Bu nasıl iş
Kulüp başkanı bir önceki başkana yönetiminizde paraları yemişsiniz diyor
Muhafazakar olarak bilinen AK Parti’nin başkan yardımcısı fonda parasına para katmakla suçlanıyor
Muhalefet milletvekiline rüşvet" suçundan resen soruşturma başlatılıyor
Kendisini çok milliyetçi Atatürkçü ifade eden sanatçının eşinin fondan milyonlar kazandığı belirtiliyor
Belediye başkanlıklarının milyonlarca lirayla belirlendiğini görüyoruz
Belediye başkanlarının dağıttığı rüşvetleri sayamıyoruz
DHMİ eski daire başkanının hesabından kilolarca altın, milyon dolarlar çıkıyor
Vanlı Kara Haydar’ın iki aracında yaklaşık 934 milyon Türk lirası çıkıyor
Çürümeyi her tarafta yaşıyoruz. İş para olunca ideolojisi olmuyor
Bunların üzerine giden kim varsa teşekkür etmemiz lazım. Bunlara kim göz yummuşsa hukukun hesap sorması gerekiyor
Nasıl bir ülkeymişiz ki bütün bu kamu ve kul hakkının gasp edilmesine rağmen hala ayaktayız.
Eskiler fakir, fukara ve yetimin duası derdi.
Kul hakkı ve kamu hakkı haramdır. İster iktidarda ister muhalefette, ister bürokraside ister STK’da kim kul hakkı ve kamu hakkına uzanmışsa gözünün yaşına bakılmamalı.
Siyaseten bu kadar kirlenmişlikten arınmazsak esas milli güvenlik sorunumu o zaman başlar. Birileri bu kirli herifleri kullanmak için her şeyi yapar onlar da ellerindeki maddi gücü kaybetmemek için her şeye hazır olur
Masumiyet karinesi gereği herkes suçu sabit olana kadar suçsuzdur
Git aklan gel demek lazım
İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın @MucahitYentur hafta başı paylaşımına Esenyurt BİLSEM ailemizle ev sahipliği yaptık! 📽️✨
Güzel dilekleri için teşekkür eder, tüm okullarımıza başarı dolu bir hafta dileriz.
#EsenyurtBİLSEM#İyiDersler
Esenyurt Bilim ve Sanat Merkezi olarak, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) dünyayı teşrif ettiği bu mübarek gecenin tüm insanlığa huzur, adalet ve merhamet getirmesini temenni ederiz. Mevlid Kandiliniz mübarek olsun. 🌙✨
#EsenyurtBİLSEM#MevlidKandili#HayırlıKandiller
Güngören İlçe Millî Eğitim Müdürü olarak göreve başlayan değerli çalışma arkadaşımız Sayın Yusuf Aydoğdu’yu ziyaret ettik. Birlikte başarılı çalışmalara imza attığımız Sayın Aydoğdu’ya yeni görevinin hayırlı olmasını diler, muvaffakiyetler temenni ederiz.
Avcılar İlçe Millî Eğitim Müdürü olarak başarılı çalışmalara imza atan değerli çalışma arkadaşımız Sayın Özcan ŞAHİN’i ziyaret ettik. Kıymetli müdürümüze muvaffakiyetler diliyoruz.
Beylikdüzü İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak yeni görevine başlayan, kıymetli büyüğümüz Sayın Ramazan Yılmaz'a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Kendisine yeni görevinde başarılar dileriz.
🏆 Esenyurt BİLSEM'den 2026 LGS'de Dev Başarı! 🏆
Öğrencimiz Çağan Bozkurt LGS'de 500 Tam Puan alarak bizleri gururlandırdı! 🥇
Dereceye girerek büyük başarıya imza atan tüm öğrencilerimizi, velilerimizi ve öğretmenlerimizi tebrik ederiz. Geleceğin liderleri yetişiyor!🎓
#lgs2026
❝Vatana sevgiyi ibadet bilip
Bayrağı kendine emanet bilip
En büyük rütbeyi şehadet bilip
Bu aşkla toprağa girenlerindir❞
15 Temmuz Destanı, milletimizin sarsılmaz iradesinin en güçlü nişanesidir.
#ZaferBizim 🇹🇷
#15TemmuzDestanı
Yeditepe Üniversitesi'ndeki "ayet sansürleme" skandalı üzerine Gazeteci Fikri Akyüz, bir anısını paylaştı:
“32. Gün'e konuktum.
