Dünkü nöbette gördüğüm içimi acıtan vaka; 19 yaşında, 3 ay öncesine kadar sağlıklı, üniversite sınavına hazırlanan, hatta tıp isteyen gencecik bir kız. Birkaç ay önce hesap yapmada zorlanmaya başlıyor, sonra kelime hazinesi azalıyor ve sıklığı giderek artan irkilmeler başlıyor+
“Be My Eyes” adında bir uygulama var. Görme engeli olanlar sizi arayıp günlük hayattan soru sorabiliyor. 2 aydır çağrı gelmesini bekliyordum bugün geldi ve klima derecesini sordu.
Gören gözünün sadakasını veriyormuş gibi hissettirdi. Tavsiyemdir 💐
@fatmacimhakkoz Ben hamilelikte farkettim bu kadar sigaraya maruz kaldığımızı. Sokakta bile bebek arabasıyla zigzaglar çiziyoruz. Gidip kapalı mekanlarda mı oturacağız çocuklarımızla?!
“Bu görüntü az önce tavaf avlusundan çekildi; hacılar Arafat’ta bulunurken…
Mekke halkının Arefe günündeki âdetlerinden biri de, hacılar Arafat’a yöneldikten sonra Mekke kadınlarının ve bazı erkeklerin iftar etmek, namaz kılmak ve tavaf etmek üzere Mescid-i Harâm’a gitmeleridir; tâ ki tavaf alanı boş kalmasın.
Çoğunlukla kadınların sayısı daha fazla olur. Çünkü erkekler hacılara hizmetle meşguldür. Bu kadınlara ‘Harem’in Ünsiyet Verenleri / Harem’i Şenlendirenler’ anlamında Muʾnisâtü’l-Harem (مؤنسات الحرم) denilir.”
Annem 16 yıl önce hacca yazılmıştı, Aras kuşumun geldiği bu sene nasip oldu. Yarın Arafat’a çıkacaklar, tek başına gittiğinden biraz endişeli aynı zamanda heyecanlı ve mutluyum. Rabbim layığıyla ve sağlıkla tamamlamayı nasip etsin 🥹❣️
Doktoruna böbreğini veren vatandaş:
"Hocam dedim kan grubumuz aynı, ben direkt 'böbreğimi veririm' dedim. Teşekkür etti ama kabul edilmeyeceğini söyledi.
Hocamın durumunu gözetliyorum, 'hocam pek iyiye gitmiyor' diyorum. Niyetimin ciddi olduğunu söyledim. İsteğimizi kabul etti."
Sayın Adalet Bakanım,
Size bu açık mektubu 6 Şubat depreminde eşini, çocuklarını ve aynı aileden 9 canını kum gibi dağılan bir binada kaybetmiş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yazıyorum.
Depremde iki bloğu yıkılarak 115 kişiye mezar olan Penta Park Sitesi, Kahramanmaraş’ta “kaya zemin üzerine inşa edilen, şehrin en güçlü ve en güvenli binası” iddiasıyla Mesut Başkır ve Özcan Çakmak müteahhitliğinde yapılmış ve pazarlanmıştır. Müteahhitlerden Mesut Başkır, biz 115 kişiye mezar olan enkazın başında kurtarma çalışmaları yaparken, o can pazarında Marmaris’ten Yunanistan’a tekneyle kaçmaya çalışırken ihbar üzerine yakalanmıştır. Mimarlar Odası Başkanlığı da yapmış olan Mesut Başkır ve ortağı Özcan Çakmak, önceki duruşmalarda “Biz sadece şirket görevlisiyiz.” diyerek neredeyse suçu, binada hayatını kaybeden insanlara yüklemeye çalışmıştır.
