İkili Görevimizin Bilincindeyiz
İktidarın genel oy hakkını ortadan kaldırmak için başlattığı yeni operasyon, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile yeni bir evreye girdi.
Bu tutuklamanının hiçbir meşruiyeti yoktur.
Tutuklama gerekçesi yolsuzluk olsa bile, AKP döneminin bütün siyasi operasyonlarında olduğu gibi, bu süreçte de arkaplandaki dekorun önemi bulunmamaktadır.
Operasyonun amacı, siyaset alanını daraltmak, bundan sonraki benzer müdahaleler için kapıyı ardına kadar açmaktır.
Operasyonun amacının bu kadar net olması, Türkiye’de giderek derinliği artmakta olan ciddi bir yönetme krizinin varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Türkiye’de mevcut sistemin kurumları ve temel aktörleri arasında yaşanan gerilim, sürtünme ve pazarlıklar, bugün yargılama sürecinin kendisi ve onun iktidar medyasına yansıması sırasında apaçık bir biçimde görülmüştür.
Türkiye, uluslararası alanda sürmekte olan derin sarsıntılara da bağlı olarak, iktidarıyla, muhalefetiyle, kurumlarıyla ciddi bir karmaşa yaşamaktadır.
Türkiye Komünist Partisi, bu gelişmelerin kapitalist düzenin temellerini etkileyecek ekonomik, siyasal, toplumsal gelişmeleri tetikleme olasılığını elbette hesaba katmaktadır. Bu nedenle, emekçi halkın çaresizlik içinde düzen partilerinin sayısız hizbi arasındaki rekabetin arasına sıkışmaması için bağımsız ve devrimci bir hattın örgütlenmesi hedefini güncel ve yakıcı bir görev olarak vurgulama ihtiyacı hissediyoruz.
Bir yandan seçme ve seçilme hakkının gaspına ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne dönük bir oldubittiye karşı direncin artması için kararlı bir tutum alırken, diğer yandan da toplumun daha geniş bir kesiminin hizip çatışmaları, örtülü pazarlık ve hesapların hipnoz etkisinden çıkması için mücadele edeceğiz.
Sevindirici olan, bu ikili görevi aynı anda yerine getirmeye başlayan halk kesimlerinin güçlenmesi ve çoğalmasıdır.
Bu çizginin adresi olan Türkiye Komünist Partisi, kararlı, sorumlu ve devrimci tutumunu sürdürmeye devam edecektir.
İzmir Kadın Dayanışma Komiteleri bugün Karşıyaka Çarşı'da "Kadınlar değil, bu düzen yenilecek demek için bir araya gelme çağrısını yaptı.
Sömürüye, yoksulluğa, şiddete #itirazımvar diyenleri #8Mart'ta Karşıyaka İzban'da buluşmaya bekliyoruz
📅 8 Mart Cumartesi
🕔 17:00
📍Karşıyaka İzban Önü
Sömürüye, yoksulluğa, şiddete #itirazımvar diyen tüm kadınları #8Mart’ta Kadınlar Değil Bu Düzen Yenilecek demeye bekliyoruz!
🗓️8 Mart Cumartesi
📍İstanbul | Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Meydanı | 15.00
📍Ankara | Sakarya Caddesi İş Bankası Önü | 17.00
📍İzmir | Karşıyaka İzban Önü | 17.00
"Rusya, Suriye'de İsrail'in İran'a dönük bütün operasyonlarına yeşil ışık yaktı. Aynı şey Hizbullah'a dönük operasyonlar için de geçerli."
Esad'a Rusya ve İran ihanet mi etti?
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan canlı yayında yanıtlıyor.
https://t.co/CDhS86Njwz
🔴 Kadın Dayanışma Komiteleri Seni Çağırıyor
Bizler, Kadın Dayanışma Komiteleri'nde mücadele ile değişir, güçlenir, nefes alır, özgürleşiriz. Ne bugünkü kavgamızı sakınır ne sosyalizm düşümüzden cayarız.
