AK Parti Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi-Sivil Toplum ve Halk.İlş. Başkan Yrd.-Kamu Yönetimi Mezunu-Güdül iİçe Teşkilat Koordinatörü-Başkent Ekk Yönetim K.Üyesi
Sagolun sayın vekilim.Mahcup ettiniz beni .İl başkanımız @hakanhanozcan görev verdi bizde layıkıı ile yapmaya çalışıyoruz.Bütün İl yönetimi ndeki arkadaşlarım tüm teşkilattaki arkadaşlarımız,canla başla Cumhurbaşkanımızdan ögrendiklerimizle insanlarımıza dokunmaya çalışıyoruz.
Bu ismi not edin…
Ameliyat olmuş eşinin başında sabahladığı halde beni Perşembe günü sabah 09’da evimden almaya geldi. Birlikte Ankara’nın Haymana ilçesine seçim çalışmalarına gittik.
Yolda öğrendim eşinin durumunu. Eşini hastanede bırakıp hiç uyumadan geldiğini. Kendi aracıyla.
Konuşurken öğrendim ki iyi bir maaş aldığı bir stk’dan meclis üyeliği için başvurmuş ama listeye girememiş. İl yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen. Başkası gibi gücenmemiş. Bırakıp gitmemiş. İhanet etmemiş. Tersine başında sabahladığı ameliyatlı eşini hastanede bırakıp kendisine verilen görevi yerine getirmek yanıma koşmuş. Beş-on dakika gecikmeyle geldiği için özür üstüne özür dileyerek.
AK Partililik şuuru bu işte!
İki gündür sabahtan akşamın geç vaktine kadar yanımda sahada çalışıyor.
Bu sadık yiğidin adı: İsa Karapolat.
İsa kardeşimin davranışına baktıkça aklıma 20 gün aralıksız çalıştığım Milas’ta aday gösterilmediği veya meclis üyesi yapılmadığı için ya ihanet eden ya da bırakıp gidenler geldi. Başka yerlerden tanıdığım bildiğim çok sayıda isim geldi.
İsa gibilerin kadrini kıymetini bilmek lazım.
İhanetçileri de ödüllendirmemek lazım.
Yarın-öbür gün istediklerini elde edemeyince sırtımızdan hançerleyip gidecekler için sadık ve hasbileri küstürmemek lazım.
İsa kardeşimle cumartesi ve pazar da beraber olacağız.
Dava büyüklerinin yanında ve halka karşı nasıl da mütevazi bir görseniz.
AK Partilik şuuruna sahip İsa kardeşim gibi kardeşlerimizin umarım sayıları çoğalır da AK Parti’yi düzen partilerinden biri veya kendisinden sadece güç devşirilecek bir parti olarak görenlerin hevesleri kursaklarında kalır.
Ve dilerim Rabbimden İsa gibi kardeşlerimiz bir ömür boyu bu istikametlerini bozmadan yollarına devam ederler.
İyi ki tanıdım seni sevgili İsa!
İyi ki varsınız İsa’lar!
“KUDÜS’TEN İŞGAL ETTİĞİ TOPRAKALARDAN ÇEKİL!”
Uluslararası Adalet Divanı, kendisinden hiç beklenmeyecek tarihî bir karara imza attı:
İsrail'in, Kudüs başta olmak üzere işgal ettiği bütün toprakları ger vermesini ve Filistinlilere tazminat ödemesini emreden bir karar aldı.
İlk defa böylesine açık ve net bir karar alınıyor. O yüzden çok önemsedim ben. Arkası gelir ve alınan karar uygulamaya konur inşallah.
TEI Genel Müdürü Faruk Akşit:
“ACİL! TEHLİKE GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYOR.
Yüzbinlerce yıldır insanlara bulaşmamış olan virüsler yarasadan, kuştan bulaşır mı ya? Bulaşmaz.
Türkiye’den kök hücreleri çaldılar götürdüler, sadece Türk milletine etki edecek silah geliştirebilirler
‘Efendim işte etik, metik…’ Sen yapamayabilirsin ama şeytanoğlu şeytan çok.
Bilim adamlarımızı, buna yönelik laboratuvarlarımızı acil oluşturmamız lazım.
Böyle bir saldırı olduğunda, büyük bir popülasyona etki etmeden çaresini bulabilmeliyiz.”
Hiç şaşırmadık…
Daha da fazlasını yapacaklar.
Örnek
Savunma sanayi de yapılan tüm projeler durdurulacak.Kaan dahil
Aselsan, Roketsan,Tusaş, Tai vb acil kapatılacak.
Füze üreten tüm firmalar Mangal üretimine geçecek.
Rakı mangalsız olmuyor.
Ve daha neler yaparlar
sizce??
