Dini değerleri aşağılamanın ötesinde, burada açık bir alay söz konusu. Örneğin "Kitabın yazarının aklına yeni bir şey gelirse..." gibi bir ifade kullanılıyor. Canlı bomba ve oruçla ilgili bölüme ise hiç girmiyorum.
Terörist Müslümansa daha öfkeli, daha korkutucu olduğu yönündeki imalar da aynı derecede sorunlu.
Nitekim Nisa Suresi'nin 140. ayetinde, Allah'ın ayetleriyle ve dinle alay edilen ortamlarda müminlerin bulunmaması gerektiği ifade edilir. Yani İslamiyet ile sereflendirilmis bir Müslümanın Kuranı Kerime göre bu ifadeleri sıkıntısız bulma, şaka olarak anlama ihtimali yoktur.
Uzatmayayım; hukuki açıdan tutuklama kararını doğru bulmuyorum. Hukukcu degilim, anladığım kadarıyla isnat edilen fiil, ceza verilse dahi tutuklu yargılamayı gerektirecek nitelikte görünmüyor. Ancak bu söylemleri "mizah" diyerek meşrulaştırmaya çalışmak da doğru değildir.
Daha da düşündürücü olan ise, toplumun bir kesiminin dini değerleri hedef alan hiciv ve alay içeren ifadeleri, sadece iktidar karşıtlığı üzerinden değerlendirip bu kişiyi bir muhalefet kahramanına dönüştürmesidir. Bir kişinin tutuklanmasına karşı çıkmak başka şeydir; kullandığı dili ve üslubu savunmak bambaşka bir şeydir.
üniversite hazırlık sınıfı okurken babam vefat etmişti. o zamanlar doçent olan bir hocam okula döndüğümde odasına çağırdı çekinerek gittim yanına biraz mesafeli yapısından dolayı korkardım kendisinden. başsağlığı dileyerek başlayan konuşma "sana arkadaşlarla toplandık burs vereceğiz,tek şartımız 70 altı notun olmayacak"
orda ağlamadım ama gece yurtta yorganın altında ağlamıştım hem sevinç hem de burukluktan. bursum kesilmesin diye değil bana karşılıksız baba şefkati gösteren insanlara mahçup olmamak için çalıştım derslerime notlarım hep iyiydi. mezun olduğumda hocama teşekkür için odasına gittim veda ederken bana "bu bir bayrak yarışı bayrağı sana teslim ettik artık emanete gözün gibi bak" dedi. adem hocam ve diğer arkadaşları(kim olduklarını bilmiyorum hala) sizi seviyorum, içimden geldi
O kız çocuğunu döven diz çöktüren kameraya çeken kim varsa hepsinin eğitim hayatının bitirilmesi lazım, akran zorbalığı dediğiniz şey bu zalim çocukları tolere ettikçe çığ gibi büyüyecek hepimiz de altında kalıcaz
Nasip etmeyeceğin sevgiyi kalbimize,
Hayırlısı olmayan hiçbir şeyi hayatımıza,
Dayanamayacağımız hiçbir şeyi ruhumuza verme Allah’ım.
Beraat Kandili dua mıknatısı olup, günahlarımızdan berat bulup, kalplerimizin arınması ve akıldan, kalpten, ruhtan geçen her hayırlının hayatımıza düşmesi dileğiyle.
Kandilimiz Mübarek Olsun 🤲
Yurt dışında Şükran gününde, Noelde, Paskalyada güzel indirimler yapılıyor,(gördüğümüz kadarıyla)
İşin garip yanı o günlerde bizm ülkemizde de indirimler oluyor. Kara Cuma efsane cuma vs…
Ama kendi bayramlarımızda bayrama özel kurbanlık, kıyafet, gıda gibi sektörlerde ciddi bir fiyat şişiriliyor.
Garip ülkeyiz…
Sevmenin ne olduğunu bilmeyenler "Volkan'ın boyu 1.90, parası var, nasıl Zeynep'in peşinden koşmuş" vs demiş
Param vs var, o ayağıma gelsin dememiş çünkü seven biri gelmesini beklemez çabalar. O da çabalayarak karşılığını almış. Olay, para ve boy olsaydı peşinden koşmazdı
Genel olarak bu ped reklamlarının regl günlerimizde ‘uçan, zıplayan, voleybol oynayıp bembeyaz giysiler içinde, makyajlı, mutlu, tıpppkı diğer günlerimiz gibi olmamız’ dayatmasından feci sıkıldım. Emicilik vadetsin yeter, şu reklam stratejisi içimi baydı artık.
Sedef Güler Cin*yeti !
24 yaşındaki Sedef Güler, İstanbul’da yaşayan genç bir kadındı.
Annesi Gülizar Sezer tarafından taksicilik yapılarak büyütülen Sedef, babasız bir ailede yetişmiş, hayalleri ve geleceği olan bir bireydi.
4 Haziran 2024 günü, annesine iş görüşmesine gittiğini söyleyerek evden çıktı.
Ancak bu, Sedef’in evden son çıkışı olacaktı.
#SedefeSahipÇıkalım