Oyun oynarken dünyayı unutuyorsun, derlerdi kızanken. İşte anahtar cümle bu.
Bilgisayar/konsol oyunlarını oynayan yetişkin erkekleri küçümsediler, alay ettiler. Böyle bir erkek grubu tasnif etttiler. Oysa oyun hayatın gerçekliğinden, yoruculuğundan, sıkıntılardan koparak kendine belirli bir süreliğine zaman ayırdığın muhteşem bir yer.
Geçici süreliğine dünyayı unutmak psikolojik olarak da rahatlamayı ve stresi azaltmayı sağlıyor.
“Bu yaştan sonra hala oyun mu oynanır?” diyenler aslında emin oldukları bir şeyi değil, ilk kez yaşanan bir durumu yorumluyor.
Çünkü video oyunlarıyla çocukluktan yetişkinliğe kadar büyüyen ilk kuşak Y kuşağı. Daha önce bunu gözlemleyebileceğimiz bir nesil yoktu.
Kaldı ki önceki kuşakların da alayı batakçı piştici. Akşama kadar kahvehanelerden çıkmazlardı.
Belki de video oyunları çocukluğa ait değil sadece ilk kez bir kuşak onları yetişkinliğe de taşıyacak.
Ne demiş Winnicott: “Yetişkinlik oyunu bırakmak değil, oyunun biçimini değiştirmektir.”
Aga valla internete verdiğim parayı son kuruşuna kadar hak etti bu video, ortadakine gülmekten helak oldum, Ortaklar’da çöp şiş dükkanın mı var be adam nasıl betimledin şu mevzuyu :)