“Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği” erişime engellendi.
— Gerekçe: “Ailem Güvende Soruşturması”
— Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, cinsel şiddete uğrayanlara ücretsiz destek ve yönlendirme (destek hattı, hukuki/psikososyal yönlendirme) sağlayan bir dernekti.
Yıllar önce, daha cinselliğin konuşulmasının bile tuhaf bulunduğu yıllarda, CETAD cinsel terapist eğitiyordu ve o öğrencilerden birisi de bendim.
Seneler içinde sayısız çiftle birlikte, ilişkilerdeki cinsel sorunları çalışıp çözen, yüzlerce terapist yetiştirmiştir CETAD.
Aileyi güvende tutan temel öğelerden birisi mutluluktur. Bunun için duygusal ve cinsel doyum önemlidir. Yıllardır CETAD'ın yetiştirdiği onlarca terapist, gerek bireylerin gerek çiftlerin cinsel sağlığı için çalışmaktadır.
*Aileyi güvende tutmak için* CETAD'a erişim engeli getirmek kadar saçma bir tutum yok yani. Kesin bilgi. Yayabiliriz.
Toplum tarafından başarılı olarak algılanmaktan daha önemli olan kendinizi başarılı hissetmektir. Bunun için de önce kendinizi tanıyıp kendi başarı tanımınızı oluşturmanız gerek. "İyi insan olmak" da "iyi yalan söylemek" de başkalarının onayı için yapıldıkça değersizdir.
30 yaşıma geldiğimde anladığım bir hakikatten söz etmek istiyorum. Özellikle daha genç arkadaşlara bir ibret gibi olsun bu paylaşımım. Arkadaşlar, toplumumuz içerisinde başarılı bir insan sayılmanın bir kaç yolu var. Ben bunları çok geç öğrendim malesef.
Katılıyorum. Ayrıca Türkiye gibi bir ülkede 4 sene sonra iş piyasasının ne durumda olacağını kimse kesin olarak bilemez. En mantıklı strateji hangi bölümde olursan ol lisans boyunca farklı alanlarda istihdama imkan sağlayacak beceriler edinmek.
Bizim dönemimizde de ne olursa olsun İİBF yazma işsiz kalırsın falan filan diyorlardı. Sayısız akrabaya ve öğretmenlere karşı mücadele vermek zorunda kaldım genç yaşımda…… Kendi potansiyeliniz yerine elalemin ezberlerini rehberiniz bellemeyin, her tercih döneminin tek ortak tavsiyesi olabilir bu.
Olay çok korkunç ve insanın asabını bozan cinsten ama bir yandan da çok psikanalitik.
Kendisi yürüyemeyen adam uçabilen martıların kanatlarını kırıyor. Martıların kanatlarını kırmak belki de uçana duyulan hasetli öfkenin dışavurumu. Hatta bir ihtimal, yürüyen insanlara karşı hissettiklerinin de bir tezahürü. Gücü martıya yetiyor, martıyı sakatlıyor.
İnsan bazen kendi yoksunluğunu taşımak yerine başkasının özgürlüğünü sakatlamaya çalışıyor, kendi mutsuzluğu ile baş edemeyip başkasının mutluluğuna kast ediyor, kendi başarısızlığını tolere edemeyip başkasının başarısını sabote etmeye uğraşıyor...
Haset hayatın içinde, her yerde, büyüklü küçüklü, sessiz ya da şiddetle varlığını sürdürüyor.
Ben artık çok sıkıldım bilimsel olarak tartışılabilecek şeylerin günlük konuşma ve kişisel fikir düzeyinde hapsolmasından. Bu meselelerle ilgili bırakın uzmanlar konuşsun be kanka.
Kız çocuklarında annelik içgüdüsü olduğunu iddia ederek erkek çocuklarıyla eşit olmadığını savunan kadın:
• İsterseniz “Cinsiyetçi” deyin, isterseniz “Eşitlikçi değil” deyin. Ne derseniz deyin.
• Bugün parka giderken kızım bebeğini de yan��nda getirdi.
• Ama onu o kadar güzel bakıyor ki sanırsınız gerçekten annesi.
• Soğuk çayından içiriyor, güneş gelince gölgeye geçiriyor, salıncakta sallıyor.
• Erkek çocuğu yapsa bu kadar yapabilir mi sanmıyorum. Ben kız çocuklarında annelik içgüdüsü olduğunu düşünüyorum ve erkeklerle eşit olduklarını düşünmüyorum.
• Çocukken bir de insanların eşit olduğunu düşünmüyorum, birbirimizden çok farklıyız.
Uzmanlar aslında çocukları disipline etmeyin demiyor sadece bunu yaparken şiddet kullanmayın diyor. Ama çoğu, insanlara neyi yapacağını değil neyi yapmayacağını anlattıkları için çocuğunun kölesi olmuş ebeveyn doldu her yer.
Uzmanları dinlediği için psikolojisi bozulan kadın:
• Kim linçleyecekse linçlesin, zerre umrumda değil.
• Ben artık "İşte çocuğuma travma olur, ay çocuklarımın psikolojisi bozulur" demeyi bıraktım. Bir yirmi dakika önce bunu tamamen bıraktım.
• Niye biliyor musunuz? Az önce çocuk odasında oyuncak sepetinin içine kaka yaptıklarını gördüm! Birisi bezini çıkartmış, oraya s*çmış; diğeri de pijamasını çıkartmış, üstüne işlemiş.
• Ve bunu daha üç dört gün önce yine yapmışlardı.
• Uzmanlar, sevgili uzmanlar! Size sesleniyorum: Bakın, bu hareketi daha üç dört gün önce de yaptılar ve ben sizi dinledim.
