2. Yükseköğretimde Yenilikçi Teknolojiler ve Mesleki Gelişim Eğitim Programı kapsamında Özbekistan'dan gelen meslektaşımıza Bolu Müzesinden başlayarak şehrimizdeki kültür mirası eserlerini gezdirdik. #HaftadanKalanlar#Bolu#Özbekistan#16Temmuz2026
Keyifli gezimiz ile öğrencilerimizin Karadeniz’in doğal ve kültürel zenginliklerini daha yakından tanımasına katkı sağlamaya çalıştık. #AydanKalanlar#Mayıs2026#DoğuKaradeniz
https://t.co/NpDfUZ4uKS
Doğu Karadeniz doğa ve kültür gezimizde ilk gün öğrencilerimizin Çeçeva Köyü’ndeki Çay Tarlaları, Fırtına Vadisi, Çinçiva (Şenyuva) Köprüsü, Zil Kale, Palovit Şelalesi ve Ayder Yaylası gibi öne çıkan noktaları yerinde incelemesini sağladık. +
Programın ikinci gününde ise Demçay Çay Fabrikası’nda çay üretim süreci hakkında bilgiler aktardıktan sonra, Uzungöl, Sürmene bıçak üretim merkezleri, Furtuna Esme Çavuş Tesisleri, Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü ve Trabzon Ayasofyası’nı ziyaret ettik. +
Doğru ve yanlış, iyi ve kötü, beyaz ve siyah iki uçtadır; hayatın dengesi. Bize yanlış ve kötü uçtan kurtulmanın yolu iki ucu da iyi yapmak gibi gelir. Sonra zaman geçer, kum taneleri kaderlerine ilerler ve anlarız. İnsana dair her şey grinin tonlarıdır.
+ Hayatı bir uca hapsetmek de bir mahkumiyet, yalnızlık ve bazen kaybetmek demek. Çünkü bilgelik yalnızca iki uca da ulaşarak mümkün. Zira derinleşmek, zıtlıkları kuşatarak ortaya çıkıyor. O halde, insanın hayattan nasibi bilgelik ve derinlikten ibaret. #KendiNotlarım#İmages2.0
Kırmızı hap misali; yahut Ay'ın karanlık yüzüne bir katre ışık.
İnsanı, doğayı ve kültürü koruyan adil, sorumlu ve dengeli bir turizm nasıl mümkün olur?
Bayhan, İ. 2026.
#Turizm#Jotags#TRDizin
https://t.co/ED78T4EqOT
+ Özdeşince bir olan, saatin dışına çıkan, artık kum ve saati olmayan, dönüşen, gelişen, başkalaşan. İkisi de olmadan taneleri kendi yollarındaki yavaş ilerleyişlerinde aynı duyguda, aynı beyinde, aynı karında, aynı bilinçte ve aynı hayatta mükemmel mesafesinde ayrı tutabilen,
Ellerin insanın özüyle derin bir alakası olduğunu düşünürüm hep; bedenin de insanın var oluşuyla bir bütün olduğunu. Bu bütünlük içinde doğa, dışarıda izlenen bir manzaradan ziyade insanın içinden dünyaya bakan sessiz bir tanıktır. +
Bu buluşma alelade bir akış değil, kadim bir kaynağa ulaşmadır. Bu kaynaktan beslenen her ruh evrenin eşsiz ve muazzam görünümüne dahil olur. Çünkü doğayla arasındaki mesafenin bir yanılsama olduğunu kavrar. Dokunduğu her güzellikte aslında kendini hatırlar. +