Ormanı yaşam alanından sepere esip korumaz, girişini yasaklayıp ağır cezalar uygulamazsan bu acıyı çok yaşarız!!
Marmaris'teki yangını çıkardığı iddia edilen çocuklar: 'Kitap yakıyorduk, alevler çoğaldı' https://t.co/8yaNHY64je
“Müslüman olmayana Türk denmez” diyenler var.
-Cumhurbaşkanlığı forsunda yer alan 16 Türk Devleti’nden Büyük Hun, Batı Hun, Avrupa Hun, Ak Hun, Göktürk, Avar, Hazar, Uygur Devleti Müslüman değillerdi ama Türk’tü. Forstan mı kaldıralım...
-Şu anda yaşayan Çuvaş, Gagavuz, Karay, Altay, Tuva, Yakut, Hakas, Sarı Uygur Türkleri Müslüman değil ama Türk’tür.
-Türk Ordusu’nu kuran Mete Han Müslüman değildi ama Türk’tü. Müslüman olmadığınız için Türk değilsiniz mi diyeceğiz?
-İnsan bu dönemde cehaletin tanımını yapmakta zorlanıyor. Cehalet bilinçli bir tercih…
Bakın, bu videoda gördüğünüz cennet yer, "Milli Takım oyuncularına villa hediye ediyoruz" bahanesiyle katledilmek istenen bölgedir. Burası, yıllardır birinci derece sit alanı olarak korunan, nesli tükenmekte olan binlerce canlıya ev sahipliği yapan ve antik kent dokusuna sahip muhteşem bir doğa harikasıdır. Bizim uyanık Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, futbolcular üzerinden bu cennet yerin reklamını yaptırarak, bugüne kadar korunması için alınmış tüm mahkeme kararlarını hiçe sayıyor. Sit alanı olan bu bölge için yeniden mahkemeye başvurup onay çıkartarak, imara açılan bu yere tam 4 bin adet villa inşa edecek…Hiçbir futbolcumuz bu evleri istemezken "Zorla bu çocuklara evlerini vereceğim" diyerek haber ve basında algı oluşturup, arka tarafında 9.7 milyon metrekarelik devasa doğayı katledecekler.
Milli takımın villaları istememesine rağmen İbrahim Hacıosmanoğlu'nun neden zorla o villaları yaptırıp vermek istediğini biliyor musunuz…Çünkü o bölge sit alanı. Milli takım üzerinden bütün izinleri çıkartıp, birinci derece korunması gereken o bölgeyi yaşam alanına çevirerek tam 4000 tane villa yapacaklar..Bunu hayata geçirebilmek için de basını ve medyayı çok güzel kullandılar, durumu futbolculara "Milli Maç Hediyesi" olarak servis ettiler..O yasaklı bölgenin eski sahibi Ali Ağaoğlu'ydu. Eskisi gibi gücü ve imkanı kalmadığı için, projeyi TFF'nin başına geçen İbrahim Hacıosmanoğlu'na devretti. O da elindeki bütün imkan ve gücü bu doğrultuda çok güzel kullanarak izinleri çıkardı. Üstelik kamuoyu algısı yaratılarak yaptırılan haberlerde, sanki sadece milli takımdaki oyuncu sayısı kadar villa yaptırılacağı söyleniyor ama maalesef gerçek bu değil..Toplamda 4 bin tane villa yapılacak. Ve birinci derece korunması gereken sit alanında yüzlerce yaşayan canlı var..Hem doğaya hem de hayvanlara yazık olacak..Umarım proje iptal edilir, futbolcular da adam gibi çıkıp "O villaları istemiyoruz" diye basın açıklaması yapar. Çünkü bizler hiçbir zaman yapılan bu kötülüğü unutmayacağız.