Program, Bilkent Hukuk Fakültesi'nin salonunda çekiliyordu.
1000 civarında öğrenci ve öğretim üyesi vardı.
Canlı yayındı.
Programda başörtüsü yasağı ve Cumhuriyet mitingleri konusu işleniyordu.
Konuklardan biri ‘Başörtüsü gibi bir bez parçası kamusal alana giremez.’ dedi.
Ben de atıldım, dedim ki:
‘Bayrak da bez parçasıdır ama onun manevi bir tarafı vardır. Bayrak, bağımsızlık ülküsünün bir nişanesidir. Başörtüsünün de manevi bir tarafı vardır; o inanma hürriyetinin bir parçasıdır.’
Canlı yayında akademisyenlerin ve öğrencilerin % 90'ı beni yuhlamaya başladı.
‘Türkiye laiktir, laik kalacak.' sloganlarından konuşmam yarıda kesildi.
Mehmet Ali Birand söze girdi; ‘Fikri Bey'i niye yuhluyorsunuz? Söylediklerini önce dinlemek lazım, varsa bir karşı argüman onu ortaya koyarsınız.’ dedi.
Birand, böylesine donanımlı bir televizyoncu, böylesine demokrat bir adamdı.
Hatta devamında şunu söyledim:
‘Başörtülü öğrenciyi bırakınız; başörtülü milletvekili, hakim, polis niye olmasın. Yeter ki liyakat esas alınsın.’ dedim.
Bir yuhlama daha geldi.
Böyle bir Türkiye vardı. Ve onlar hukukçu adayıydı.
Hukuk bugün de bazıları tarafından tam anlaşılamıyor.
Oysa Hukuk'u bitirip mevzuatı neredeyse ezberleyip ceberrut yaklaşanlardansa, ilkokul mezunu olup hak ve adaletin manâsını özümseyen hür bir kafaya sahip olanlar evladır.
Afişte ne yazıyordu:
‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.’
@fikriakyuz99
✍🏻 AVRUPA’DAN KAÇ KAT PAHALIYIZ?
Portekiz’den sipariş ettiğim çoraplarım geldi. 1966’dan beri çorap üreten Pedemeia, dünyanın en iyi çorap üreticilerinden biri olarak gösteriliyor. Ben de Pedemeia’nın klasik erkek çoraplarını yıllardır kullanıyorum. En üst kalite merserize pamuk ipliği ile üretiliyorlar. Tasarım, malzeme, dokuma sıklığı, burun, topuk, lastik ve gövde… hepsi en iyisi.
Çorap deyip geçmeyin, hayatın en önemli detaylarından biridir. Erkek çorabı hakkında çok daha uzun yazabilirim. Ama konumuz bu değil. Niyetim, Portekizli tekstilcilerin reklamını yapmak da değil.
Daha başka bir konuyu, bir tekstil ülkesi olarak üretim kalitemizi ve fiyatlarımızı konuşmak istiyorum…
Eskiden, tüm giyim kuşam ürünleri gibi çorap alışverişimi de Türkiye’den yapardım. Adı herkesçe bilinen bazı çorap markalarımız vardı ve gerçekten de çok kaliteli çorapları gayet iyi fiyatlarla satarlardı.
Sonra her ne olduysa o kaliteli çoraplar bir anda üretilmez oldu. Ucuz iplikle üretilen kalitesiz çoraplar piyasayı istila etti. Merserize sadece “business” “exclusive” gibi havalı İngilizce isimler altında, boyut ve kalınlığı düşürülerek “malzemeden çalınmış” hali ile bulunur oldu.
Yani daha fiyat konusuna gelmeden, Türkiye’de kaliteli çorap üretilmez, bulunmaz oldu.
Gelelim fiyata….
