Dünyanın en devrimci eğitim sistemi: #KöyEnstıtüleri
Kuruluşunun 86. Yıldönümünde (17/04/1940)
Yazan: Buket Şahin
“Dünyanın en güzel okullarını, eğitim sistemine Türkler hediye etmiştir.” #JohnDewey (1859–1952)
#PactForTheFuture#CompulsoryPeaceICTsEdu
https://t.co/u44GTsvv2T
Bugün 17 Nisan, Köy Enstitütülerinin kuruluşunun 86. yıldönümü (1940). Bugünün dünyasında acilen küresel baz da resmi eğitim sistemine (K-12)dahil edilmesi gereken ve doğrudan insana ve geleceğine yatırım yapan bir eğitim sistemi. #SDG4#PactForTheFuture#CompulsoryPeaceICTsEdu
@yerelce@IBB_Ataturkktp@doganhizlan Teşekkür ediyorum. Hareket halindeyim ve bir fırsatını bulunca, eposta göndereceğim. Paylaşımlar ve desteğin için çok teşekkür ediyorum. Seferihisar'dan selamlar...
IŞIK BİNYILI MULTİ-MEDYA, KÜLTÜR, SOSYAL DESTEK VE GELİŞTİRME DERNEĞİ’NİN (Kısa adıyla: https://t.co/e749WcACKO)
5. OLAĞAN GENEL KURUL DUYURUSU
21 Şubat 2026, Cumartesi, saat 12:00 – 13:30
#GenelKurul#IşıkBinyılıOrg#isikbinyili#İstanbul#STK
https://t.co/9dud05ngy4
Laik Cumhuriyet Karşıtlarının Çarpık Tarih Okumasına Cevap👇
📌Atatürk Türkiye'si, laik Cumhuriyet, dünyada birçok ülkeden önce, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verirken kadınların başının açık veya kapalı olmasını değil, kadınların temel haklarına sahip olmasını, meclise girip ulusu temsil eden kadınların da ulusun haklarını savunabilecek eğitimli, bilgili, görgülü, örnek insanlar olmasını esas almıştı.
📌Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçilirken Türkiye'de nüfusun yarıdan fazlasını oluşturan kadınların en temel medeni ve siyasi hakları yoktu. 1927 Nüfus Sayımına göre Türkiye genelinde birçok ilde kadınların okuma yazma oranı yüzde 0 ile yüzde 1 arasındaydı. Böyle bir toplumda Cumhuriyeti kuran Atatürk, kadınlara seçme seçilme hakkı verirken kadınların başının dışına değil, içine bakmıştı.
Örneğin, 26 Ekim 1933'te 2329 sayılı kanunla kadınlara köy muhtarı ve heyetlerine seçilme hakkı tanıdığında 1933'te Aydın, Çine, Demircidere köyünden Türkiye'nin ilk kadın muhtarı seçilen Gül Esin (Übbül'ün) başı kapalıydı.
📌1935 yılında TBMM'ye giren Türk kadın milletvekillerinin çoğu yüksek eğitimliydi; 18 kadın vekilin sadece 2'si ortaokul mezunuyken 16'sı lise, kolej ve üniversite bitirmişti. 18 kadın vekilin 13'ü yabancı dil biliyordu. (4 Kadın vekil iki yabancı dil biliyordu.) 8 vekil öğretmen, 6 vekil okul müdürü, 1 vekil belediyeci, 2 vekil çiftçi, 1 vekil de deri hastalıkları uzmanıydı.
📌Ayrıca yine din bezirganı Cumhuriyet düşmanlarının iddia ettiği gibi 1935'te TBMM'ye giren kadın vekiller gayrimüslim de değildi. 1935’te TBMM’de yer alan azınlık milletvekilleri toplamda 4 kişiydi. Bunların hepsi bağımsız milletvekili olmakla beraber, hiçbiri kadın milletvekillerinden değildi.
(Bkz.https://t.co/eEoiZqKHU7)
📌1935'teki Meclise 18 kadın milletvekili girdi. İlk çok partili seçimde bu sayı 9'a, DP'nin iktidar olduğu 1950 seçiminde ise 3'e düştü. 2007'ye kadar 1935'teki kadın milletvekili oranını geçen meclis yok. Türkiye demokrasiye geçtikten sonra, demokrasinin bir gereği olarak kadın vekil sayısının artması gerekirken azalmış olması dikkat çekicidir.
Bu arada;
Atatürk, kadın kıyafeti konusunda şapka devrimine benzer bir devrim yapmadı. Laik Cumhuriyet, kadınları kılık kıyafet konusunda bilinçlendirdi, çağdaş kılık kıyafeti özendirdi. Sadece bazı belediyeler peçe ve çarşaf yerine manto vb kıyafetler giyilmesi yolunda tavsiye kararları aldı. Atatürk döneminde kadınların başörtülerinin zorla açıldığı şeklindeki iddialar gerçek dışı birer yobaz yalandır. Bu konuda gerçeği öğrenmek için dönemin sokak fotoğrağlarına bakmak bile yeter. Örneğin Atatürk'ün cenaze töreninde onun ardından ağlayanlar arasında çok sayıda başörtülü kadın olduğu görülecektir.
Asıl Konu
Türkiye tarihinde kadın söz konusu olduğunda asıl üzerinde düşünülmesi gereken konu, Cumhuriyet kurulurken hiçbir medeni ve siyasi hakka sahip olmayan Türk kadınına, Atatürk'ün laik Cumhuriyeti'nin medeni ve siyasal haklar verdiği; okula gönderilmeyen kız çocuklarının okula gönderildiği, eğitim öğretim gören Cumhuriyet kadınının her alanda çalışarak, üreterek başarılı olduğu gerçeğidir.
Asıl konuşulması gereken konu, din bezirganı yobazların, bağnaz tarikat, cemaat mensuplarının, "Yasak, günah, caiz değil" diyerek kız çocuklarını okutan, kadına medeni ve siyasal haklar veren laik Cumhuriyeti, "dinsiz, zındık" ilan ettikleri bir ortamda Atatürk'ün, kız çocuklarının eğitimine büyük önem vermesi, laik Cumhuriyet'in, kadınlara medeni ve siyasal haklar tanımasıdır. İslam dünyasında bugün bile birçok ülkede kadınların sahip olmadığı hakları Türk kadının yaklaşık 85-90 yıl önce elde etmiş olmasıdır.
Atatürk ve Cumhuriyet karşıtları, asıl düşünülmesi gereken bu konuları konuşmak yerine, dini üzerinden Cumhuriyete saldırmak için tarihi gerçekleri utanmazca çarpıtabilmektedir.
Güncellenmiştir: CENGİZ ÖKSÜZ, İstanbul Şubesi Bşk., Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği
• 41. TÜYAP #İstanbul@kitapfuari nda (Beylerbeyi), Marmara Salonu'nda, "Dijital Bilişim Teknolojileriyle, #MecburiBarısEğitimi" üzerine panelimize davetiyenizdir. Saat: 17:00 #isikbinyili
41. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarında https://t.co/SY4cGtMiRZ üyelerimizden #İlknurArı, fuarın ikinci gününde standımızda tam gün gönüllü destek verdi. Fuara katılımımızın en güzel yanlarından birisi de üyelerimiz arasında bir heyecan yaratmasıdır. @kitapfuari#isikbinyili