Âdil olmakla; adi olmak arasındaki "L" ünsüzünün düşmesi senin şerefinle alakalıdır. #TDK da böyle bir ses olayı bulunmamaktadır!.
#yazargeçerim#bizdeyazarız
Ve onu elde etmek bir dağın zirvesini temsil eder; gerçek bir çaba, çalışma ve irade ister. Etkileşime geçmek, temas etmek ve muhattap olmak ise bir çukurdur; teslimiyet, hayranlık ve istemsiz itaate neden olur. Bizleri farlı kılan ve bizleri farkla konumlandıran; AKIL.
Ben 65 diyorum, 64'ün; yorucu,bezdirici ve sıkıcı detayından çıkıp; eğlenmek ve kazanmak için!. Evet, 65 demek; 64 karenin toplamı demektir. Ve özel bir isimdir. Benim tanımım da 65, birleştirici bir unsurdur ve bir (1) kareyi temsil eder, beni. #chess#santranç
Yani kısacası bir problemi çözüm basamaklarının hiç birininde görmezden gelme; diğer olay ve olgularla gerekli işleme tabi tut ama sembolize et ki seni gereksiz yormasın. Ve son kademede kalırsa eğer; o vakit, ayrıntısını tek hamlede doğru çözümleyebiliriz.
Pek tabi en başında da müdahale edebiliriz.Ama çok fazla külfet, gereksiz efor ve fazlaca iş yüküne neden olur. Peki ne yapmalıyız? Evet, problemimiz ile hiç bir alakası olmayan ama akla ve mantığa dayanan bir örneği eğerleyip içinde bulunduğumuz duruma uydurma mümkün olabilir.
Mesela 6.02×10^23 sayısına sembol adı altında (n) diyerek bir (1) muamelesi yaparız. Çözüm basamağının son kademesinde istek dahilinde tek işlemle değerini hesap edebiliriz. Yok saymayız ve sayamayız da ama yorucu işçiliğinin katlanmayız.
Bende meraktayım, basit ve geçiştirci bir tweet yerine sayfalarca yazma isteğinin; ne zaman uyku gereksinimi altedip beni sabahlatacağını. Ve ortaya tam olarak ne koyabileceğimi. Ama bu gecede galip istenç yine uyku. Önümüzdeki gecelerin elbet birinde malup istenç, uyku.
Ve kendini bulduğu hiyerarşisi derecesi . Değişen insan topluluğun da güncellenen derecesi.Tutunduğu, mutlu olduğu, yeterli bulduğu ve bulmak zorunda olduğu derecesi.
Belirli bir seviyede bilinç düzeyi ve algıda zahmetli bir gayret gerektirir; gerçeği görmek.Çoğunluk, çok yüksek bir çoğunluk bu özel denetimden muaf olmakla birlikte habersizdir. Övülesi bildikleri, günlük rutinleri ve arkadaşlar arasında kıymet hiyerarşisi.
Her neyse korku gerekçesi kabul etmemektir. Etmemek yüzeyde bırakır; korku olur. Etmek dalmaktır ve cesarete ateşeder. Ve burada da korkuyu mu kabulederiz yoksa cesarete yakın bir şeymi keşfederiz oda bizim korku içinde kabulü vurabilme cesareti bulunacağımız noktayı belirler.
Herkes korkar, muhakkak. Bir şeylerden korkar. Bir çok şeyden korkar; bir hayvandan korkar, karanlıktan korkar, gülünç duruma düşmekten ve utanmaktan korkar...vs bunların çoğundan korkabilir ve sadece birindende. Ve ölümden; çok büyük bir coğunlumuz korkar.
Elbette kaybetmek! Söz korkuysa büyük coğunluğun tarafındadadır. Bende korkuyorum; birinden? birkaçından! yada hiçbirinden?!. Ama ben en çok kendimden korkuyorum. Kontrol altında tutabilmekten!?, kontrol altında tutamamaktan!?. Ve bu duygunun 'korku' olmamasından korkuyorum!.
Ne tür bir istek beni evde tutar. İhtiyacın cevap vermedigi bir istek mi?; yoksa isteğin bağlı olduğu bir ihtiyaç mı?!. Galiba havalar çok sıcak ve bunaltıcı arkadaşlar; yurt genelinde.
Öncelik olma (ön eylem), bizdeki değerler ölçüsünün hesabının neticesinde oluşur. Oluşumun başat ilkesi ise nefis hükmünde olan istektir ve ölçüte bağlı kaynağın imkanına dayalı yaşamı doldurur. Kaynak eksikliği, ölçütün diğer ilkesini yönlendirir oda ihtiyaçtır yani çalışmak.
Çalışmak; kendimize, sevdiklerimize ve toplum düzenine olan borcumuzdur. Tabi ki isteği karşılamayan kaynak karşısında. Ve ben bu durumu kendime uyarlarsam; hafta içi ihtiyaç, hafta sonu istek?
Çok daha doğrusu zorundayım. Esasen indirgemem, basitçe ifade etmem ve yalın halde söylemem gerekirse; küfür etmem..evet,
Ben KÜFÜR ETMEK zorundayım!.🤬
An itibariyle kafamda kelimelerin yoğunluğu sebebiyle basıncı mevcut ve çıkışı zorlamakta!. Ve bu basınç, kelimelerin; düzensiz, anlamsız, fikir beyan etmeksizin ve bir anlama hitap etmeden, 'mentali korumak' için tahliyesine izin vermek durumundayım.
Ve bu durumdan da sonsuz minnet ve memnuniyetteyiz. Ama hareket, esneklik ve kıvırmakda sadece fizikle sınırlı kalmıyor malesef 'bazı kimseler' için. ÜZÜCÜ. Yani inancımızada bizi zaten sınırlandırılmayan daha doğrusunu sınırı aşabilecemiz konular üzerinden test ediyor, değilmi?.
206, kas ve eklem iş birliğle bizlerin hareket kabiliyeti için gerekli ve yeterli kemik sayısı. Tam manasıyla kusursuz tasarım, dizayn ki bu kabiliyetin sınırları çerçevesinde sayısız ilkel ve teknolojik icat, alet, araç ve gereç kullanımını mümkün kılıyor.
Daha ötesi bu hareket kabiliyeti sınırlarının; farlı şubelerinin, fiziksel sınırlarını ölçmek için, eğlence maksatlı icadında bulunduğumuz yüzlerce spor dalı var. Bu konu bahsi üzerine söylenebilecek söz, bir deyim; tam teşekkül.