Zar kadar ince, bileği birazcık geçecek kadar kısacık üretilen, merserize iplik kalitesi de hayli tartışmalı olan yerli çoraplarımız, mağazalarda 400 - 500 TL bandında satılıyor. Kullanım ömürlerini de ayla yılla ölçmeye kalkmayın, 3 - 5 kullanımdan sonra renkleri soluyor, gevşiyor, yamuluyor.
Peki demin anlattığım, “dünyanın en kaliteli çorapları” arasında sayılan bu ürünleri Portekiz’den kaç paraya aldım dersiniz? Aklınız çok yüksek rakamlarda gezinmesin, çiftine bizim para ile 240 TL verdim. Yani bizdeki “sözde muadillerinin” yarı fiyatı.
Peki neden böyle dersiniz? Bizim malzeme maliyetimiz mi pahalı, işçiliğimiz mi pahalı, ters giden ne var da daha kalitesiz ürünleri Portekizliden daha pahalıya satıyoruz?
Buyrun beraber bakalım… Ne zaman böylesi bir konu açsak bizim iş adamlarımız hemen işçilik maliyetlerini gündeme getiriyorlar ya hani… Portekiz’de asgari ücret yaklaşık 56.900 TL. Yani bizdeki 28.075 liranın 2 katından fazla! Asgari ücretin işveren maliyeti açısından da durum farklı değil.
Peki acaba yakıt fiyatları nasıl? Portekiz’de benzinin litresi 101 TL, Türkiye’de ise 63 TL.
Elektrik enerjisi? Portekizde kW saati ortalama 7,15 TL, Türkiye’de 5 TL.
Acaba vergide durum ne?
Çorap için KDV oranı Portekiz’de %23, Türkiye’de ise %10. Aradaki fark yine 2 kattan fazla.
Hülasa…
Maliyetleri Türkiye’den 2 kat yüksek olan Portekizde çorap, Türkiye’nin yarı fiyatına satılıyor. Üstelik ürün kalitesi de “tekstil ülkesi” Türkiye’dekinden daha yüksek.
Maliyet yarı yarıya, fiyat iki kat. Yani basit bir erkek çorabında bile Avrupa’dan 4 kat daha pahalıyız.
Sebebi ne olabilir siz takdir edin.
UYARI / YORUM
ÜLKE ELDEN GİDİYOR…!
BU ÜLKENİN SAHİBİ YOK MU ARKADAŞ?
Harvard Üniversitesi’ni birincilikle bitiren bir kız, Müslüman bir genç ve kürsüden Kur’ân-ı Kerim okuyor orada!
Adı lazım değil bu ülkenin en iyi üniversitelerinden bölümlerinden birini birincilikle bitiren bu kız, açık açık eşcinsellik / sapkınlık propagandası yapıyor, baronik-masonik elitlere methiyeler diziyor -muhtemelen farkında olmadan!
Yazık, diyorum!
Millet de alkışlıyor.
Size de yazık!
Ulan bu ülke işgal edilseydi o emperyalistler sizin yaptığınızı yapabilirler miydi?
Aslâ!
BOĞARDI BU MİLLET!
BOĞARDI!
Bu ülkenin kültürünü, değerlerini , inançlarını katlederek aslında KÜLTÜREL SOYKIRIM yapan, celladına âşık, epistemik köleler yetiştiren Batılıların lejyonerliğini, gönüllü acentalığını yapan bazı üniversitelerimize sesleniyorum, yüksek sesle:
Bu ülkenin üniversitesi değilsiniz siz.
Çocuklarımızı devşiriyorsunuz!
Mankurtlaştırıyorsunuz!
Batı’ya gönüllü acenta yetiştiriyorsunuz!
Lejyonersiniz.
Misyonersiniz.
Kültürel soykırım yapıyorsunuz!
Ülkenin inançlarını, değerlerini aşağılayan celladına âşık çekirgeler yetiştiriyorsunuz!
Kim demiş bu ülke işgal edilmedi diye?
Fiilen işgal edilmedi ama ZİHNEN İŞGAL EDİLDİ.
Ülkenin en parlak çocukları EPİSTEMİK KÖLELERE dönüştürüldü.
Sana da yuh kültürel soykırımcı işgalci üniversite!
