Tutuklanan bir kadının ifadesi.
Dövülerek tutuklandım.
Tutuklandıktan sonra 1.90 boyunda sakallı bir adam gelip gögüslerimi elledi.
Korkudan altıma kaçırdım.
Şikayetçi olmamam için kadın polisler baskı yaptı.
Aileme haber verilmedi.
Okurken dişlerim sıktım.
Günü gelecek.
Aynı kişi, aynı mahkeme, aynı dosya, aynı suçlama.
Bir tarafta “TUTUKLANSIN”, diğer tarafta “ADLİ KONTROLLE SERBEST BIRAKILSIN” kararı!
Bu bir adalet krizi değilse nedir?
Ceza Hukuku, Ceza Muhakemesi Hukuku, Anayasa ve Hâkimler Savcılar Kanunu’nun ruhuna aykırı bu tablo;
•Yargılamada belirlilik ilkesini,
•Hukuki güvenliği,
•Mahkemelerin ciddiyetini,
•Ve en önemlisi HUKUK DEVLETİ ilkesini yerle bir etmektedir.
Böyle HÂKİMLİK mi olur?
Aynı dosyada bir kişiye hem tutuklama hem tahliye kararı verecek kadar keyfilik varsa,
bana kimse çıkıp bu ülkede adalet var demesin!
Tarafsız, bağımsız yargı var demesin!
Bu tablo, yargının ne kadar hoyratça kullanıldığının belgesidir!
Bu sadece bir belge değil, Türkiye’de yargının geldiği hazin noktayı gösteren açık bir İTİRAF belgesidir!
bugün çağlayan en acayip günlerinden birini yaşadı. okurken bile zorlanabilirsiniz. 18-19 yaşında, ilk kez bir eyleme katılan gencecik çocuklar tutuklandı. avukatın mesajını okuyun lütfen.