uzun yıllar hayvancılıkla uğraşmış biri olarak olayın sadece maddi olmadığını çok iyi anlayabiliyorum. dilerim bir hayırsever bu aileye yardımcı olur. alıntılara 7 çocuk yapmasaymış yazan andavalları da allaha havale ediyorum.
Ah aldınız, kötülük yaptınız, kalp kırdınız, hakaretler ettiniz, şiddet uyguladınız, aldattınız, umut verip yarı yolda bıraktınız, seviyorum diyerek kandırdınız yani özetle Allah’ı hiçe saydınız. Gram mutlu olamayacak, mutluluk göremeyecek, her işinizde başarısız olacaksınız sadece her şeyin zamanı var, şu an her şeyin çok güzel, çok yerli yerinde olduğunu falan düşünüyorsanız bilin ki her şey ters düz olacak ve sandığınız yerlerden kırılıp bin beter olacaksınız, kim kimi kırdıysa, kim kime kötülük yaptıysa onun kapısında, ondan helallik isteyecek, dilerim ki o helallikleri de alamadan bir ömür mutsuz, huzursuz, pişman olarak yaşarsınız.
Az önce beni şoka sokacak bir olay dinledim. 6 Şubat depremi sürecinde Türkiye'deydim ve deprem olduğu gibi Trabzon'a gelen depremzedelere elimizden geleni yaptık. O süreçte Adıyamanlı bir aile bizim ikinci ailemiz oldu. Birlikte yedik içtik, dertleştik.
Seher'le o zaman tanıştım. Annesini 16 yaşında kaybetmiş. Teyzeleri büyütmüş onu. Bi abisi var onu da depremde kaybedeli 10 gün olmuştu. Yaşayan öl�� gibiydi.
Depremden önce sınava girmiş, ne torpil ne bişesi var, hakkıyla Adıyaman Gelir İdaresine atandığı haberini aldık. Yemin ediyorum kendim atansam o kadar sevinmem. Sarılıp ağlaşıp vedalaştık havalimanında.
Üç sene o kurumda verilen tüm işleri hakkıyla yapmış ve bir gün müdür çağırmış. "Senin belgelerin eksik biz D1 ehliyet istiyoruz sen B1 vermişsin" deyip hakkında yazı yazmış. İki saatte kızı görevden atmışlar. Dava açmışlar ama hiçbir sonuç olmamış. Belgeleri komisyon inceliyor ama fark etmiyor, komisyon da suçlu bulunmuyor.
Seher şimdi annesiz, abisiz ve işsiz. Psikolojisi tekrar çökmüş.
Ya soruyorum yetkililere sizin hiç vicdanınız yok mu? Hayata tutunmaya çalışan gencecik bir kadına bunu neden yaptınız?
Adıyaman'daki devlet erkanı bu işe el atın yazıktır günahtır, yapmayın bu kıza işini geri verin! Bu kızın tek suçu dürüst olmak ve torpili olmamak. Eminim bu tweetten sonra Seher'in sorununu hep beraber çözeceğiz. Lütfen rt edin, yetkililere ulaştıralım!
Bana dürüstçe açıklama yapıldığında her şeyi tolere edebiliyorum. Ne kadar ağır ya da kırıcı olursa olsun, gerçeği duymaya her zaman hazırım. Ama yalan söylendiğinde ve bunu bildiğimde sinirden deliye dönüyorum. Çünkü o an mesele sadece söylenen yalan değil, karşımdakinin beni aptal yerine koymasıdır. Dürüst bir itiraf, bir hata yaptım ama sana ve aramdaki ilişkiye saygı duyuyorum demektir. Gerçeği bildiğim halde o yalanı dinlemek ise zekama ve iyi niyetime yapılan büyük bir hakarettir. İnsanlar hata yapabilir, yanlış yollara sapabilir ya da benden uzaklaşabilir; bunları anlayışla karşılayabilirim. Benim toleransım kusursuzluğa değil, içtenliğe ve cesarete.
Göz göre göre söylenen tek bir yalan, aradaki bütün geçmişi ve güveni saniyeler içinde yok etmeye yeter. Gerçek ne kadar acı olursa olsun kabulümdür, ama korkakça arkasına saklanılan hiçbir sahte hikaye benim dünyamda yer bulamaz.
korkmuyorum çünkü içimdeki karanlıkla barışalı çok oluyor ama yine de kalbim karanlıkta kalmama gönlü el vermeyen birini arıyor yalan değil... benim gibi düşünenlerin işi zor zira bu aralar korkaklık yeni moda.
-Aysel gitti.
+Onun için mi üzgünsün ?
-Yoo.
+Döner herhalde. Üzülme ne olursun.
-Dönse de fark etmez.
+Neden?
-Artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. Bir kere gitti mi gitti. Yüzüne baktığında hep bunu hatırlarsın.
Hayatta bana gelen hiçbir şey kolay olmadı bununla ara ara tokat gibi yüzleşmek kendimi kendime getirmek açısından iyi oluyor çoğunlukla insan kendini kandırıyormuş.
Ne kadar büyük bir yanılgının içindeymişiz heyhat!