• "Onlara travma olmasın, onların psikolojisi bozulmasın" diye kendi psikolojimi bozdum!
• Onları tehdit etmedim, anne terliğini göstermedim, gözlerimi şöyle belerterek üstlerine bile yürümedim.
Okulun karşısında kız alma yapıldı. Veliler sınav var diye sessizlik talep edince polis çağırın o zaman demişler. Arandı geldi polis. İki taraf hafif bağrıştı. Şu an asayiş berkemal.
Kardeşimi dgsye getirdim. Okulun dışında oturdum bekliyorum diğer velilerle. Biri reels izliyor, birinin çocuğu telefonda sesli şekilde oyun oynuyor, bir diğeri hiç de acil olmayan bir telefon görüşmesi yapıyor. Ben birazdan kulaklığımı takıp kendimce çözüm getireceğim gürültüye.
"Senin özgürlük alanın başkasınınkinin başladığı yerde biter" Çok basit bir konsept. Bunu anlayamayanla mücadeleye girişmek hele de nazik insanların azınlık olduğu bir zamanda tamamen beyhude bir çaba. Yine de bu tavra şok olmayı bırakamadım.
Kardeşimi dgsye getirdim. Okulun dışında oturdum bekliyorum diğer velilerle. Biri reels izliyor, birinin çocuğu telefonda sesli şekilde oyun oynuyor, bir diğeri hiç de acil olmayan bir telefon görüşmesi yapıyor. Ben birazdan kulaklığımı takıp kendimce çözüm getireceğim gürültüye.
İnsanların oturduğu yerde durup dumanı onlara gelecek şekilde sigara içilmez. Hatta hareket halindeyseniz bile eğer diğer kişi istediği hızda uzaklaşamayacaksa içilmez. Uyarmaktan dilimde tüy bitti. Ve manasızlığını anladım.
+ öğrenir öğrenmez rezil etme telaşıyla cümle aleme duyurmayın derim. Biraz zaman geçince ilişkiyi onarıp devam etme kararı alabilirsiniz. Bu sefer o saygınlığını zedelediğiniz adamla devam etmek durumunda kalırsınız. Duygu yoğunluğu geçene kadar sessiz kalmak en iyisi.
Müge Anlı'dan büyük tartışma yaratan "telefon karıştırma" uyarısı:
♦️ Kadınlara her zaman aynı şeyi söylüyorum; eşinizin veya sevgilinizin telefonunu asla karıştırmayın.
♦️ Bir şey ararsanız, emin olun mutlaka bulursunuz.
♦️ Eğer o mesajları gördüğünüz an adamın valizini eline verip kapıya koyabilecekseniz, arkanıza bakmadan çekip gidebilecekseniz durmayın, hemen bakın.
♦️ Fakat "Ben kocamı bırakamam, kurulu düzenim var, gidecek yerim yok" diyorsanız o telefona elinizi bile sürmeyin.
♦️ Çünkü hem adamın yaptığı ihaneti öğrenip hem de akşam hiçbir şey olmamış gibi aynı yatağa girmeye devam ederseniz, asıl o zaman kendinize olan saygınızı tamamen kaybedersiniz.
♦️ Bilmemek ve görmezden gelmek, her şeyi öğrendikten sonra sineye çekmekten çok daha kolaydır.
Dini nikah sırasında ko��tuğu şart yüzünden neredeyse nikahın iptal olacağını anlatan kadın:
• Dini nikah sırasında hoca bana mehir olarak ne istediğimi sordu. Ben de ‘50 gram altın ve bir şartımın yazılmasını’ istedim.
• Hoca “Tabii olur” dedi. 50 gram altınımı yazdı.
• Şartımı ise “Allah korusun ben ölürsem eşim benden sonra evlenmesin. Evlenirse tüm hakkımı haram zıkkım ediyorum” olarak söyledim.
• Dindeki yerini bilmiyordum ama eşim böyle bir şey yaparsa gözüm arkada giderdim.
• Hoca duyunca şok oldu. Müslümanlığın çoğalması gerektiği için öldükten sonra kocamın evlenmesinin caiz olduğunu söyledi.
• Beni ikna etmeye çalıştı ama bunu yazmazsa nikahın olmayacağını söyledim.
• Aile büyüklerini de araya soktu ama en sonunda isteğim şart kağıda yazıldı.
Kişinin bunu istemek için kendince haklı sebepleri olduğuna eminim ama değil kendi hayatını, kendisi öldükten sonra bir başkasının hayatını kontrol etme ihtiyacı bana hiç sağlıklı gelmiyor.
Belki eğitim alsaydı dedesi yerine kendi başarılarıyla övünebilirdi. Ayrıca Sütçü İmam diye küçümsememek lazım. Taşra üniversitelerinde çok iyi hocalar da var. Ayrıca insanın kendine o yıllarda ne kattığı biraz vizyon meselesi. Her şey okulun isminden ibaret değil.
Eğitimin kalitesizleşmesinin yol açtıklarına çok üzülüyorum. Birisi(dedesi sınavda sorulacak kadar) yüksek imkanlara rağmen tiktok ünlüsü ve baba şirketinde çalışan olmaktan öteye gidemiyor bir başkası belki annesi okuma-yazma bile bilmezken lisans eğitimini tamamlıyor.
Ama ilki çok havalı ikincisi ezik oluyor... Derin talu kafaya taksa kansere çare bulmak istiyorum dese onu bir şekilde okutacak, araştırmalarını fonlayacak bir ailesi var ve bu imkanları yarattığı "aptal zengin kızı" personasıyla takipçi kazanarak kullanıyor. Utanç verici.