Kadınlara çaresiz, yalnız, güçsüz hissettiren, bizi sömüren bu düzeni değiştirmek için #yalnızolma KDK’lı ol: https://t.co/Ygu1OmDwRl
Kadınların Mücadele ve Dayanışma Manifestosu👇
Boşanan, boşanmak isteyen kadınları öldürdüler. Genç kadınları pencereden aşağı attılar. Küçük kız çocuklarını katlettiler. Bütün bunları engellemeyen, sıradanlaştıran ve bir düzenin yeni doğan bebekleri koruyamamasına ne yazık ki şaşırmıyoruz.
Toplum çürüyor doğru. Ama asıl doğru şu: Kapitalizm çürüyor ve çürütüyor.
Özel sektörün elinde sağlık sisteminin bu hale gelmesi kaçınılmaz. İnsanların sağlığından değil sağlıksızlığından para kazanıyorlar. Özel hastanelerin çıkarı sağlıklı değil sağlıksız toplumdur. İlaç şirketleri daha çok ilaç satmak ister. Gerekirse yeni hastalıklar çıkarır, bağımlılık yapan ilaçlar geliştirirler.
Şimdi özel sağlık şirketleri mercek altında. Unutulur bir süre sonra.
Unutturmamak gerek.
Yenidoğan servislerinde yaşanan rezaletle beraber hileli gıda ürünlerini konuşuyoruz. Şaşırıyor muyuz? Gıda şirketleri kâr etmek zorunda. Kâr etmek için bir yandan işçi ücretlerini buduyor diğer yandan doğal olmayan, zararlı malzemelerle ürünleri ucuza getiriyorlar. Küçük ölçekli üretim yaparak yüksek fiyatları göze alan sınırlı bir tüketici toplama hitap eden butik kuruluşlar dışında bütün büyük gıda şirketleri bu yolun yolcusudur. Bakanlık istediği kadar liste yayınlasın. Konu sadece at, eşek, domuz eti değil.
Sağlık, böyle, gıda böyle, tarım böyle, enerji böyle. Özel silah şirketleri, daha çok savaş ve çatışma çıksın, en azından gerilim artsın ister. Barış olunca silah, cephane satışları düşer. Sokakta herkes birbirini öldürüyormuş! Bu biraz da bütün dünyada daha çok tabanca, tüfek satmak isteyen büyük silah tekellerinin marifeti. Türkiye’de de. Ülkeler savaşsın, sokakta vatandaş çatışsın.
Özel sektör güzellemesi yapanlar bunu verimlilik diye pazarlıyorlar. Verimlilik bebeklerin ölmesidir, hileli gıdadır, tanktır, tüfektir, balistik füzelerdir.
Nobel ödüllü iktisatçıların cilaladığı işte bu berbat çürümüş düzendir.
Devletçi ve planlı ekonomi. Çözüm budur. Toplum, yurttaşlar çürümekten rahatsızsa, bu hedefe kilitlenmeli. Yoksa sağlık bakanlığı ve SGK müfettişlerinin ilan ettiği hastanelere gitmeyerek, hileli gıda satan markaların listesini her sabah kontrol ederek huzura kavuşulamaz. Cepteki ��ç kuruşla zaten hilesiz gıda alınamaz.
Özeliniz batsın, ille de devletçilik!
🔴Komünistler üç büyük ilde yürüdü: İsrail mutlaka durdurulacak!
