Bunun yemi var, veterinerlik hizmetleri var, elektrik gideri var, su gideri var, çalışan kişi sayısına göre maaş ve SGK tarzı gideri var. 12 ay üzerine hesaplarsak aylık 275 bin lira kazandığını düşünüyoruz bir de bunun vergisi var.
İyi güzel de toplu taşımanın seyrek ya da hiç olmadığı bölgeler var. Örneğin Bakırköy Bağcılar ve Esenler'de oturup da Çerkezköy'deki fabrikalara giden çok insan tanıyorum.
Dünyanın hiçbir metropolünde personel servisi diye bir şey yok. Bu uygulama sadece bizim ülkeye mahsus ve evet İstanbul trafiğinin en büyük sebeplerinden biri personel servisleri. Bu uygulama yasaklanırsa trafik büyük oranda rahatlar.
Cumhurbaşkanının atadığı isimlere yüksek bedellerle bu fonlara girin çok daha mislini kazanacaksınız diyen Mossad mı?
Milleti nasıl a**** yerine koyuyorsunuz?
Dönel ada içinde olanın geçiş üstünlüğü var. Ehliyet sınavını geçmek için ezberlenen bilgiler pratik hayatta kullanılmıyor. Yerine insanın en büyük, en köklü hastalıklarından bencillik galip geliyor.
İşi alan müteahhit yetkin insan çalıştırmıyor. İşi veren belediye taşerona mühendis bulundurma zorunluluğu getirmiyor yada kağıt üstünde gördüğü teknik personelin yeterliliğine kanıyor. Denetleme yapmıyor. Yolun eğimi belli, yağmur suyu altyapı yeri ve kotları belli. Netcad yada AutoCAD'de kotları git tasarlasın. Ama yoookkk! Milletin parası çok ,denetleyen yok, hakkını soran yok.
İstanbul'da bu minibüs işinin artık kaldırılması lazım. Yolcunun olmadığı zamanlarda, İETT otobüsünün önünde 10 km hızla gider. Kafasına göre durur, kafasına göre hareket eder. Dilerse kırmızı ışıkta durmaz gider. Minibüsü yolda öyle bir yanaştırır ki "geçsene der buradan " milli milimine geçmeye çalışırsın. Ellerinde telefon, turşu gibi tıka basa doldurulmuş yolcular, kapıları açık şekilde sürmeye devam ederler. Bunlara gerek yok, bu mesleğin bir an evvel İstanbul'da bitmesi lazım.
Ülker'in sahibi Murat Ülker diyor ki "halkımız günde 2 milyona yakın gofret tüketiyor". Ve düşünün Ülker adam akıllı vergi vermediğinden dolayı böyle bir satışı yapan firmanın sahibi vergi rekortmenleri listesine bile değil.
Farik ve mümeyyiz olduğum günden bu yana temel ilke olarak kabul ettiğim hakkaniyet, hukuk, adalet ve helal-haram ayrımı her zaman değişmez ölçüm olmuştur.
Merhum anne ve babamdan ve eğitim hayatımda ders aldığım tüm hocalarımdan edindiğim en önemli değerler bunlardır.
Bu kavramların algılanan ve bilinen anlamları itibariyle hesap veremeyeceğim hiçbir eylem ve işlemim olmamıştır.
Hukuk, kendi mecrasında hiçbir etki ve müdahale altında kalmadan işleyecektir. Gerçeklerin bütün açıklığıyla ortaya çıkacağına inancım tamdır.
Ancak birkaç hususu dile getirmek istiyorum: Yargısal faaliyetlerde karar mercii, tarafsız ve bağımsız yargıdır.
İddiaların bütün yönleriyle araştırılması ve vatandaşlarımızın birikimlerinin korunması temel hedefimizdir.
Sosyal medya unsurları, hüküm kurgulamaya kalkışmamalıdır.
Oğlumun ticari eylem ve işlemlerinin legaliteye ve ahlakiliğe uygunluğu konusunda zerre kuşkum yoktur.
Gerçeklerin ortaya çıkmasından zerre kadar çekincem yoktur ancak bir itibar suikastine de asla ve asla müsaade etmem.
Soruşturma bahane edilerek şahsımıza ve hazırlık evresinden bu yana kurucularından birisi olduğum AK Parti’mizi karalama çabası içinde olanlara da geçit vermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.
Siyaset anlayışımızın temeli milletimize karşı taşıdığımız sorumluluk ve temsil ettiğimiz değerlerdir. Dün olduğu gibi bugün de yolumuza başımız dik ve aynı kararlılıkla devam ediyoruz
Rusya'nın Tula şehrinde şantiyede işe başlamıştım. Sabah kahvaltıda sallama poşet çay, bir kibrit kutusu kadar peynir, 5 zeytin, 1 kutu reçel, bir yumurta veriyorlardı. Zor durdum ( çok soğuktu).