ÖĞRENCİ GELİŞİM RAPORLARI HAKKINDA EYLEM KARARI ALDIK
Eğitim-Bir-Sen olarak, öğretmenlere zorunlu tutulan “Öğrenci Gelişim Raporları” uygulamasının öğretmenler tarafından gönüllülük esasına göre hazırlanması yönünde eylem kararı aldık.
Uygulamanın, angarya yasağına aykırılık teşkil etmesi, öğretmenlerin dinlenme hakkını ihlal etmesi ve iş-aile hayatı arasındaki dengeyi aile aleyhine bozacak nitelikte olması nedeniyle öğrenci gelişim raporlarının hazırlanmasının öğretmenlerin isteğine bırakılması gerektiğini ifade ediyoruz.
Kastamonu Teşkilat Buluşmamızı teşkilatımızın güçlü katılımı ve yüksek motivasyonuyla gerçekleştirdik.
Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Şube Başkanımız Orhan Sancaktaroğlu’nun şahsında tüm yönetimlerimize, ilçe teşkilatlarımıza, kadın, gençlik, engelli ve emekli yapılanmalarımıza, işyeri temsilcilerimize ve kıymetli üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Teşkilat Buluşması; siyaset, stk, sendika, bürokrasi, basın, başta olmak üzere teşkilatımızın katılımı ile güzel bir bütünlükte gerçekleşti. Kastamonu’da ortaya konan birlik ve beraberlik takdiri hakediyor.
Başarıları için teşkilatımızı tekrar kutluyorum.
Gayrete, fedakarlığa, mücadeleye devam inşallah.
Niyet hayır, akıbet hayır.
@orhan_sancaktar | @EbsKastamonu
Kastamonu Teşkilat Buluşmamız Yetki Şöleni Tadında Gerçekleşti
Üniversite dahil tüm alanlarda yetkiyi alarak başarılı teşkilat çalışmaları ve teşkilat yapısıyla mesuliyetinin hakkını veren şubemizle, işyeri temsilcilerimizle buluştuk. Tüm alanlarda yetkinin sevincini, coşkusunu paylaştık.
Eğitim-Bir-Sen demek; kavga üzerinden değil, emek üzerinden sendikacılığı büyütmektir.
Eğitim-Bir-Sen demek; sendikacılığı bir dava ve emanet bilinci olarak görmektir.
Eğitim-Bir-Sen demek; Anadolu’yu bir mesuliyet coğrafyası olarak görmek, bu topraklara karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmektir.
Eğitim-Bir-Sen demek; fikirlere saygıyı esas alırken, milli ve manevi değerlere halel getirecek hiçbir yaklaşımı kabul etmemektir.
Eğitim-Bir-Sen, günübirlik tartışmaların değil, kalıcı eser ve güçlü teşkilat bilincinin adıdır.
Teşkilatlarımız her şartta sorumluluk duygusunu diri tutarak yoluna devam ediyor.
@orhan_sancaktar | @EbsKastamonu
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın: (500 bin TL maaş alıyor iddiası)
“Maaşla ilgili, benimle ilgili bir itibar suikastı yapıldı. Buna ilişkin konu yargıya taşınmıştır.
500 bin TL alıyor diye Memur-Sen’e ilişkin itibar suikastı yapılmıştır.
Memur-Sen’de maaşın dışında 1 TL bile alamazsınız. Herhangi bir ek ödeme yoktur.
Maaş olarak 146 bin 500 TL aylık gelir olarak mahkemeye bizzat sunulmuştur.
Biz maaşımızı sendikadan alırız.”
@_aliyalcin_
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
“Oğlum 1300 villanın sahibi değildir.
TOKİ’den alınmış bir ihale. Orada 941 hissedardan oluşan bir kooperatif.
Benim oğlumun orayla tek bağı 750 TL taksit vererek 2+1 eve sahip olmaya çalışmak.
Oğlum adına kurulmuş bir tane inşaat şirketi de yok.
Oğlum emlak danışmanlığı yapan, kendi namına çalışma yürüten birisi.”
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
“Oğlum inşaat mühendisi, emlak danışmanı. Devletle bir işi yok. Piyasada bağımsız çalışan bir inşaat mühendisi.
Oğlumla ilgili haberler algı operasyonu, yalan. Buna ilişkin tekzip talebimizi ilettik.
Memur-Sen Başkanı olarak 2018 yılında aldığımız bir yönetim kurulu kararı var. Memur-Sen adına bir kooperatif kurulamaz.
Oğlumu ilişkilendirenler haysiyetsizdir, şerefsizdir. Oğlum devlet memuru değil, piyasada çalışan bir inşaat memuru. 28 yaşında oğlum.”
BİLİYOR (MU)SUN BU İŞİ TÜİK
2025 yılı mart ayında akaryakıt fiyatları;
Benzinde yüzde 2,5
Motorinde ise yüzde 1,85 düşmüştü.
Tüm maliyetleri doğrudan etkileyen akaryakıt fiyatlarında o günlerde yaşanan düşüşe rağmen TÜİK, 2025 yılındaki mart ayı enflasyonunun 2,46 olarak gerçekleştiğini açıklamıştı.
2026 yılı mart ayında ise akaryakıt fiyatları;
Benzinde yüzde 7,5
Motorinde yüzde 14 arttı.