Bilirkişi raporlarında da yer aldığı üzere; statik proje ve tüm yapı-imar işlemlerinde yetkili olan inşaat mühendisi Özcan Çakmak, son duruşmada şirkette yalnızca muhasebe ve işe alım işlerine baktığını, teknik sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş ve an itibariyle tahliye edilmiştir. Oysa projeyi “Ben bu yapıya dünya tecrübelerimi, uluslararası birikimimi aktardım.” diyerek pazarlayan ve inşaatın her aşamasında “yetkili benim” diyerek sürecin başında duran Özcan Çakmak’ın bugün tüm sorumluluğu vefat eden ağabeyine yükleyip “Benim teknik sorumluluğum yoktur” demesi akla ve vicdana uygun değildir. Bu bilgiler de yine mahkeme dosyasında bilirkişi raporunda mevcuttur.
Penta Park Sitesi’nde enkaz çalışmalarımız sürerken gelen inşaat mühendislerinin, mimarların ve uzmanların ilk dikkat çektiği husus; bazı kat tablalarındaki betonun adeta yanmış gibi olması ve mukavemetinin son derece düşük olmasıydı. Vinçle kaldırılmaya çalışılan betonlar kum gibi dağılıyor, içlerindeki demir kolayca sıyrılıyordu. Özellikle 1. Blok deprem anında yaklaşık 10 saniye içerisinde tamamen çökerek bir toprak yığınına dönüşmüştü. Yolun karşısındaki benzin istasyonunun güvenlik kameralarında bu görüntüler mevcuttu.
Müteahhitlerin savunmasında suçladığı ve kolon kestiği belirtilen banka elbette bu ihmale ortak olabilir. Ancak bilirkişi raporlarında da yer aldığı üzere; kolonların olması gereken duvar açıklığına sahip olmaması, beton kalitesinin son derece düşük olması gibi hususlar, inşaatı yapan firmanın sorumluluğunu açık şekilde ortaya koymaktadır.
Biz 115 canın aileleri olarak kolon kesen bankadan da, düşük kaliteli beton getiren firmadan da elbette şikayetçiyiz. Ancak başka ihmallerin varlığı, asıl sorumluların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sayın Bakanım @abakingurlek,
Enkazda kurtarma çalışmaları yaparken, kırılarak tüm katları birbirine geçmiş o toprak yığınının içinde ailemizin yerini bulabilmek için günlerce sarı bir mont aradım ben. Vinç ile her parçayı kaldırdığımızda gözlerimiz sarı bir renk arıyordu. Evladıma severek aldığım sarı montun, toprağın altında da olsa bize yerini göstereceğini düşünüyorduk. Siz de bir babasınız… Kalabalıkta çocuğunuzu uzaktan seçebilmek için montunun rengini ararsınız ya; işte ben evladımın cansız bedenini bulabilmek için sarı montunu arıyordum o enkazda.
Çocuklarımın tatilde ziyaretine gittiği kayınpederim de o binada can verdi. Tanıdığım en devletine bağlı, en vatansever, en inançlı insanlardan biriydi. Depremden bir yıl önce Kahramanmaraş’ta bir okul yaptırmıştı örneğin. İsmini vermemiş, açılışına dahi gitmek istememişti. “Bir insanım neticede; nefsim var, ‘ne güzel yaptık’ derim, kibir olur, hayrın önüne geçer” diye düşünecek incelikte bir insandı… Karşı komşumuz Sadi abi vardı mesela… Şekerli ailesinin kıymetli babası Sadi abi nur yüzlü, çok beyefendi bir insandı. Evlatlarına, gelinlerine, çevresindeki herkese anne şefkatiyle yaklaşan Muazzez teyzemiz vardı. Hepsi o binada can verdi. Vatan sevgisiyle yetiştirdiğimiz, bu ülkenin geleceği olan o küçücük çocuklarımız da yine o binada cennet kuşu oldu.
Bu güzel insanlara, bu vatan için karşılıksız iyilikler yapmış isimsiz kahramanlara karşı bir adalet borcumuz var Sayın Bakanım. Ben hukukçu değilim. Verilen kararlar hukuken usule uygun olabilir. Ancak vicdanları yaralayan bir adaletsizlik duygusu oluştuğuna ben de, tüm Kahramanmaraş da şahittir.
