i thought i was getting better. i honestly did, but now i’m laying in bed trying to figure out what the hell is wrong with me and why i’m never enough.
İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı gözaltına alınıyor. Anayasal hakkını kullanarak protesto etmek istiyorsun ama edemiyorsun; çünkü gösteri hakkın dört günlüğüne askıya alınmış, ulaşım kısıtlanmış, sosyal medyaya erişimin daraltılmış. “Sadece benim sunduğum içerikleri tüket, anlattığım gerekçeye ikna ol. Olmuyorsan da sus." deniliyor. Başka bir opsiyonun yok.
Bu bile başlı başına tepki göstermek için yeterliyken, aynı anda kimilerinin hâlâ "E şimdi, Girne Amerikan ile İÜ aynı klasmanda okullar mı Allah aşkına? Bir usulsüzlük olmuş olabilir!" diyerek yaratılmaya çalışılan şaibeli biri algısını güçlendirmek için çabalaması ve bunu akademik etik adına yaptığını sanması... Gerçekten inanılmaz.
Bu adam seçildiği hâlde mazbatası verilmedi diye yeniden sandığa gittik. O zaman da oy çaldığı iddia edilmişti. Sandıkların başında bekledik. Sonra, 800 bin fark attığında bu iddiaların asılsızlığı ayan beyan ortaya çıktı.
Ama sanki geçmişte yaşananlar hiç olmamış, sanki her şey bugün ilk kez oluyormuş gibi bir körlük içinde hareket ediyoruz. Toplumsal bellek? O da ne? Hayret ve dehşet içinde izliyorum.
Ahlaksızlığın nedenini tespit etmek akılsızlığın nedenini tespit etmekten daha zor. İnsanın aklı almıyor bu ahlaksızlığı.
Bu denli aşağılık olabilmelerinin sebebi nedir gerçekten çözemiyorum. Hiçbir temellendirme girişimi yetmiyor, saf kötülük.