Düşünbil isimli derginin “AKP gittikten sonra yapılacaklar” paylaşımı:
•Tüm imam hatip okulları kapatılıp spor, sanat ve meslek okullarına dönüştürülecek.
•Diyanet işleri başkanlığı kaldırılacak, bütçesi sağlık, eğitim ve bilime aktarılacak.
•Camiler, camiye gidenlerin bağışları ile ayakta duracak. Bütçeden ekstra bir pay ayrılmayacak.
• Tüm kamu ve kurumlarda türban yasaklanacak. Dini hiçbir simge sokakta takılamayacakDüşünbil isimli derginin “AKP gittikten sonra yapılacaklar” paylaşımı:
•Tüm imam hatip okulları kapatılıp spor, sanat ve meslek okullarına dönüştürülecek.
•Diyanet işleri başkanlığı kaldırılacak, bütçesi sağlık, eğitim ve bilime aktarılacak.
•Camiler, camiye gidenlerin bağışları ile ayakta duracak. Bütçeden ekstra bir pay ayrılmayacak.
• Tüm kamu ve kurumlarda türban yasaklanacak. Dini hiçbir simge sokakta takılamayacak
TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Akşit:
Yapay zekayla savaş simülasyonu yaparsanız, yapay zeka hemen her seferinde arabaları füze olarak kullanıyor.
Ne demek o. Yerde yürüyen güdümlü füze olarak kullanıyor. Arabanın kontrolünü ele geçiriyor.
Seni askeri birliğin kapısına çakıyor. İçinde sen varsın, yoksun, yapay zeka pek ilgilendirmiyor onu. Çok tehlikeli.
Biz Türkiye olarak ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz.
Çünkü çok fazla sensör var, kamera, bilmem ne, haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil.
Yerlilere izin veriyoruz, yazılımı da kontrolü de bizde.
- AA
Türkiye,Mekke ve Medine ye HUSİ BAHANESİ ile girecek
Bu yüzden, Suud Rejiminin başka çaresi yok. HUSİLERİ yok etmek mümkün değil. Yemenin gerçeği.Ama Yemene hakim olmaları mümkün değil. Kabul edilemez
TÜRKİYE, Bu yüzden savaştan ziyade, Husilerin, İran ile bağı koparılıp Yemen Meşru Hükümeti ile anlaşması için sınırlı operasyona destek VERECEKTİR.
Bizim Arabistana yerleşmemiz herşey den önemlidir.
İsrailin hayatta istemeyeceği birşey. O yüzden kimse bu iş İsrail ABD planı demesin.
Plan Türkiye nin..
🔴Yurtdışında en fazla askeri üsse sahip olan ülkelerin listesi. Türkiye, tarihte ilk kez İngiltere'yi geçerek ikinci sıraya yükseldi !
1-) ABD (887 askeri üs) 🇺🇸
2-) Türkiye (133 askeri üs) 🇹🇷
3-) İngiltere (117 askeri üs) 🇬🇧
Sadece Türkiye ismi bile HUSİLERE geri adım attıracak gibi.. Belliki El altından Diplomaside işliyor
HUSİLER, Resmi Yemen Hükümeti ile anlaşmaya hazır olduğunu bildirmeye başlamış
Boğazın kontrolünüde kaybettiler. Oda etkili oldu..
Gördünüzmü İRANCI HUSİCİLER, Bazen BLÖF bile işe yaramış, Türkiyenin adı bile yetermiş.
Yemen işi biterse, MEKKE İTTİFAKINA girer, ardından Mısır.. İsrail tam köşeye sıkışacak
Ankara İl Danışma Meclisi Toplantımızda, bu büyük davanın yükünü omuzlayan, emeğini esirgemeyen kıymetli yol arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Bizim gücümüz yalnızca aynı hedefe yürümekten değil, birbirimize duyduğumuz güvenden, zor günde de güzel günde de aynı safta durabilmekten geliyor.
Bu teşkilatın mayasında samimiyet, temelinde vefa, her adımında alın teri var.
📍 AK Parti Konferans Salonu
İl Başkanımız Sn. @hakanhanozcan başkanlığında, Genel Başkan Yardımcımız Sn. @DrOmerileri, MKYK Üyelerimiz, Ankara Milletvekillerimiz, İl Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Kadın ve Gençlik Kollarımız, İlçe Başkanlarımız, İlçe Belediye Başkanlarımız ve teşkilat mensuplarımızın katılımıyla Ekim ayı İl Danışma Meclisi Toplantımızı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik.
Herhâlde herkes şunu artık anlamıştır: Tayyip Erdoğan söylentiyle, dedikoduyla, muhalefetin ve medyanın rüzgârıyla iş yapmaz.