Mahkemenin aldığı bu karar, kamuoyunun vicdanını derinden yaralamıştır. Ülkede yıllardır biriken faili meçhullerin ve geciken dosyaların üzerine kararlılıkla gidişiniz, “İşin ucu nereye ulaşırsa ulaşsın geri adım atılmayacak!” yönündeki açıklamalarınız toplumda umut oluşturmaktadır. Burada ise failler meçhul değil ayandır Sayın Bakanım. Tahliye kararı verilen Özcan Çakmak, evrak üzerinde teknik sorumlu görünmese bile; bilirkişi raporları ve kamuoyuna yansıyan süreç birlikte değerlendirildiğinde ciddi sorumluluk iddialarının odağındadır. Evraklarda teknik sorumlu olarak görünen ağabeyi Ali Şeyda Çakmak hayattayken, tüm sürecin başında aktif şekilde bulunması da kamu vicdanında olsa olsa “Bu suçu bir de yetkisizce mi işledi, bir de bundan mı suçlu?” soru işaretlerini artırmaktadır.
Adaletin gecikmeden tecelli etmesi ve faillerin hukuktan kaçmadan hesap vermesi konusunda gereğinin yapılacağına dair inancımızı koruyoruz. Bu ülkenin sessiz çoğunluğu olarak gönüllerimize merhem olacak tek şey; iradenizle adaletin gecikmeden tesis edilmesidir.
Saygılarımla arz ederim.
Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil'in odasına astığı not:
"Niye çalışıyorum? Kabataş veya Galatasaray Lisesi.
Hedef: 500 tam puan. Çalışan başarır, sefil olmaz. Bunu unutma!"
'Ablan cennete gitti'
▪️Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden 11 yaşındaki Zeynep Kılıç’ın küçük kardeşi, ablasının tabutu başında gözyaşlarına boğuldu.
▪️Evladının acısıyla yanan anne, diğer evladının kardeş yangınını söndürmek için teselli verdi.
🔴Cenazeler Ailelere Teslim Ediliyor
Kahramanmaraş’ta okulda yaşanan katliamın ardından hayatını kaybedenlerin cenazeleri yakınlarına teslim edilmeye başlandı.
1’i öğretmen, 8’i öğrenci 9 kişinin yaşamını yitirdiği olay sonrası ailelerin acı bekleyişi sürüyor.
Bosna Hersek'in, İtalya'yı elediği maçta son penaltıyı kullanan Esmir Bajraktarevic. 21 yaşında.
Esmir, bir sefer Amerika A milli takım formasını giyiyor, ancak bu bir hazırlık karşılaşması. Aklı, fikri hep Bosna'da aslında.
Sonrasında, Bosna Hersek'ten gelen A milli futbol takımı teklifi...
Fotoğrafta, Dzeko'nun 11 numaralı meşhur milli takım formasını giyen o çocuk Esmir.. Şimdi idolüyle beraber Dünya Kupasına gidiyor.
Esmir, daha önce verdiği bir röportajda,
"Ailem, ailelerinin önemli bir bölümünü kaybetti. Bu bir trajedi ve asla unutmayacağım bir şey. Srebrenitsa'yı asla unutmayacağım. Bu benim bir parçam, kim olduğumun bir parçası. Kanımda var" demişti.
Bir not, Esmir lakabı, "Bosnalı Messi"
Çok yetenekli, dünya kupası sonrası hangi büyük takıma gider orasını Allah bilir..
@vesperaeclipse@drmilagross Göğsümde uyuyor, zaten en sevdiği pozisyon. Ama yatağa koyunca uyanıyor. Yanında yatınca da devam ediyor uyumaya. Bizimki temas bağımlısı sanırım :)
İnsanın kalbini genişletecek kadar sonsuz, hiçbir şeyle kıyaslanamayacak kadar eşsiz, tarifi imkansız bir sevgi..
Hoş geldin Aras Selim, iyi ki geldin❣️