Timur Soykan, Menzil Tarikatı’nın 50 milyar TL’lik servetinin soruşturulması çağrısında bulundu:
• Tarikatları da soruşturun.
• Menzil Tarikatı’nın 50 milyar TL’lik mal varlığı var.
• Babaları öldükten sonra paylaşamıyorlar o müritlerin parasını.
• Birbirlerini suçluyorlar. Vakıfların mallarını tek tek üzerlerine almışlar.
• Bunları da araştırın. Bir dava açılmıyor. Güçleri yetmiyor mu yani?
• Menzil’de müritlerin paralarıyla, bağışlarla o mal varlıklarını yapmışlar.
• O binaları almış, o şirketleri kurmuş, o hastaneleri kurmuşlar.
• Onlar neden soruşturulmuyor?
Haluk Levent soruşturma dosyasında ifade veren Esin Önder Çağlayan,
Haluk Levent’in yapım şirketinden alacağını tahsil edeceği, sosyal yardım projeleri ile kripto para platformu kurulacağı yönündeki anlatımlara inanarak parça parça yaklaşık 70 milyon dolar verdiğini öne sürüyor.
İfadesine göre bu paraya karşılık ekspertiz değeri yaklaşık 35 milyon dolar olan 68 taşınmaz devraldı.
Çağlayan’dan Yeliz Kaya’ya 1 milyar 26 milyon liranın üzerinde para transferi tespit edilmiş
Çağlayan ,Önder ailesinden Haluk Levent’e vermek üzere 2 Milyar Türk Lirası borç almış.
Bu paralar nasıl paralar arkadaş!
Sanayide dönüşüm için kaynak ayırmıyorsunuz.
İşgücünün niteliğini artıracak politikalara yatırım yapmıyorsunuz.
Turizmin yapısal sorunlarını çözmüyorsunuz.
Sonra da bütün bu sorunları İşsizlik Sigortası Fonu’ndan dağıttığınız prim destekleriyle gizlemeye çalışıyorsunuz.
Üretmeyen, dönüştürmeyen, sadece örten bir ekonomi anlayışı: Fondöten ekonomisi.
Gece yarısı, etki analizi yok, kamuoyu bilgisi yok, komisyonun değerlendirme imkânı yok…
Nükleer santrallere sağlanacak vergi muafiyetleri, hiçbir etki analizi yapılmadan gece yarısı Plan ve Bütçe Komisyonu’nun önüne getirildi.
Vatandaşa gelince her kuruşun hesabını soranlar, milyarlarca liralık yeni vergi istisnalarını torba yasaya sıkıştırıyor.
Kamuya maliyeti hesaplanmadan, Meclis’in denetim görevi işletilmeden, böylesine önemli düzenlemelerin torba yasaya sıkıştırılmasını kabul etmiyoruz.
Meclis, böyle kritik düzenlemelerin apar topar geçirileceği bir noter değildir.
YARIM KALAN ADALET ADALET DEĞİLDİR
Bugün yakınlarını kaybettikleri Kartalkaya'dan Ankara'ya yürüyen Kartalkaya Aile Platformu ile beraber yürüdük.
Tek istedikleri adaletin yerini bulması ve bu faciada sorumluluğu olan herkesin yargı önüne çıkması..
Kafalarında ise bir sürü soru işareti var:
1) Ancak aylar sonra bakanlık yetkililerine soruşturma izninin çıkması ve iddianamenin hala hazırlanmaması
2) Görevini başarıyla yapan mahkeme başkanının başka bir yere atanması ve ileride bakanlık yetkililerinin yargılanması durumunda bu mahkeme başkanının olmayacak olması...
3) Öfkelendikleri şeyler de var. Hala Kartalkaya faciası ile ilgili videolar dönerken karşılarına ETS reklamlarının çıkması gibi. Ben ise o haysiyet yoksunu kişiyi bildiğim için çok şaşırmıyorum. Yargılanacağı günleri bekliyorum.
Kartalkaya Aile Platformu'nun bir de isteği var. Cumartesi sabah yürüyüşlerini Ankara'da bitirecekler. Onlara 6 Şubat depreminde, İliç faciasında yakınlarını kaybedenler de eşlik edecek.Onlarla beraber olmamızı ve seslerini duyurmamızı bekliyorlar.
Bizler orada olacağız, sizleri de bekleriz!
Haksız tutukluluğunun ardından bugün özgürlüğüne kavuşan; cezaevindeyken çok zor bir ameliyat geçiren Genel Sekreter Yardımcımız Erdal Celal Aksoy'a hoş geldin dedik.
Ekrem Başkanımıza, tüm yol arkadaşlarımıza kavuşacağımız günler yakındır.
Özgür Özel: "Sn Erdoğan'a sesleniyorum.
Bir gün güç elimde olsa, günahı yokken Bilal'i evinden, eşinin çocuğunun önünde aldırtıp haksız yere içeri atsam; ne hissedersin?
Onu hissediyorum şu anda onu hissediyorum ‼️"
Gelelim asıl konuya. Faizleriyle birlikte 3 Milyar dolara ulaşacak bu tazminata neden olanlar, kimler, özel kararnamelerle korundular mı? Sorumlular ortaya çıkacak mı?
İBB Meclisi 2. Başkan Vekili Gencay Özcan:
Kararı AKP’li Meclis Üyeleri alıyor, tutuklanan GOP Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe oluyor!
Ne rüşvet verdiğini söyleyen var,
Ne rüşvet aldığını kabul eden!
Peki, Hakan Bahçetepe neden tutuklu?
1,4 milyar dolar ceza ödeyeceğimiz Barzani ile petrol ticareti hakkında halkı yanıltmayıcı bir bilgiyi vereyim;
2011'de İstanbul'da Powertrans adıyla bir şirket kuruldu. Aslında offshore şirketiydi ve Singapur merkezli fon şirketleri tarafından yönetiliyordu.
Görünürde patronu olmayan Powertrans'ın hiseedarları arasında Türkiye'den, çok manidar isimler yer alıyordu...
Yine 2011'de bakanlar kurulu kararıyla Irak petrollerinin Türkiye üzerinden satın alınması, depolama, iç ve dış pazarlara sevkıyatı için Powertrans'a imtiyaz yetkisi verildi.
Petrolün satın alınıp piyasaya arz sürecine kadar tüm işlemler Powertrans tarafından yürütüldü.
Irak merkezi hükümetinin izni ve iradesi dışında PKK hamisi Barzani ile Türkiye arasındaki bu karlı petrol ticareti Powertrans'a ihalesiz verildi...
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin son kararı ile birlikte tablo şu;
Powertrans ve Türkiye'deki manidar hissedarları ceplerini doldurdu, 1,4 milyar dolarlık ceza gariban Türk halkına kaldı...