Biz kalemşorların veya sosyal medya tetikçilerinin yönlendirmesiyle değil, milletin çizdiği istikametle iş tutarız.
Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa emin olunuz ki bizim de bir harekât planımız, bizim de bir takvimimiz var.
Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz.
İdari ve siyasi olarak gerekeni yapacağımızdan kimse kuşku duymasın.
Bugüne kadar ahlaktan, imandan ve vicdandan sapmadık; bundan sonra da kimse bizi yolumuzdan ayıramaz.
Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine; yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa AK Parti de ona musallat olur.
Bu hep böyle olmuştur, hiç merak etmeyin, şimdi de yarın da böyle olacaktır.
Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, senaryolar…
Hiç kimse merak etmesin, Tayyip Erdoğan da dava arkadaşları da gereken ne ise yapar ve hiç kuşkunuz olmasın yapacaktır.
Siyasetimizin tek limanı ahlaktır; AK Parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da almayacaktır.
Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yok.
Bizim Hazreti Allah’a bir can borcumuz var, Allah’ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da eyvallahımız da yok.
Arsızı hırsızı ar damarı çatlamış ahlaksızlığın bu toplumda ifşa edilebileceğini yanına kalmayacagını bilmesidir,Ast üstünden üst astından sorumlu olmalı,kim yanlış yapıyorsa uyarılmalı devamında cezası verilmelidir. İfşa utanmayı,ahlaksızlığı haramı engeller diye düşünüyorum ben
Kişi alacağını vermeyen tüccarı ödemediği çeki faturası ile ifşa etse suçlu kendisi oluyor. Kişi eşini aldatıyor delil ve videosu var ama suçlu o kişi oluyor üstüne bunların hepsine ragmen tazminat yiyor.
Burda olay islami yönden ayıbı örtmek değil. ++
Bu ülke nin ahlaksızlaşma erozyonuna en büyük etkenlerden sadece biriside özel hayat ihlali diye çıkarılan yasadır.Neden mi anlatayım o https://t.co/ftPsgO3pkRşi Hırsızlık yapıyor sen biliyorsun hatta suçu delil olarak kaydediyorsun adamı ifşa edersen suçlu sen oluyorsun. +++
Avrupa Çin'e, ABD'nin 1985'te Japonya'ya yaptığını yapmak istiyor.
Almanya ve Fransa bugün Avrupa'dan yeni bir kural istedi.
Bu kural Çin'i Avrupa pazarından 24 saatte çıkarabilecek.
ABD benzer bir yöntemi 1985'te Japonya'ya karşı kullandı.
Japonya geri adım attı ve 5 yıl sonra uzun bir durgunluğa girdi.
Avrupa şimdi Çin'in de geri adım atmasını istiyor.
Ama Çin, Japonya'nın 1985'te yapamadığı bir şeyi yapabiliyor.
Önce Almanya ile Fransa'yı bu noktaya getiren rakamlara bakalım.
Volkswagen 16 Aralık 2025'te, 88 yıllık tarihinde ilk kez Almanya'da bir fabrika kapattı.
Şirketin denetim kurulu 3 Eylül 2026'da toplam 100 bin kişilik iş azaltma planını onayladı.
Alman markaları 2019'da Çin'de satılan her 100 otomobilin 26'sını satıyordu, 2025'te bu sayı 16'ya indi. Kaybedilen müşteriyi Çinli şirketler aldı.
Çin 2025'te 7.1 milyon araç ihraç etti ve 3 yıldır bu alanda dünya birincisi.
Avrupa'da ise Çinli markaların satışı Ağustos 2026'da bir yıl öncesine göre %111 arttı, pazar payı %11.7 ile rekora ulaştı.
Güneş panelinde de bir dönem Japonya ve Almanya öndeydi, bugün dünyadaki üretimin %80'inden fazlası Çin'de.
Çin önce bir sektör seçiyor ve oradaki şirketlere ucuz kredi, ucuz elektrik ve ucuz arazi veriyor.
Bu destekle rakiplerin inemeyeceği bir fiyat ortaya çıkıyor, rakipler zarar edip kapanınca pazar Çin'e kalıyor.
Avrupa Reform Merkezi'nin hesabına göre Çin yılda 55 milyon araç üretebiliyor ve bu sayı dünyadaki toplam talebin %65'i kadar.
Çin sektörleri sırayla ele geçiriyor ve sıra Almanya'nın otomobiline geldi.
Alman sanayisinin tamamı 2025'te 124 bin kişilik iş kaybetti ve şirket iflasları 2026'nın ikinci çeyreğinde 2005'ten beri en yüksek seviyeye çıktı.
Fransa hükümetinin planlama kurumuna göre bugünkü eğilim sürerse Çin rekabeti Almanya'daki sanayi üretiminin yaklaşık %70'ini, Fransa'dakinin %36'sını tehdit ediyor.
