"Başıma birşey gelmeyecekse Atatürk'ü sevmiyorum çünkü laikliği getirdi" diyen Nuray Bezirgan'ın Kanada'ya taşındığı, oğlu Abdussamed Bezirgan'ın Ateist olduğu ortaya çıktı.
Ayrıca Abdussamed Bezirgan, Kanada'da sağ bir partide görev alıyor ve radikal göçmen karşıtı paylaşımlarıyla biliniyor. Kanada'nın göçmenlerden temizlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Ayrıca Abdussamed Bezirgan'ın adını "Mocha" olarak değiştirdiği ortaya çıktı.
Bir kadın doğum uzmanı olarak şunu net söyleyeyim:
Sezaryen, obstetrik bir kurtarma operasyonudur.
Fetal distres varsa, plasenta previa varsa, uterin rüptür riski varsa, omuz takılması varsa, annenin çatısı darsa…
O ameliyathane kapısı hayat kurtarmak için açılır.
Tüm kılavuzlarda endikasyon varsa yapılır, yoksa normal vajinal doğuma bir alternatif olarak önerilmez.
Normal doğum fizyolojik olandır.
Sezaryen ise gerektiğinde anne ve bebeği ölümden koruyan cerrahi bir müdahaledir.
Bazı anneler normal doğumdan korkabilir.
Travması olabilir. Ağrı eşiği düşük olabilir. Kontrol ihtiyacı yüksek olabilir.
Bu duygular gerçek ve saygıyı kesinlikle hak ediyor.
Ama bir hekim olarak doğruyu da söylemek zorundayım
Fizyolojik olan normal vajinal doğumdur.
Çocuklarına düzgün terbiye veremeyen aileleri eleştiren kadın:
“Çocuk düşmanlığı olsun diye söylemiyorum ama senin terbiye veremediğin çocuğu ben çekmek zorunda mıyım?
Misafirliğe geliyorsunuz ve o çocuk karıştırılmadık, ellenmedik, vurulmadık, kırılmadık bir şey bile bırakmıyor. Senin çocuğun benim çekmecemi neden karıştırıyor?
Tüm bunlar olurken çayından bir yudum alıp sakin sakin ‘Çocuk onlar ya.’ diyebiliyorsun. Şaka mı yapıyorsun?
Sen o çocuğa kendi evinde güzelce terbiye vermediğin için hayırın ne demek olduğunu öğretmediğin için evde yaptığı gibi misafirlikte de her yerin altını üstüne getirip ev sahibinin tadını kaçırıyor.
Ben senin çocuğuna uyum sağlamak zorunda değilim. Terbiye vermenin bağırmak ya da korkutmak olmad��ğını anlayın artık.
Bir çocuğu bembeyaz sayfa olarak düşünün ve onu tane tane siz yazıyorsunuz. Lütfen ‘Çocuk o, yapar.’ lafının arkasına sığınarak kendinizi işin içinden sıyırmaya çalışmayın.”
Hamileye TETANOZ aşısı yapıp düşük ve erken doğuma sebep olup bebeği yoğun bakıma alıyorlar. Yenidoğan bebeğe gizlice K VİTAMİN ve HEPATİT B aşısı yapıp bebeği bu zehirler ile hasta edip yoğun bakıma alıyorlar. Bebekler yoğun bakımda haftalarca tutuluyor bebekler ölüyor,
Doğum yapan kadına hurma yedirilmeli deniliyor (meryem suresinde de geçiyor)
Önceden "tatlı niyetine, anneye enerji versin" diye bilirdim. Sonra oradaki hurma baronlarının, daha çok satılsın diye sürekli hurma güzellemesi yaptığını söyledi tarihçi bir abim
Gerçekten öyle mi, merak ettim
Doğum bilimi araştırmalarında hurmanın içindeki maddenin "oksitosin" etkisi yaptığını buldum. Hurma, rahim kaslarını güçlendiriyor ve kanamayı durduruyormuş. Suni sancı ilaçları yokken bu kullanılıyormuş
Bu bilimsel çalışma toplamda 114 kadın üzerinde gerçekleştirilmiş
Yani olay sadece "tatlı birşeyler yemek" değilmiş. Resmen doğal bir ağrı kesici ve doğum ilacı protokolüymüş hurma
Deneyler şöyle:
Hastaneye gidildiğinde, hurma yiyen kadınların rahim ağzı açıklığı ortalama 3,5 cm yemeyenlerin ise 2 cm bulunmuş
İkincisi…
Doğumun en yavaş ve sancılı geçen ilk aşaması hurma yiyenlerde ortalama 8,5 saat sürerken, yemeyenlerde bu süre 15 saat sürmüş, daha uzun süre sancı çekmişler hurma yemeyenler
Ve son olarak
Hurma tüketen kadınların %96'sı hiçbir dış müdahale olmadan kendiliğinden doğurabilmiş. Hurma yemeyenlerde ise bu oran %79'da kalmış
Bilimsel deneyleri aşağıda: