Bu da benden “TARİHİ” bir yazı…
Tarihler 12 Temmuz 2025
Cumartesi’ni gösterirken
Sn. Cumhurbaşkanı’nın “tarihi” açıklamalarını dikkatle dinledim.
Tarihler 14 Temmuz’u gösteriyordu dün.
Sn. Yavuz Ağıralioğlu’nun yaptığı açıklamayı da dikkatle dinledim.
Şimdi.
İki açıklamanın üzerine
refleksleri de “ince” okuyarak,
her iki önemli ismin açıklamasına da
“günahı kadar sevmeyenler” ile
“uğruna ölecek kadar çok sevenleri” dahil “makul müşterek ekseninde adalet” ve “yiğidin hakkını verecek hakkaniyet” ile itiraz götürmez bir “okuma” yapmak,
şuan ihtiyacımız olan ve çok önemli bir analiz.
Önce ��u iki soruyu hızla cevaplamak lazım.
1-) Bu analiz neden önemli?
2-) Bu analize neden ihtiyacımız var?
Önemli çünkü:
İki açıklamanın da reelpolitik ve sosyopsikolojik “kırılma alanı” son derece geniş.
Önemli çünkü:
Standart siyasi rekabetten çok,
toplumsal mıknatıslanma dengelerini tamamen değiştirecek akım dalgalanmalarına çok müsait bir stok enerji yığılmasının herkes farkında.
Önemli çünkü:
Parametreler sadece oy endeksli okunacaksa bile,
çok uzun zamandır (yaklaşık 25 yıldır)
%3 alan bir partinin %33’e sıçraması ile
%33 alan bir partinin %3’e vurması
hiç bu kadar mümkün ve
tahmin edilemez olmamıştı.
Önemli çünkü:
İlk kez “sokak” bu kadar sessiz.
İlk kez “sokak” bu kadar şokta.
İlk kez aynı partiye oy verenler bile bu kadar birbirleriyle zıt düşüyor.
Önemli çünkü:
Artık partilerin bir önemi kalmadı.
Çok olan her şeyin değerini kaybettiği gibi, partiler de değerini kaybetti.
Potansiyel siyasi figürlerin etkisi
partilerden çok yüksek olmaya başladı.
Liderler ile partiler arasındaki makas açıldı.
Masaya koysanız %30 oy alacak
şapkaları takacak kafa kalmadı.
İşte bu kadar önemli bu analizin,
ana paradigması ise
tahmin edilen odak akımının aksine söylenenlerde, söyleyenlerde değil,
bu kez;
“kimleeeeriiin kimlerleeeee berabeeerrr”
olduğunda saklı.
Çünkü her iki konuşmanın da
maddi manevi iklimine aslında kimse yabancı değil.
İki konuşmanın da cümlelerini ögelerine ayırdığınız zaman;
biraz yapım/çekim eki,
biraz zaman kipi,
biraz da özne değişikilikleri yaparak;
basit bir internet taramasıyla konuşmaların “çok tanıdık” olduğunu görürsünüz.
Nitekim;
12 Temmuz’da
Sn. Cumhurbaşkanı’nın yaptığı
“tarihi açıklama” ve ilan ettiği “ittifak”yaklaşık son üç seçimde,
millet CHP’ye oy verirse,
seçimden hemen sonra
CHP’nin ilan edeceği iddia edilen
“ZİLLET İTTİFAKININ TA KENDİSİ” olarak “tarihe” tarihi bir açıklama ile geçti.
Bu durumda tabi;
Sn. Cumhurbaşkanı’nı neredeyse tüm seçimlerde zafere taşıyan
en önemli argüman olan;
-sırtını hainlere değil millete yaslamak,
-şehitlerin davasının bekçisi olmak,
-milletin yanında durmak…
-ümmetin lideri olmak gibi önemli propaganda araçlarının kuvvetli fayları “kırıldı”
3 gün geçti üzerinden…
3 tam gün boyunca…
Millet ittifakının tüm bileşenleri
oy vereninden yön verenine,
bu büyük kırılmayı sönümlemeye,
yönetmeye,
sarsıntıyı hissettirmemeye çalıştı.
Ama pek olmuyor.
Olamadı.
İçinde onlarca cevapsız ya da
sorulamayan soru barındıran,
bu büyük “milli dumur hereketi”nin
“büyük takımı” bile,
üzümü yiyip keyfine bakanlar ile
“ne üzümü kardeşim! zıkkım yeyin artık”
diye haykıranlar olarak ikiye ayrıldı.
Daha basit bir başka ifadeyle;
şuanda “istisnasız” bütün partilerin
seçmenle sözleşme süreleri bitti diyebiliriz.
Artık hiç bir partinin seçmeni,
sadece o partinin seçmeni değil(!)
Şimdi gelelim
iki konuşmanın da “tarihi” özelliklerine.
Önce şunun altını çizmek gerek.
Onlarca siyasi kırılma, yeniden karılma, durulma, burulma, yorulma hikayesi yaşamış Ak Parti cephesinin
25 yıllık siyasal iletişim ve
algı mühendisliği tecrübesinin
çıtayı ulaşılması zor bir seviyeye taşıdığı bir süreç yönetimine şahitlik ediyoruz.
Konunun motto seçiminden tutun,
(Terörsüz Türkiye)
tercih edilen tarihlere,
söylemlerin servis ediliş biçimi ve
hangi söylemi hangi figürün
servis edeceğinden,
gündemin kontrollü dağılışı ve
toparlanışına, en önemlisi ise…
Yavuz Ağıralioğlu’ndan “Ümmetçi-Siyasal İslamcı” Eleştirisine Çarpıcı Yanıt
Bir vatandaşın “Sizi biraz ümmetçi ve siyasal İslamcı buluyorum” sözlerine yanıt veren Yavuz Ağıralioğlu, dikkat çeken bir açıklamada bulundu.
“Siyasal İslamcılar başkalarının ne kadar Müslüman olduğunu konuşur, ben başkalarının ne kadar Müslüman olduğunu konuşmam” diyen Ağıralioğlu, bu sözleriyle büyük yankı uyandırdı.
#YavuzAğıralioğlu