Almanya 4 Ekim 2024'te Çin'in elektrikli otomobiline konacak vergiye hayır oyu verdi.
2 yıl sonra Şansölye Merz, Çin'i pazardan çıkaracak kuralı Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile birlikte istedi.
Kuralı hazırlayan bir yetkili bunun 24 saat içinde yapılabileceğini söyledi.
İki ülke bu yöntemi 1985'ten tanıyor.
O yıl ABD Kongresi'nde Japonya gibi ticaret fazlası veren ülkelerin mallarına %25 ek vergi getirecek bir tasarı hazırlandı.
Tasarı yasalaşmadı ama yeterli bir uyarı oldu.
Japonya 22 Eylül 1985'te New York'ta ABD'nin istediği anlaşmayı imzaladı ve aynı anlaşmaya Almanya ile Fransa da imza attı.
Anlaşmadan önce 1 dolar 240 yendi, 3 yıl sonra 120 yene indi ve Japon malları ABD'de pahalandı.
Japonya yavaşlayan ekonomiyi canlandırmak için faizi %5'ten %2.5'e indirdi, borsada ve arsa fiyatlarında bir balon oluştu ve 1990'da patlayınca uzun durgunluk başladı.
Japonya bütün bu süreçte ABD'ye misilleme yapmadı, çünkü en büyük müşterisi de güvenliğini sağlayan ülke de ABD'ydi.
Japonya'nın 1985'te yapamadığı şey buydu.
Çin yapabiliyor.
Çin Nisan 2025'te nadir toprak mıknatıslarının yurt dışına satışını izne bağladı.
Elektrikli otomobil motorunda kullanılan bu mıknatısların sevkiyatı Mayıs 2025'te bir yıl öncesine göre %75 düştü ve Avrupa'da bazı üretim hatları durdu.
Uluslararası Enerji Ajansı'na göre bu mıknatısların %94'ü Çin'de üretiliyor.
Aynı kuruma göre 20 stratejik mineralin 19'unu dünyada en çok işleyen ülke de Çin.
2025'te gelen ikinci kısıtlama daha geniş.
Bir ürünün değerinin binde 1'i Çin'den gelen nadir topraksa, o ürünü başka bir ülkeye satmak için Çin'den izin almak gerekiyor.
Bu şart 1 yıllığına askıya alındı ve süre uzatılmazsa 10 Kasım'da geri gelecek.
Avrupa'nın durumu bir fırıncıya benziyor.
Fırıncı, karşı dükkânda daha ucuza ekmek satan rakibini çarşıdan çıkarmak istiyor ama kendi ekmeğini o rakibin sattığı unla pişiriyor.
Deng Xiaoping'in 1992'de söylediği bir söz var.
Orta Doğu'nun petrolü var, Çin'in nadir toprağı var.
Avrupa bu sözün ne demek olduğunu 34 yıl sonra görüyor.
İSTENEN TEK KELLE DEĞİL,ASIL HEDEF HÜKÜMET!
TIPKI GEZİDE MESELENİN DÖRT TANE AĞAÇ OLMADIĞI GİBİ!
Fon dosyasında AK Parti'de mekanizma tıkır tıkır işledi. İstifa geldi, mal varlığına tedbir geldi, 85 tutuklama geldi.
Parti içi mekamizma işledi,yanlış yapanın gözünün yaşına bakılmadı.
Muhalefet neden bu kadar bağırıyor peki?
Çünkü asıl dertleri adalet değil, gündemi değiştirmek.
Neden?
Kendi belediyelerinde artık münferit değil, kurumsal bir tablo var:
Antalya'da rüşvet ve ihale iddiaları,
İstanbul'da İBB merkezli para kuleleri ve iştirakler üzerinden dönen kirli çarklar,
Mersin'de ihaleye fesat ve adam kayırma iddiaları,vaklava kutuları, adaylık için toplanan rüşvet paraları, işe alım listeleri...
Hepsinin ortak noktası aynı:
Belediyeler hizmet yeri olmaktan çıkıp, birer finansman ve kadrolaşma çiftliğine dönüştürülmüş iddiası.
Şimdi fon dosyasındaki bir istifayı bahane edip "hükümetin kellesini istiyoruz" diye bağırarak, bu kurumsal belediyecilik tablosunu unutturmak istiyorlar.
Ama formül net:
Bizde hesap sorulur, istifa müessesesi çalışır. Onlarda dosya kapatılır, üstü örtülür.
Millet bu oyunu görüyor.
Bir istifa üzerinden hükümeti devirme hayali kuranlar, önce kendi belediyelerindeki baklava kutularının, para kulelerinin hesabını versin.