💡Yapı Kayıt Belgesi uygulaması kapsamında, devletin çağrısı üzerine başvuruda bulunan ve yasal olarak öngörülen bedelleri ödeyerek yapılarını kayıt altına alan vatandaşlar, günümüzde belge iptalleri, idari para cezaları ve yıkım kararları ile karşı karşıya bırakılmaktadır.
💡Belediyelerin uzun yıllar imar planlarını hazırlamaması, 6360 sayılı Büyükşehir Yasası sonrasında kırsal alanların plansız bırakılması ve idarenin planlama sorumluluğunu yerine getirmemesi, mevcut mağduriyetlerin temel nedenlerini oluşturmaktadır.
💡İmar Barışı düzenlemesi bir af niteliği taşımamakta olup, fiili durumun tespit edilmesine yönelik bir düzenleme olarak hayata geçirilmiştir. Buna rağmen, geçerli şekilde düzenlenmiş Yapı Kayıt Belgelerinin sonradan iptal edilmesi, hukuki güvenlik ve kazanılmış haklar ilkesine açıkça aykırıdır.
💡Deprem ve afet riski gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, yapıların kayıt altına alınması; sağlam yapıların korunması, riskli yapıların ise güçlendirme veya dönüşüm süreçlerine dâhil edilmesi kamu yararı açısından zorunludur. Yapı Kayıt mağduriyeti bireysel değil, toplumsal bir sorundur ve vatandaşın devlete olan güveninin yeniden tesis edilebilmesi için kalıcı ve kapsayıcı bir yasal düzenlemenin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir.
#YapıKayıtMeclise
@RTErdogan@csbgovtr