde olsa da bugün görünen tabloda değişen bir durum da yoktur.
İsteğe bağlı ve mazerete bağlı yer değiştirmeler başta olmak üzere, tüm atama ve yer değiştirme süreçlerinde bir çözüm mutlaka mevcuttur.
Boş normların, öğretmen ihtiyacının ve mevcut insan kaynağının birlikte değerlendirilmesiyle; hem eğitim sisteminin ihtiyaçlarının karşılanması hem de öğretmenlerin yer değişikliği taleplerine çözüm üretilmesi mümkündür.
Öğretmenlerin beklentilerini ve eğitim sisteminin ihtiyaçlarını birlikte gözeten adil, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir düzenleme bekliyoruz.
Çözüm var. İhtiyaç var. Öğretmen var.