KİMİN ÇOCUKLARISINIZ LAN SİZ?
Bu ülkenin mi?
Kölesi olduğunuz, ülkeyi savaşmadan (onlara benzeyerek, özenerek, zihnen kölesi olarak) teslim ettiğiniz eşcinsel, soykırımcı, tepeden inmeci emperyalist Batılıların mı?
Yarın bir savaş olsa masonik baronik şebekelerin, Ne Türk ne de Müslüman olmayan “Beyaz Türklerin” çocukları çok iyi biliyoruz ki, bırakın savaş meydanlarına koşmayı, banka kuyruklarına ve havaalanlarına koşarlar!
Bundan adımız gibi eminiz artık!
Tecrübeyle sabittir bu!
EY “YÜCE!” MİLLET! SEN NE ZAMAN AKLINI BAŞINA DEVŞİRECEKSİN, ARKADAŞ?
Bu tweete saldıracak olanlara bir çift lafım var: Bu ülkenin değerlerini ayaklar altına alan üniversite eğitimini eleştirdim diye bana saldıranlar, benim eleştirilerimin ne kadar doğru olduğunu ispat etmiş olurlar! Biraz zeka lütfen!
Buna rağmen saldırmaya devam ederlerse, ne kadar zavallı, sürü mantığıyla hareket eden, bir düğmeye basılmışçasına aynı tepkileri veren acıklı-şizofren-robot-troller olduklarını ispat etmiş olurlar!
@RTErdogan@iletisim@Yusuf__Tekin@farukyelkenci@erolozvar@YuksekogretimK
***BERLİN ERKEK LİSESİ***
Almanya Federal Cumhuriyetine;
Mütekabiliyet ilkesi gereği ülkenizin başkenti Berlin’de, adı “Berlin Erkek Lisesi” olan bir okul açmak istiyoruz.
Planlamamız şu şekilde olacaktır:
1. Bina olarak merkezi bir cadde üzerinde tarihi bir bina tahsis edilecektir.
2. Pansiyon binası okulla aynı bahçeye bakacaktır.
3. Okula Türk değil Alman erkek ve kız öğrenciler sınavla, üst puan diliminden alınacaktır.
4. Eğitim dili Türkçe olacaktır.
5. Yabancı dil ve sayısal dersler, ülkemizden, MİT ve MEB tarafından özel görevle seçilmişTürk öğretmenler tarafından okutulacaktır.
6. Okulda TÜBİTUR programı uygulanacak ve öğrenciler bu programla Türkiye’deki üniversitelere sınavsız geçebilecektir.
(Bu programla öğrencilerin yüzde doksanı Türkiye'deki üniversitelerde sınavsız okutulması öngörülmektedir.)
7. TÜBİTUR programına katılacak öğrencileri Türk öğretmenler seçecektir.
8. Okulda mezun derneği kurulacak ve bu derneğin, özellikle okul idaresine karşı dokunulmazlığı sağlanacaktır. Dernek, lisenin bahçesine özel ana okulu açacaktır.
9. Öğrenciler arasında devrecilik uygulamasından kaynaklı yaşanan zorbalıklar disiplin yönetmeliği kapsamı dışında tutulacaktır.
10. Mezuniyet törenleri de dahil pilav, aşure vs. günü etkinliklerinde öğrencilerin Alman eğitim yöneticilerine karşı yapacağı bütün protesto ve eylemler, kovuşturmaya tabi tutulmayacaktır.
Belirttiğimiz hususların 30 Haziran 2026 tarihine kadar değerlendirilmesi ve ivedilikle tarafımıza bilgi verilmesini iletiriz.
[NOT: Bu yazı ileri düzeyde ironi içermektedir.]
Çok haklı:
Temel bazı tartışmaları artık bitirmek lazım.
1:Sahiller halkındır.
2:İşyerinizin önü, sizin park alanınız değildir.
3:Kaldırımda motor, bisiklet sürülmez oe'ları.
4:Sokakta başıboş hayvan olmaz.
5:Kadın beyanı esas olmamalıdır.
6:Tiktok yasaklanmalıdır.
https://t.co/djxODK8h4K