📢Binlerce kişi, işgalcilere ve ikiyüzlü destekçilerine seslendi: "Bombalarınız, yalanlarınız, kasalarınız direnişi yenemeyecek!"
https://t.co/IgDBp5sFtH
📍İzmir
📢'Memleketimizde ABD gemisi istemiyoruz' diyen İzmir halkı Filistin ile dayanışma için yürüdü: 'İşgalciler her zaman kaybeder!'
https://t.co/0wLhxRplXp
Filistin bayrakları ile poz ver, sonra gidip İsrail'in Filistinlilerin başına yağdırdığı bombaları üreten İsrail Devlet şirketi ile birlikte ortak silah fuarı düzenle. Siyasal İslamcıların, sermayenin, patronların haysiyet röntgeni:
NATO’ya karşı yürüyüşte Adana’dayız. Memlekete sahip çıkmak için İncirlik Üssü'ne doğru ilerliyoruz. #göreve
"Ne zaman bu İncirlik üssü kapatılır, o zaman kendimizi güvende hissederiz. Ne zaman ki Nato bu ülkeden defolur, o zaman bağımsız bir ülke haline geliriz."
İsrail Gazze ve Lübnan’da katliamlar yapar, bütün dünyaya Netenyahu’nun kirli ağzıyla meydan okurken, Azerbaycan’da düzenlenen ADEX silah fuarına “yerli ve milli” Baykar’ın İsrail şirketleriyle birlikte sponsor olması her şeyi özetliyor. Bu fotoğraf da Gazze dayanışması!
Harmandalı tüm engellemelere rağmen çöplüğe karşı mücadeleye devam ediyor. Cuma akşamları 19.30’da “Çöplüğe Karşı Nöbet Yürüyüşleri” sırasında polisin engellemesiyle karşı karşıya kaldık. Yürüyüş yapanı değil mahkeme kararına rağmen evlerimizin önüne kadar çöp dökenleri durdurun.
Egekent örgütümüzden yoldaşımız Hüseyin Gezer'i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz.
Başta ailesi ve dostları olmak üzere, tüm sevenlerinin ve yoldaşlarının başı sağ olsun. Anısı mücadelemizde yaşayacak.
Geminize saklanmanız yetmez! Sloganlarımızı duyacak, pankartımızı göreceksiniz. Bu ülkenin yurtseverleri hep bir ağızdan bağıracağız #YankeeGoHome
Sizi bu ülkeden göndereceğiz #USSWasp#OnurNöbeti
Güzeltepe'de mahalle meclisi ile birlikte kapanması için önüne yürüdüğümüz tarikat yurdu. Tarikat yurdu şu an yanıyor. Güzeltepe Aladağ olmayacak. Daha yurt açılmadan yang��n çıktı. Gençlerimiz, çocuklarımız bu karanlığa mahkum edilemez. Tarikatları mahallemizde İSTEMİYORUZ!
Günlerdir evlerimize kül yağıyor. Devletin kamusal alandan çekilmesi yaşam hakkı dahil en temel insani haklarımızı tamamen sermayenin insafına bıraktı. İnsanı ve doğayı merkeze alan planlı bir afet yönetimi için de sosyalizmden aşağısı kurtarmaz.
Belediyeler Akp den devralınınca tüm pislikleri açıklayan Chp, söz konusu kendi belediyeleri olunca sessizliğe gömülüyor. Şimdi soruyoruz 25 yılda viraneden farksız bıraktığınız, ranta boğduğunuz Çiğlinin paraları nerelere,kimlere dağıtıldı ?
@ciglibelediyesi@OnurEmrahYILDIZ
3 Haziran'da ÇHTM olarak belediye meclis toplantısına katıldık ve Çiğli Belediye Başkanı, borçları "zamanı gelince" açıklayacağını söyledi. Soruyoruz, şeffaf, kamucu bir belediyeciliğin zamanı ne zaman gelecek?@ciglibelediyesi#ÇiğlininBorcunuAçıkla#ŞeffafBelediyeİstiyoruz
@ciglibelediyesi başkanı fazlalık deyip işçileri çıkarıyor sonra takım elbise ile parke taşı döşüyor.
Merdiven yürümüyor, yollar gidilmiyor, vaatler yalan oluyor.
İhaleler oluyor halkın haberi olmuyor. Peki Paralar nereye harcandı, harcanıyor.
#Çiğlininborcunuaçıkla