İğneden ipliğe tüm fiyatlara akaryakıt ücretlerindeki artışın yansımasına rağmen TÜİK bugün 2026 yılı mart ayı enflasyonunu yüzde 1,94 olarak tespit ettiğini açıkladı.
Çarşı pazar fiyatlarını görmezden gelip enflasyon oranını kağıt üzerinde düşürmek kafayı kuma gömmektir.
TÜİK, kafasını kumdan çıkarmalıdır.
Enflasyon altında ezilen eğitim ve bilim çalışanları ile emeklileri görülmeli ve maaşları yapılacak seyyanen zamlarla iyileştirilmelidir.
ARA TATİL UYGULAMASINA YÖNELİK SAHA ARAŞTIRMAMIZ BASINDA GENİŞ YER BULDU
81 ilde toplam 119 bin 709 paydaşın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz saha araştırmamıza; 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci ve 36 bin 116 veli katılmış ve sonuçları basında geniş yer bulmuştur.
“ARA TATİL UYGULAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ: OKUL YÖNETİCİSİ, ÖĞRETMEN VE VELİ” SAHA ARAŞTIRMAMIZ
Kamuoyundaki yaygın kaygıların aksine, öğretmenlerin yüzde 86,9’u ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı tezine katılmamaktadır.
Benzer şekilde, öğretmenlerin yüzde 82,7’si ve öğrencilerin yaklaşık yüzde 80’i (lisede yüzde 80,6, ortaokulda yüzde 78,1) tatil sonrası derslere uyum sağlama konusunda herhangi bir kronik güçlük yaşanmadığını belirtmiştir. Bulgular, ara tatillerin öğrenme kaybına yol açmadığını ortaya koymaktadır.
YKS’ye hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 90,6’sı ve LGS sınavına hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 86,6’sı, ara tatilin ders çalışma düzenlerini bozmadığını ifade etmiştir. Benzer şekilde öğretmenlerin yüzde 86,4’ü de bu grupların akademik temposunun olumsuz etkilenmediğini belirtmektedir.
Ara tatillerin, öğrencilerin biriken akademik yorgunluğunu giderme ve motivasyon yenileme noktasında işlevsel bir araç olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin yüzde 87,3’ü bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını teyit etmektedir.
Çalışan ebeveynlerin çocuk bakımı noktasında ciddi bir mağduriyet yaşadığına dair hipotez, saha verileriyle doğrulanmamıştır. Her iki ebeveyni çalışan ailelerin yüzde 76,2’si uygulamanın kaldırılmasına karşı çıkmaktadır.
Velilerin büyük bir kısmı, ara tatilin izin almalarını zorunlu kılmadığını veya iş yerinde sorun oluşturmadığını belirtmiştir. Bu oran lise velilerinde yüzde 80,3, okul öncesi velilerinde yüzde 69,6’dır.
Velilerin yaklaşık yüzde 50’si, tatil dönemlerinde verilen yoğun ödev ve projelerin, uygulamanın dinlenme ve tazelenme amacını gölgelediğini belirtmektedir.
Ortalama her üç veliden ikisi ara tatillerin çocuğunun kişisel gelişim faaliyetlerine zaman ayırmada önemli bir rol oynadığını ifade etmektedir.
Buna ilaveten ara tatilde, okul döneminde vakit bulamadığı kitapları okumak veya hobileriyle (müzik, resim, spor vb.) ilgilenmek için zamanının olduğunu belirten öğrenciler; ortaöğretim kademesinde yüzde 81,2 iken, ortaokul kademesinde yüzde 75’tir.
Öğretmenlerin yüzde 88,9’u ve velilerin (kademe bazlı değişmekle birlikte) ortalama yüzde 70-77’si ara tatilleri ailece kaliteli zaman geçirmek için önemli bir fırsat olarak görmektedir.
Öğretmenlerin yüzde 52,3’ü mesleki gelişim faaliyetlerinin dinlenme ihtiyacıyla kronolojik olarak çakıştığını, yöneticilerin ise yüzde 46,5’i bu faaliyetlerin niteliksel verimliliğinin düşük olduğunu ifade etmektedir.
Verimlilik eleştirilerine rağmen, öğretmenlerin yüzde 89,6’sı ve yöneticilerin yüzde 72,3’ü ara tatil uygulamasının genel iş performansını yıl boyu olumlu etkilediği görüşündedir.
Raporumuza ulaşmak için: https://t.co/JHHTGFBV6V
İslam Düşmanlığınızı Laiklikle Örtemezsiniz
İslam düşmanlığını laiklik perdesiyle meşrulaştırmaya çalışanlara karşı sözümüz nettir: Ramazan vesilesiyle okullarda evlatlarımıza paylaşmayı, sabrı ve kardeşliği hatırlatmayı hedefleyen çalışmaları hedef göstermek özgürlük değil, ideolojik tahakkümdür.
Laiklik adı altında milletin inancına saldıran, 28 Şubat özlemiyle vesayet dili kuran anlayışa boyun eğmeyeceğiz. Sorun laiklik değil; kaybettiği imtiyazları hazmedemeyen jakoben zihniyettir.
Emekçinin alın terini savunuyoruz; inancına uzanan dile de itiraz ediyoruz. Bu milletin değerleri üzerinden suni kriz üretmeyin. 28 Şubat bitti, eski Türkiye geride kaldı.
🔎https://t.co/RX89p7CBH3