🗣️ TFF Başkanlığı’na aday olduğunu açıklayan Uğur Meleke’nin bazı vaatleri;
• Yabancı sınırını tarihe gömmek: 20 yılda 14 kez değiştiği için artık hiçbir ciddiyeti kalmamış, bence Türk futbolunda cehaletin simgesi olan yabancı sınırını tarihe gömmek. Onun yerine “yabancı vizesi uygulaması” getirmek. Bir yabancı futbolcunun Süper Lig vizesi alabilmesi belli bir puan toplaması koşulu oluşturmak. Sporcunun yaşı, ülkesinin FIFA sıralaması, geldiği ligin kategorisi, üst ya da alt grup millilik, geçtiğimiz sezon oynadığı müsabaka sayısı gibi kriterlere puanlar atamak. Ve totalde belli bir puana ulaşan sporcuya vize vermek.
• Ligi 16 takıma düşürmek: 16 takımlık-30 haftalık Süper Lig, 5 Avrupa bileti ve 4 küme düşeniyle son maça kadar herkesi yarışta tutacak. 240’ta 240 kaliteli müsabaka olacak hedef. Üst üste iki hafta içi Avrupa maçı olduğunda hafta sonuna lig koymama özgürlüğü getirecek. İki “kupa hafta sonu” takvimiyle, Türkiye Kupası’na olan ilgi de artabilir bu sayede.
• Lig fikstürünü serbest bırakmak: Milli maç öncesine derbi koymama saçmalığını tarihe gömmek. Tümüyle önceden atanmış derbi haftalarından vazgeçmek ve bütün takımları eşit koşullarla kuraya sokmak.
• Havuz dağılımına tribün kriteri: Halen yayın havuzunun yüzde 48’i tüm takımlara eşit, yüzde 46’sı puan primi, yüzde 6’sı da sıralama primi olarak dağıtılıyor. Benim amacım, bu üç kriterin yanına “tribün kriteri”ni de eklemek. Stadına daha fazla seyirci çeken kulüp, havuzdan da daha fazla pay almalı.
• Kulüplere teknik adam sınırı: Nasıl bir teknik direktörün bir sezonda maksimum iki takımla sözleşme yapma sınırı varsa, aynı koşulu kulüplere de getirmek. Herhangi bir sebeple bir yılda ikinci teknik adamıyla da yolları ayıran kulübe altyapı sorumlusuyla sezonu tamamlama zorunluluğu.
• Takım elbiseli holiganizme son: Ben Türk futbolunda bir “hakem sorunu”ndan çok “yönetici sorunu” olduğunu düşünenlerdenim. 6222 sayılı sporda şiddet yasasının da, futbol disiplin talimatının da yeniden yazılması, ne işe yaradığı bilinmeyen 45 günlük hak mahrumiyeti gibi komikliklerin yerini caydırıcı cezaların alması, ‘takım elbiseli holiganizm’in son bulması gerek.
• Boğaziçili/ODTÜ’li hakem kadrosu: Türk futbolunda Boğaziçili, ODTÜ’lü hakemlerin sayısını artırmak, hakemliği beşinci sanayi devrimine hazırlamak. Zaten birkaç sene içinde tüm saha çizgileri şahin gözü teknolojisiyle donatılacak. Futbol toplarında ve kramponlardaki küçük çipler sayesinde aut-korner taç-ofsayt gibi dertler kalmayacak. Temasların şiddeti hakemin saatine gelecek. Hakemlik hususunda mafyatik jargondan çıkıp, inovasyon ve bilime yönelmeliyiz hızla.
• Mill Takım primlerini kaldırmak: Milli takımın potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilmek için de ciddi bir reforma ihtiyaç var. İlk iş olarak A milli takım primlerinin kaldırılarak yatırımın alt yaş gruplarına kanalize edilmesi gerek. Ulusal takımı şehir şehir dolaştırmak yerine bir ‘milli takım stadı’ ve ‘milli takım taraftarı’ kültürü de yaratılmalı.
• TFF bütçesini altyapıya yönlendirmek: TFF’nin 8 buçuk milyar liralık (yani yaklaşık 180 milyon dolarlık) giderinin dağılımını değiştirmek. Mesela 2025-26 faaliyet raporunda görünen 171 milyon liralık teşkilat gideri makul müdür? Engelli futbolu giderleri 9 milyon iken teşkilatın gideri neden 171 milyon liradır? Bu tarz gider kalemlerinin kısılması, altyapılara, sokaktaki çocuğa aktarılması gerekmez mi?
