Kendin olmanın yolu “yokluk” tan geçer!
İnsanın tek bir amacı var;
Yokluk deryasına ulaşmak.
Bunu anlamak ve üstesinden gelebilmek.
Elbette insanoğlu temel içgüdüleri ile arasına bir mesafe koyabildiği ölçüde insan olduğunu anlar, bunu bir şekilde ima eder.
İçgüdüler “Hayvan’a” aittir, insan ise “var oluş gayesine” uygun yaşama sevdasında, “özü” ne dönük ve ona aşıktır.
Kendi ile barışık olan insan, zaman içinde dalgalanmaları olsa bile artık emniyette, emin beldeye doğru güvenli adımlarla yol alır.
Kurda, kuşa yem olmaz.
Çünkü en dış yüzeyde mükemmel şekilde var olan ve mevcut potansiyeli açığa çıkaran İnsan/Adem’den başka bir canlı türü yoktur.
Allah’ın insana bahşetmiş olduğu bir yeti, halife olmasının da bir göstergesidir.
İlk etapta insana köstek olan şeylerden; rahatlık, huzur, imkânsızlık gibi aşamalardan geçmek, cehalet batağından geçmek gerekir.
İmkânsızlıklarla yaşam sürmesine karşın, sürekli bilgiyi takip etmesi, gelişmesine ve özüne bir adım daha yaklaşmasına vesile olur.
Bir tarafta kendine hâkim olamayacak şekilde içgüdüleri ile yaşamaktan zevk alan, geçmişi ile övünen, şiddete, tacize başvuranlar, diğer tarafta bütünlük normlarında yaşamaktan mutlu olan, geçici heveslerin peşinde koşmayanlar var.
Bu bağlamda ben, ayaklarımızı yere basıp doğrulmaya çalışabileceğimiz tek sağlam zeminin ‘insan olma’ arzusu ve bunun temelinde yatan ‘potansiyel’ olduğunu düşünüyorum.
Şayet her şeyi bir anda eline yüzüne bulaştırması muhtemel bireyler safında yer almak istemiyorsak, artık sorumluluk yüklenmenin zamanı gelmiş demektir.
Böylelikle, söz konusu his ve itirafla insanoğlu farklı hale gelebilir, âtıl halde bulunan imkânları olumluya dönüştürebilir.
Bizi teslim alan güçsüzlüğün, mecalsizliğin sebeplerini anlayıp bulmak, idrak edip içimizde hissetmek, duygusallık ile değil duygularla ilişki kurmakla gerçekleşir.
Böylesine yaklaşımlar, bazı kavramları yeniden gözden geçirmemiz için cesaret verecektir.
Örneğin,“biz” olma kavramını!
Özetlemek gerekirse bireysellikten kurtulup bütünlüğe yaklaşmanın bir göstergesi.
Bu aşamada maddi ve fiziksel basamakları fazlasıyla aşan bir başka şeyin varlığını, melekut boyutunu algılıyoruz.
Bahsini ettiğim şeyler yokluğa giden yolun nişaneleri oluyor.
Ve birden karşımıza çıkıyor.
Ayrıca madde boyutunun maddi kayıplarının benliğimizde çok önemli tahrifat yaptığını ve bizi giderek tabana/dışa vurduğunu açıklıkla söyleyebilirim.
Şimdi yapılması gereken tek şey, gün geçtikçe esnekleşen, kayıplarla kahrolan, maddi ziyanları izlemekle günlerini dolduran bıkkın insanlar topluluğu olmaktan çıkıp, yokluğa giden bir boyutun varlığını hissetmek ve yokluk üstünde bir dengeyi tesis edebilmek olmalıdır. Yok olduğunun farkındalığına erişmek, bir anlamda hiç olduğunu bilmek lafla olmaz. 'Yokluk' senin asla var olmadığını tanımlar; var olanın 'Allah' olduğuna işaret eder. İnsanın ismini, cismini, soyunu, sopunu, itikatlarını, inançlarını, değer yargılarını, nefsini, velhasıl kendini “var” kabul ettiren her şeyini ortadan kaldırır, siler süpürür. Yokluğun kriterleri varlıktan soyunmak, 'tepkisiz ve ispatsız' bir yaşam olmalıdır.
Dolayısıyla, fenada başka bir boyut ve farklı bir çizgi arayanlar aldanır.
İşte “Yokluk” böyle bir şeydir.
Sevgili okurlar!
