Yolda yürürken uzaktan herhangi birini tanıdığım birine benzetip anlık inanılmaz heyecanlanıyorum. Oysaki kocam dışında ailem,neredeyse bütün yakın arkadaşlarım ya farklı şehirde ya farklı ülkede. Anlık heyecan sonrası her defasında kalbim kırılıyor, kendime çok üzülüyorum bazen.
Kadınlar hep çalıştı. Babaannem “tütün ekmekten bileklerim tutmazdı” diyor. Ne zaman şehre taşınmışlar; o zaman bırakmış. Türk kadını gerçekten çok çalışmış, hala da çalışan bir kadın. Köylere gidin bugün bile hala kadınların çoğu çalışır, erkekler kahvede oturur.
Vatandaşlık bilgilerimiz çalınıyor, üç kuruşa satılışa çıkarılıyor.
Hukuk sistemi komple tıkanmış. Af diye bir kavram, kader mahkumu diye bir laf var.
Kadınlar güpegündüz metroda, sokakta tacize uğruyor, tacizciler serbest bırakılıyor. Mağdur şikayette bulunurlarsa adresini öğrenen sapığın kapısına dayanması an meselesi.
Daha da fecisi ortaya çıktı ki, iş artık çocuklara kadar inmiş. Onlar bile emniyette değil.
Demem o ki, alıntıladığım tweette de olduğu gibi maalesef birlik olduğunda bile ayrışılıyor. Bir amaç için bir araya toplanan insanların düşüncelerini umursamadan, amaçtan bağımsız sloganlarla olayın önemini gölgeleyecek bambaşka eylemler yapılıyor. Gerçekten buna son verilmeli.
Okuldaki 2. senemizde Özgecan cinayetine tepki göstermek için düzenlenen eyleme katılmıştık birkaç arkadaşımla. Yemekhanenin önünde toplanıldı ve düzenleyicilerden bir kız çıkıp megafonla birkaç bir şey söyledi. Sonrasında ise eylemciler arasında bulunan erkekleri görerek ++
siz dun o surlarda utanmadan ‘zipla zipla ziplamayan tayyip’ diye slogan attiniz. ziplamadim. benimle birlikte bes kisi daha ziplamadi. cunku dun o surlarin onunde 19 yasindaki iki kiz vahsice katledildi cenazeleri parcalandi ve birinin basi annesinin önüne atildi. gercekten esek
yanlısı söylemlere evrildiğinden, asıl amacının çok dışında kalarak bambaşka yerlere gitti. Kadın cinayetlerinde katiller erkek olsalar da olayı direkt tüm erkeklere yönelik nefret odağına çekmek çözüm değil. İnsani duygular barındıran herkesle aynı yerdeyiz, aynı yerde olmalıyız
Sokak ortasında tanımadığı bir kadını sıkıştıran, öpmeye çalışan, yere yatırıp üstüne abanan bir kişiyi serbest bırakamazsınız. İnsanlara bunu yaparsanız serbest kalırsınız diyemezsiniz. Siz kimsiniz Türk kadınına yapılan bu muameleye seyirci kalıyor ve teşvik ediyorsunuz?
Çünkü şikayetçi olduğunuz zaman bu sapıklara ev adresiniz gidiyor ve bu sistemi ısrarla değiştirmiyorlar. Sorulması gereken “neden şikayetçi olmadı” değil, NEDEN EV ADRESLERİMİZ SAPIKLARA, KATİLLERE, UYUŞTURUCU BAĞIMLILARINA VERİLİYOR?
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara:
"Sıradan vatandaş olarak ben niye yargıdan korkuyorum da bu adamlar korkmuyor?
Gelse sizi biri bıçaklasa ve anında yakalasalar... Siz hastaneden çıkmadan, doktor göremeden o adam dışarı çıkıyor."