Marcus Aurelius diyor ki: "ateş gibi ol."
Ateşe ne kadar büyük bir odun atılırsa atılsın, sönmeyen ateş önce sendelese de sonra yavaş yavaş canlanmakla kalmaz; onu ilk başta sendeletmiş olan odundan beslenerek daha da güçlenir.
Erdem yolunda, yola çıkan her engel, yola dönüşür.
50 yıl geçmesine rağmen çoğu insan Kıbrıs Harekatı konusunda bilgi sahibi değil. Harekat 2 safhada gerçekleşti. Atina’daki cunta Kıbrıs’ta EOKA’cı Sampson’u başa geçirince Türkiye’nin müdahalesi gayet meşruydu, bu yüzden batı ses çıkarmadı. Sampson ve cunta gidince hava döndü.
50 yıl önce başlayan Kıbrıs Barış Harekatı sayesinde 50 yıldır Kıbrıs’ta kan akmıyor. Bosna’da, Kosova’da ve yıllardır Filistin’de akan kanı düşününce Kıbrıs Barış Harekatı’nın önemi daha iyi anlaşılır. Kan süngü ile durduruluyor, ılık laflarla değil.
Bari hikayesini anlatın. Carrier amcamız matbaada çalışıyor. Zemin altı çok nemli, dizgilerin mürekkebi dağıldığı için nem alsın diye klimayı icat ediyor; nem alıcı ve hava kondisyoneri olarak. Sonra soğutma kısmı başlıyor işte. İremcim Yarancımla Kültürleniyorum devam edecek
Surat asan ve durmadan şikayet edenlerle sohbeti kesip, bin derdin arasında hala keyif peşinde olanları yanağından öpme yaşları. En güzeli ve en biriciği.
Fark edilmenin verdiği hisse, anlatmadan anlaşılmanın güzelliğine bayılıyorum. Bu aralar sessizsin, kokunu değiştirmişsin, fazla ışık seni rahatsız eder, bu kahve sana şekerli, suskunluğun uzuyosa bir yerin kırgındır, gözlerin kaçıyosa takılı kalmışsındır.. Ben buna inanıyorum🐣
Ey Türk milleti, söz satıcısı kimdir, hamaset nedir, siyasetçinin dolandırıcı olanı nasıl olur, neden siyasetçileri her zaman kamuoyu baskısı altında tutmalıyız sorularının cevabını cenab-ı hakk gözüne sokuyor. Artık akıllansan mı ey Türk milleti. Gör artık ey Türk milleti.
Gürsel Tekin, Fatih Altaylı'ya ithafen:
"Fatih Efendi, şimdi birincisi, size bir soru soracağım.
Benim mal varlığımla ilgili her şeyi yazabilirsiniz.
Ama sizin gibi kibirli, sözde Cumhuriyet Halk Partisi'ni destekleyen, sürekli insanlara tepeden bakan, 'karnını kaşıyan', 'garson', 'çaycı' dediğiniz insanlar var ya...
Garsonluk, çaycılık, hizmet sektöründeki bütün kardeşlerime buradan selamlarımı gönderiyorum.
Sizin gibi kalitesiz insanların küçültebileceği işler değildir bunlar."
Dümdüz gerçeği söylüyor işte. Devlet ve silah bizim elimizde, siz bizim kölelerimiz olarak ne istersek onu yapacaksınız yoksa sizi öldürürüz diyor adam. Demokrasi olmayan ülkelerde oluyor bu yani, çok da sürpriz bi bilgi değil.
“İmamoğluların, Özgür Özellerin silahlı gücü yok. Nasıl iktidar olacaklar? İktidar olmaları için silahları olması lazım. Silahlı kuvvetleri olmadığı için de onlara iktidar yok.”
Ne diyor bu ya... İyice zıvanadan çıktı...
Siyaset ile değişim imkanı ortadan kalktığında, sıkışan, daralan, öfkelenen kitleler değişimden vazgeçmezler; başka yöntemler ararlar. Bu yöntemlerin en önemlisi de maalesef şiddet. Sen adama senin fikrinin, oyunun önemi yok dersen o da tokat atar. Basit bir tarihi gerçek bu.
Barış Yarkadaş, Kılıçdaroğlu destekçilerinin yaşadığı zorlukları anlattı:
"Hakarete uğruyorlar, Whatsapp gruplarından yalıtılıyorlar, eşleri pazarda saldırıya uğruyor, iş yerinde sosyal izolasyona uğruyorlar.
Sosyal ölü haline getirilme pahasına Kılıçdaroğlu'nu destekliyorlar."
Cornell’de profesörlük yapmış adına wikipedia sayfası olan 91 yaşında Amerikalı bir astrofizikçiyle 3 saat zaman geçirmek zorunda kaldım.Adamın kalan hayatından 3 saat çalmış gibi hissediyorum.Gerçekten çok özür dilerim astrofizik adına bildiğim tek şey Sheldon Cooper olduğu için
Bu bölünmüşlüğü en doğru şekilde tanımlayan kavram: namus. Memleket namuslular ve namussuzlar olarak bölündü. Namussuzlar güçlü, namuslular çok. Bakalım nereye varacağız.
Yüzü güzele doyulur mu doyulmaz mı bilmiyorum ama ne istediğini bilen, taktiklere başvurmayan, sonuna dek hislerinin arkasında durabilen, gönül almaktan çekinmeyen, özür dilemeyi bilen, anlayışlı, saygılı insana bir ömür doyulmaz.
Duygularımı göstermeyi sevmem.Ağladığımı en yakınım bile görmesin,beni teselli etme zorunluluğu hissetmesin isterim.O yüzden yanımda biri ağladığında ya da acısı olduğunda sessizleşir köşeme çekilirim.Zannederim ki o da kimseyi istemez yanında.Bunu herkes anlamaz ama ben böyleyim
Hukukla sınırlandırılmayan siyasi güç nedir, istisnasız herkes tadacak. Artık mahalle yok, devletin sahibi bir ekip ve köleler var. Muhafazakarlar da bir gün bunu görürler mi acaba.