Belki bugüne kadar yaşamın kolaycılığından sıyrılamayıp bu felsefe ile ilgilenmedik, aklımıza bile gelmedi. Belki uğraştık da ama baş edemedik.
Umarım şimdi, parçalanarak güçsüzleşmekten, çirkinliklerinden, zaaflarından kurtulmuş bir insan olarak arzu edilen şeye, bir nebze olsun yokluk düzeyine yerleşmiş oluruz.
Kendi olmak isteyenin sevdiği ve istediği de bu değil mi?
#yokluk #insan #halife
“ALLÂH Rasûlü”nün dillendirip açıkladığı “ALLÂH” adıyla işaret edileni anlamayan,
veritabanına göre kendi hayalinde tasavvur ettiği tanrısına tapınır ya da ateist olur!
@AhmedHulusi
https://t.co/32E6PnUJgo
6 Temmuz saat: 12:26 da çok kıymetli bir gün Yılda 1 kere gerçekleşen ve Kuran-ı Kerim'de adı geçen Sirius yani Şira Yıldızı, Güneş ile 14 ° 05 Yengeç'te buluşacak. Necm Suresi'nde geçer ve kutsal Yıldız olarak anılır. Dua ve hayır işlerinde bulunulması tavsiye edilir. Dilek kabulüne inanılır.
“ve muhakkak ki Şi'ra yıldızının Rabbi de O'dur.”
Arkadaşlar, kuyruk yağının faydalarını az çok duymuşsunuzdur.
Şimdi vereceğim bu krem tarifi; Boyun fıtığı, bel fıtığı, kas ve kemik gelişiminde, ağrılarında önemli bir fayda sağlayacak inşallah.
Herkes evinde cok rahat uygulayabilir.👇
'90'lı yılların başlarında Konya'da, bir gofret/bisküvi ve çikolata üreten bir fabrikada muhasebeci olarak işe girdim. İşim ve ücretim iyiydi. Büyük bir firmadan gelen yeni ar-ge müdürüyle konuşurken, 'niçin hiç çikolata, gofret yemediğini' sordum.
Ürettiklerini bile tatmıyordu!
B İSMİ ALLAH RAHMAN ir RAHİYM
Papağanlar besmele ÇEKER!
İnsanlar besmeleyi OKUR.
Ehlullah (Allaha ermişler) besmeleyi yaşar!
Çekenler çekmeye devam eder.
Okuyanlar okuduğunun ne anlama geldiğini bilir.
Ehli, “ATAN ALLAHTI” vurgusunun besmelenin açıklaması olduğunu yaşar!
Allahım;
*
Bizi yarın sabah taksim edeceğin her hayırdan,
Hidayet vereceğin nurdan,
*
Dağıtacağın rahmetten, vereceğin rızıktan,
*
Gidereceğin sıkıntıdan, kaldıracağın musibetten,
Ve koruyacağın fitneden en çok nasiplenen kullarından kıl
*
Hz. Ömer
Şeker hastası olursanız sakın üzülmeyin. Piaglitazon etken maddeli ilacı alırsanız hem şekeriniz tedavi oluyor hem de bunamadan korunmuş oluyorsunuz.
Bundan iyisi...
https://t.co/5YpFbAVIbo
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Başına bir sıkıntı gelen kimsenin yapacağı duâ şudur:
Allahım! Ben senin rahmetini istiyorum. Beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsimin eline bırakma. Benim bütün işlerimi yoluna koy. Senden başka hiçbir ilâh yoktur.” (Ebû Dâvûd, Edeb 100)
ŞU GERÇEKLERİ FARK EDELİM:
Kurânda geçen KİTAP kelimesinin Türkçedeki anlamı BİLGİDİR.
İNZÂL OLAN (şuurda açığa çıkan) BİLGİ dir Kurân!
Bildirilen KURÂN, insanları Arap kabilelerinin o günkü örf ve âdetlerine uymaları için değil aklını kullanıp düşünmeleri içindir.
Rabbime sığınırım, kendisinden uzak düşürüp, dünyamda, beşeriyet batağında boğulanlardan etmesinden!
Rabbimin kulu olduğumun farkındalığından bir an bile gaflete düşürmesin!
@AhmedHulusi
AMİN🤲❤️
Bir Cuma sohbetinden:
Yunus, 40 sene odun taşımış Taptuk’un dergâhına, Yunus YUNUS olmuş.
Eşek de 40 sene odun taşıyarak eşekliğine devam etmiş.
“Onu arındıran kurtuluşa erdi” diyor âyet!
AH