çiçeğim mi solmuş, solsun. gönlümü mü kırmışlar, kırılsın. gözümden yaş mı gelmiş, gelsin. o çiçeği ben sulayacak, gönlümün parçalarını ben toparlayacak, gözümde ki yaşı ben silmeyecek miyim. kime ne, kim nerde, kimde ne kadarım da derdine düşeyim.
Yanında kendim gibi hissettiğim birine sarılmaya ihtiyacım var ama kimsem yok. şuraya bile içimi dökerken artık zorlanıyorum. dipteyim, yabancıyım ve düzeltemediğim bu hayatı artık kaldıramıyorum.
o kadar uzun zamandır aynı şey için mücadele veriyorum ki unuttum zamanı. ben çabaladıkça etrafımdakiler olmaması için çabalıyor sanki. öfkemi bastırmak için aramadığım çare, uydurmadığım bahane kalmadı. bi yandan delirmemek için bi yandan kırmamak için çabalıyorum tükendim artık
çok zorlanıyorum artık tek başıma. kimseye söylemeden, yardım almadan başarırım zannediyorum, paylaşmadan da olur diye geçiştiriyorum ama gece bi başıma kalınca hepsi gözüme yaş, kalbime dert oluyor. ben de istiyorum duyulmayı, görülmeyi, önemsenmeyi ama payıma yalnızlık düştü.
Hak etmiyor muyum düşüncesi zehir gibi yakıyor içimi. Ne yapsam hangi sebebe sığınsam yine bu çukura düşüyorum. Olmayanı kabul etmek de zor, olmayışındaki hayrı görmek de zor. Gerideyim, eksiğim, yalnızım, güçsüzüm ve artık sebepsiz yaşıyorum.
Güzel bi şey olsun diye bekliyorum,her gün gözüm kulağım kapıda bekliyorum. uyanıyorum bekliyorum, işin gücün arasında, o kadar telaşın içinde bi işaret bi kıvılcım bi ışık bekliyorum. Yok. İmtihanım yokluk, belirsizlik olmuş. Olmayışı kabullenmenin de bi yolu yok nasıl dayanayım