Hastanede sıra bekliyorum. Bi teyze maske takıyor. “Herkes maskeden kurtuldu, ben kurtulamadım. Bi de maskeli hasta oldum” dedi. Kız teyze burnun açık ve konuşurken çenenin altına indiriyorsun ya ondan olmuş olabilir misin 😅
Bu da bizim iki numara. Kuyruğum, asla ayrılmaz peşimden. Evin yaramaz oğlu. Çok şükür sağlığı yerinde. Her şeyi yemez biraz da mama seçer. Her şeyle oyun oynayabilir, seçici değildir. Hırpalanarak sevilmeyi seviyor ama ben kıyamıyorum kendisine. İkisinin de farklı huyları var.
Bir reklamda bir kadının köpeğini evladı olarak görmesine kurulup öfkeyle sağa sola saldıran sapık bir güruh varmış. Ne kadar sefil hayatlar yaşanıyor. Bugün de bunlardan biri olmadığınız için şükredip mutlu olabilirsiniz. Bakımını üstlendiğimiz her şey evladımızdır. Bitti.
Her gün kedimin iğnesini yapıyorum. Kontrole de götürüyorum sürekli. Yavruyken biberonla da besledim. Sabahtan akşama kadar başında da bekledim. Hastalanınca ağladım da, ona sarılıp sevip sakinleştirdim de. Senelerdir ailem anneler günümü kutlar, annelik ediyorum çünkü ona. 🫳🏻🎤
Kerem Bey’i tanımıyorum ama çok güzel bi noktaya dokunmuş. Çocuk sahibi olmama nedenim kedilerim ve onlara olan sevgim değil. Sokak, okul, hastane, servis, adliye vs güvenli değil. Ben nasıl bu güvensiz ortama bir can getirip onu tehlikeye atayım ki?
Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
Kendimizi güvende hissetmezken başka bir canı hele de bize ömrünün ilk senelerinde muhtaç olacak bi canı bu dünyaya getirebiliriz? Kendim zaten devlet hastanesine gitmiyorum da çocuğumu hiç devlet hastanesinde ya da devlet okulunda göremiyorum mesela. Reklamlarla uğraşmak yerine
Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
8 yaşında. Çocuğunun doğurduğundan daha faydalı. Kendisi için yapamayacağım şey yok. Ha bir de 2014 yılında yayınlanmış “Patterns of Brain Activation when Mothers View Their Own Child and Their Own Dog” makalesini de okursanız ingilizceniz varsa. Yoksa da ai’a falan soruverin.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
Doğru yaklaşım; “Karım ne istiyorsa onu alırız birader sana ne?”
Bizim başımıza gelse bu arkadaşı muhtemelen üzerdik değerli eşimle birlikte. Tanımadığınız insanların mutfağına, ekonomisine karışma haddini nereden buluyorsunuz?
Bugün Migrostayım. Balık reyonunda. Genç bir çift geldi. Evliler belli. Ama çocukları yok.
Kadın 300 gramlık cupralara baktı. Kocasına Çupra alalım dedi. Baktım şöyle yüzlerine.
Erkeğe "Bak orada kaya levreği var fiyatı aynı. 1.5 kilo gelir. Al onu. Fleto çıkarttır +
Bütün türk telekom ürünlerimi iptal ettiriyorum. Bir daha asla geri dönmem. Kaç sene oldu, yanlışlıkla annemin adına geçirdiler, sonra abime Hattımı üstüme almak istediğim zaman da taahhüt çıkarıyorlar Üzerime alarak başka operatöre geçicem. Başımın gözümün sadakası artık
@askiankara su faturası değil bu beceriksizliklerinin faturası. Bu ayın yarısından fazlasında su yoktu. Arkadaşımın evinde duş alıp çamaşır yıkadım. Dayanamayıp şehir değiştirdim. Bütün bi ay su manifesti yaptık ondan 7 7 7 galiba.
Uzun uzun yazmışsın da biz sana bir daha oy vermeyeceğiz. Ve ne olursa olsun diye oy vermiştik. Adını sanını bildiğimiz ve sana güvendiğimiz için değil, partimize güvendiğimiz için ama güveni sen sarstın.
Belki niyetiniz kötü değil, ama yanılıyorsunuz Nevşin Hanım. Biz Çankaya’da “ne olursa olsun” oy almıyoruz. Biz bu kente değer katarak, her bir yurttaşımızın hayatına dokunarak her seçimde yeniden güven kazanıyoruz.
Bugün Çankaya, Türkiye’nin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 1. sıradaysa, bu bir tesadüf değil. Bu gurur tablosu; 40 yıldır bu kenti yöneten CHP’nin güçlü sosyal demokrat belediyecilik anlayışının ve geçmişten bu yana görev yapan tüm belediye başkanlarımızın emeğidir.
Çankaya sadece bir ilçe değil;
• 6 kültür merkezi ve geçtiğimiz aylarda hizmete açtığımız Atatürk Sanat Merkezi ile sanatın kalbi,
• Bu ay açılacak 16. kreşiyle çocukların neşesi,
• Geçtiğimiz yıl ilçemize kazandırdığımız, Türkiye’ye örnek modern bir gençlik merkeziyle gençliğin umudu,
• Engelsiz Yaşam Merkeziyle sosyal adaletin adresi,
• Evde temizlik, bakım ve sağlık hizmetleriyle vefanın ve dayanışmanın merkezi,
• 4 spor merkeziyle sağlıklı yaşamın buluşma noktası,
• Öğrenci yurtlarıyla gençlerin kendini güvende hissettiği yuva,
• Çankaya Evlerinde 12 bin öğrencisiyle yaşam boyu öğrenmenin kenti.
Biz bu kente sadece fiziksel yapılar değil, bir dayanışma kültürü de inşa ediyoruz.
Her akşam 2 binin üzerinde üniversite öğrencisine ücretsiz yemek sunuyor, kent lokantalarımızda her gün bine yakın yurttaşımıza sağlıklı gıdayı ulaştırıyoruz. Sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin en temiz, en güvenli ve en yeşil kentlerinden olan Çankaya’da gençlerimiz ÇANKAFE ile kaliteli ürünlere ekonomik şartlarda ulaşıyor; emeklilerimiz lokallerimizde yalnızlığa değil, hayata tutunuyor. Gece kreşi ile çalışan ailelerin yanında oluyor, ekolojik kreş ile doğa ve çevre bilincini çocuklarımıza küçük yaşta aşılıyoruz.
Lütfen kimse bu emeğe ve Çankayalılara haksızlık etmesin.
Evet, Çankaya, Cumhuriyet’in kalesi;
Evet, Çankaya, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesi;
Evet, Çankaya, Atatürk’ün ilçesi…
Ama aynı zamanda araştıran, eleştiren ve sorgulayan komşularımızın yaşadığı bu güzel ilçe; belediye olduğu günden bu yana neredeyse her dönem iktidara muhalif anlayışla yönetilmesine rağmen başarılı sosyal belediyeciliğin Türkiye’deki referans noktası ve biz bu çıtayı daha da yukarı taşımak için gece gündüz demeden çalışıyor; her şeye rağmen bu kente yeni eserler kazandırmaya devam ediyoruz.
Saygılarımla.
Mamak’ın yollarına laf ederdim, Çankaya daha beter oldu. Evimin yan sokağının yarısını yaptılar yarısını yapmadılar mesela. Geçen gün kazıp gittiler haftalarca açık kaldı birisi çukurdan kaçmak için başkasının park halindeki aracına çarpınca kapattılar.