“Mutluluk” sözcüğü, üzerine kütüphaneler kurulan, anayasalara giren, endüstrisi milyar dolarları bulan devasa bir laftır. Hikayesi ise küçüktür ve hep aynıdır: birileri, bir yerde, düzenli olarak karşılaşır. https://t.co/AZgfSNgH9w
Güzelliğin bir bütün olduğunu düşünüyorum. Aklıyla, eğitimiyle, kişiliğiyle,zerafetiyle. Hayatta bir varoluş ve şahsiyet iddiası olmayan, duygularını, hayatını yönetemeyen histerik insana sadece görseline bakarak güzel diyemiyorum. Aksine aptal bir insan bana çirkin geliyor.
hayatı sevicem diye tutturduğum zamanlarda kendisi beni hep daha zorlu mücadelelere sokar. arkasından gelecek havalı bi cümlem de yok, genelde o kazanıyo
Ne kadar 'kötü' olabileceğime dair bi fikrim yok. Karşımdakine çok kızıp şakaklarım zonkladığı an "sen bilirsin" deyip yoluma devam etmeyi seçişim bu yüzden. Hiç üzerime gitmiyorum. Gidilmesine de izin vermiyorum.
bizim çiçekçinin yanında Üni var. mezuniyetler yoğun ama o kadar zor ki. köyden sınırdan gelen var ve kesinlikle hayatlarında girdikleri ilk çiçekçisin. ama işte binbir zorlukla okuttukları çocukları mezun olmuş. detaylandıramıcam. bazen içeri gidip ağlamam gerekiyo. ulan hayat💔
Mezuniyet çiçeğim olmadı. O gün çok özenmiştim ellerinde buket olanlara. Maddi durumumuz pek iyi olmadığından alamamışlardı. İster misin dediler ama elbette isterim diyemedim. Aradan yıllar geçti. Kız kardeşim mezun olurken en güzel buketi yaptırdım. Hatta çiçekçidekiler++
oscar wilde der ki, ‘yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. çoğu insan sadece var olur.’ çünkü yaşamak, ömrü tüketmek değil bir akşam rüzgârında, bir duada ya da bir bakışta kalbinin hâlâ hayret edebildiğini fark etmektir. bazı anlar, bir ömürden daha derindir.
güzel bir bahar havası hayata karşı bütün bakış açımı değiştiriyor. benden onay ya da pozitif yorum almak isteyen güneşli günleri beklesin kesin çalışıyor
Lütfen nazik olun. Birinin öğün atlamasının, uyanmaktan nefret etmesinin veya dışlanmış hissetmesinin sebebi olmayın. Sözleriniz ve eylemleriniz insanların aklında sonsuza dek kalır.
Bölge kaynıyor… İsrail, Yunanistan ve GKRY, askeri ve ekonomik anlaşmalara imza atıp burnumuzun dibinde tatbikat üzerine tatbikat yaparken, ülkemizin başkentine kadar sızan insansız hava araçları ve Rusların karadenizde vurduğu 4 ticaret gemimizin görüntüleri, grup seks magazinleri arasında kendine yer bulmaya çabalıyor. Tüm bu hengame arasında, Türk askerinin Libya’daki görev süresinin uzatılmasından saatler sonra, Libya heyetini taşıyan uçak ülkemizin kalbinde, yani Ankara’da düşüyor. Kaza mı, bela mı henüz bilinmezken, Yunan tarafı düşen uçakla ilgili alaycı başlıklar atıp ülkemizi aşağılamaya yelteniyor, İsrail basını da “daha bu ne ki” dercesine tehdit dolu yayınlar yapıyor. İşin özü, dünya yarın için pozisyon alıp farklı dillerde aynı cümleleri kurarken, biz haaala dün ile boğuşuyoruz. Ülkeler yarın için başka ülkelerle dostluk pekiştirirken, biz bizimle bile yan yana durmayı beceremiyoruz. En yakın zamanda, bu vatanın sadece senden ya da şahsen benden ibaret olmadığını hatırlamamız dileğiyle… Zira batının efeleri, kuzeyin uşakları, güneyin yörükleri, bozkırın yiğitleri, doğunun beyleridir Türkiye.
Seni beni bırakıp, artık “biz” olabilmek ümidiyle…