Osmanlı Devleti’nin ilk çocuk hastanesi olan Hamidiye Etfal Hastanesi'nde sol ayağından ameliyat olan bir kız çocuğunun ameliyat ve iyileşme süreci, 1900'lerin başı
🏦İÜ Nadir Eserler Kütüphanesi
Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nda yazıp üzerini çizdiği cümle: “Beni hatırlayınız.”
Yıl 1933. O dönem Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri merhum Hikmet Bayur’du. Atatürk’ün huzuruna Atatürk’ün yazdığı nutku okuması ve görüşlerini sunması için çağrılmıştı. Hikmet Bayur metni okurken bir cümleye denk geldi.
“Türk milleti… Bu söylediklerim hakikat olduğu gün senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız!”
Hikmet Bayur’un nutku tutulmuştu. Nutkun sonuna geldikten sonra duygusal bir sesle şöyle söyledi:
“Gazi hazretleri eğer izin verirseniz bir şey söylemek istiyorum. Bu cümle bir vedayı hatırlatıyor. İnsanlar elbette fanidir ama böyle mutlu bir günde, Cumhuriyet’in onuncu yılında, milletin kalbini bir veda acısıyla yakmayınız.”
Gerisini Hikmet Bayur şöyle anlatıyor:
“Benim bu sözlerimden sonra düşündü… Yüzüme uzun uzun baktı ve aynen şöyle dedi: ‘Bu söylediğin doğrudur. Ben bu cümleyi kaldıracağım. Ama bunu bana kaldırttığın için ileride, ben öldükten sonra, inşallah pişmanlık duymazsın.’”
Yazı: Doç. Dr. Buğra Gökçe
Rojin’in Babası:
“Gece eve giderken çocuklarımın yanında onları üzmemek için başka odaya gidiyorum. Orda tek başıma sürekli ağlıyorum. İçim yanıyor, onun seside hala kulağımda yankı yapıyor.”
Bursa'da yangını söndürmeye çalışan gönüllü ile muhabir arasında geçen diyalog:
- Su içinde kaldınız.
+ Bursa'mız yeşil kalsın, sıkıntı yok.
- Kaç saattir çalışıyorsunuz?
+ Onun hesabını yapmak bize yakışmaz. Vatanımız, milletimiz sağ olsun. https://t.co/80XOtuwb4p