GÜLE GÜLE -5
LÜTFEN BENİ DUYUN, BENİ ANLAYIN....
Uzun ve belki de sıkıcı gelebilecek bir yazıyla karşınızdayım...
Değerli arkadaşlarım, "gidiyorum" dediğim hâlde bu mesajı size yazdığımın farkındayım. Ancak inanın, gerçekten bu son. Dün gece yaşanan ve hepimizi kızdıran olayla ilgili birçok NGL sorusu aldım. Hatta e-posta (o adrese nasıl ulaştınız gerçekten bilmiyorum) ve DM üzerinden de sayısız mesaj gelmiş.
Dün akşamki olayları ben de takip ettim. Açık söylemek gerekirse ilk başta şaşırmadım; yapımın son bir hamle deneyeceğini düşündüm. Fakat ben uyuduktan sonra paylaşılan videolar, fotoğraflar ve gelişen olaylar, sabah uyandığımda beni bile şoka uğrattı. Böylesine bir kaosu ancak akıl almaz seviyedeki amatörler yaratabilir. En başından söyleyeyim: Bu olayın yapımla zerre kadar alakası olduğunu düşünmüyorum. Olayın, alkolün veya gecenin anlık atmosferiyle gerçekleştiğine inanmak istiyorum. ��ünkü kafamda başka türlü bir izahı yok.
Bakın, meselenin kimin kiminle sevgili olduğuyla ilgili olmadığını anlamanızı rica ediyorum. Asıl facia, asıl iş bilmezlik ve amatörlük şuradan kaynaklanıyor: Dizide eşleştirilen birçok çift var. Ancak içlerinden özellikle gerçek hayatta da uyum göstereceğine inanılan, #isfad ve #erzey olarak tanımladığınız @zeyatilgan ve @erdemsanli35 çifti ön plandaydı. Yapım, menajerler ve kanal bu çifte yatırım yapmayı uygun gördü. Büyük bütçelerden, reklam yüzü olmaktan ve global düzeyde tanınırlıktan bahsediyoruz.
Dün gece bu ikili, tüm bu planlamayı yerle bir etti. Hayranlarını, yapımı, menajerlerini ve kanalı kontrolsüz bir kaosun ortasına sürüklediler. Birçok markanın reklam yüzü olmaları beklenirken, muhtemelen mevcut teklifler bile birer birer geri çekilecektir. Size ve genel izleyiciye tam olarak ne vadettiler, akıllarında ne vardı bilmiyorum. Görünen o ki bu sabah, vadettikleri şeylerin altında ezilmiş iki insan var karşımızda. Üzücü olan ise bunun çevrelerine de yansıyacak olması.
Her türlü eleştiriyi yapma hakkına sahipsiniz; açıkçası en ağır eleştiriyi de hak ettiklerini düşünüyorum. Ancak küfür, hakaret ve aşağılamayı linç kültürünün bir parçası hâline getirmememiz gerekiyor. Haddim olmayarak belirteyim: Bu iki insanı ve çevrelerini, yarın öbür gün telafisi olmayacak yanlışlara sürüklemeyi doğru bulmuyorum. Ayrıca o kadar çok yalan haber ve yorum görüyorum ki... Birtakım magazin sayfalarının uydurduğu, kendiyle çelişen haberleri paylaştığınıza şahit oluyorum. Lütfen o metinleri dikkatli okuyun; birçoğunun yalan olduğunu siz de anlayacaksınız. Linç kültürünün bir parçası olmayalım. Gerekirse eleştirelim, takibi bırakalım, yalnızlaştıralım ama birilerinin yalan ve iftiralarını doğruymuş gibi ulu orta yaymayalım.
Daha önce de bazı gerçekleri sizlere aktarmaya çalıştım. Bazılarınız bana kızdı, öfkelendi, küstü. Fakat daha sonra gelip "Teo haklıymışsın" dediniz. İnanın bununla övünmekten hayâ ederim; bütün samimiyetimle keşke dediklerim hayal ürünü olsaydı diyorum. İkili insan ilişkilerini yorumlamakta her zaman zorlandım; şirketleri, yapıları ve bireyleri tahlil etmek benim için hep daha kolay olmuştur. İnsan ilişkilerinde daima açık beyan aradım, bugün de yarın da aynısını yapacağım. Yine kızabilirsiniz fakat doğrunun bu olduğuna inanmaya devam edeceğim.
Haftalar önce "arkadaşlar etkileşimi keselim" derken de aynı duygular içindeydim; gelip bana kızmıştınız. Biliyorum, şimdi de yazdıklarımdan dolayı kızacaksınız. Protesto amaçlı yaptığınız her eylemi desteklemekle birlikte, adalet terazinizin şaşmamasını umut ediyorum. Birine olan öfkeniz, başkasına yapılan yanlışı örtmesin. Dün gece ortada tek bir kişinin hatası yokty; bu ikili düzende iki taraf da hatalıydı. O nedenle hedefe sadece bir kişiyi koyup "vurun abalıya" mantığıyla hareket edilmesini ahlaki bulmuyorum.
Dediğim gibi, özünde bu iki oyuncuyu da seviyorum ancak dün gece yaptıklarının kesinlikle yanlış olduğuna inanıyorum. Evet, üzgün değilim; kızgınım. Her ne kadar kızgın olsam da öfkemin, onlar hakkındaki adalet duygumu zedelemesine izin vermemeye gayret ediyorum. Size akıl vermek haddim değil; bu doğru da olmaz. Sadece hem vicdanlarınıza hem de akıllarınıza sesleniyorum: Lütfen beni duyun, beni anlayın...
Son olarak; ortada bir kriz var ve bu krizi yönetmesi gereken yetkililer var. Başta yapımcı @OGMPictures olmak üzere; Erdem Şanlı'nın menajeri Buket Kahraman, Zeynep Atılgan'ın menajeri Berna Konukman, Ali Öner ve Naz Sayıner'in menajerleri ve tabii ki @trt yönetimi... Temennim, bu krizin doğru ve şeffaf bir şekilde yönetilmesidir.
Aylar öncesinden bazı iddialar hakkında talep ettiğimiz ama alamadığımız cevapları ve şeffaflığı umarım şimdi görebiliriz. Aksi takdirde, büyük bir ticari zarara ve en önemlisi, insan itibarının had safhada kaybedilmesine sadece bir adım uzaktayız.