• TFF’nin personel sayısını azlatmak: TFF’nin 440 personeline mesleki yeterlik testi yapılarak sayının makul bir seviyeye çekilmesi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun halkın yoğun ilgisinden dolayı yaşadığı, adım atmakta bile zorlandığı, sevgi selinde boğulduğu izdihamın yeni görüntüleri ortaya çıktı.
Haluk Yürekli: "Icardi meselesini çok kafama takıyorum.
— 1 aydır Galatasaray'a ne 'evet' dedi, ne 'hayır' dedi
— Icardi, Galatasaray'ı neden bekletiyor?
— 8 gün sonra kamp başlıyor. Icardi kampa gelecek mi yoksa gelmeyecek mi? Artık netleşmesi lazım.
— Icardi, 'ben gezeyim, tatil yapayım, Ağustos ayında teklifi kabul ediyorum' olayını Galatasaray kabul etmesin!
— Icardi kalacaksa, 7 Temmuz'da sağlık kontrolünde olacak. Olmuyorsa, bu tamamen bu operasyonu yönetenlerin sorumluluğudur!" (343)
General’in kızını terör örgütü üyesi diye tutukladılar
Soru: “Terör örgütleri içerisinde akrabanız veya yakınınız var mı?”
Doç. Dr. Emel Memiş: “Hayır. Hiçbir terör örgütünde akrabam ya da yakınım yoktur. Aksine hayatını terörle mücadeleye adamış generalin kızıyım”
Hiçbir delil olmadan TKP/ML üyesi olmak iddiasıyla tutuklanan Memiş, Genelkurmay İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma Daire Başkanlığı görevini yaparken 2004’te istifa ederek emekli olan Tümgeneral Alaettin Parmaksız’ın gelini.
*Sağda gözlüklü, beyaz tişörtlü
Zeynep Sönmez canlı sıralamada 49.sıraya yükseldi ve artık top 50'de bir Türk tenisçimiz var. Gurur duyuyoruz seninle gurur. Her gün daha da yukarıya tırmanıyor Zeynep. 🇹🇷🧿💪 @ZeynepSonmez__
MSCI borsada manipülasyona karşı önlem alınması için bu sefer Kasım ayına kadar süre verdi. Adını koyalım, bunun adı ültimatom. Yabancı istediği için bunu yapacaksak 19 yüzyıl Osmanlı'sında yabancı zoruyla yapılan reformlara benzeyecek. Onlara gerek kalmadan çok önce bu konuya neştere vurmalıydık!
Size tatlı gelen fon ve hisse oyunları, bütün ülke borsasının başına bela oldu. MSCI'dan çıkışımıza yönelik bir tehdidi borsamız kaldıramaz. SPK duruma çok sert tedbirlerle müdahale edecektir, hiç şüpheniz olmasın.
Türkçesi
"Türkiye için, uluslararası kurumsal yatırımcılar, belirli küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakından bağlantılı fonların sahip olduğu payları içeren ve serbest dolaşım (free float) oranı tahminlerini yapay olarak şişiren olası koordineli işlem (eşgüdümlü alım-satım) davranışlarına ilişkin tekrarlayan örneklere dikkat çekmiştir.
MSCI, Türkiye Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), nihai faydalanıcı mülkiyetinin zaten serbest dolaşım hesaplaması dışında bırakılan taraflara ait olduğu durumlarda, fonların elindeki payların borsanın serbest dolaşım hesaplamalarından çıkarılmasına yönelik yakın zamanda yürürlüğe koyduğu düzenlemeyi memnuniyetle karşılamaktadır.
Bununla birlikte, piyasa katılımcıları bu düzeltilmiş hesaplamaların uygulamadaki etkilerini görmek istemektedir.
Ayrıca uluslararası yatırımcılar; faydalanıcı mülkiyetin ayrıntılı ve zamanında açıklanması, koordineli işlem davranışlarına karşı güçlü gözetim ve yaptırım mekanizmaları ile yapısal olarak bozulmuş serbest dolaşım oranlarına sahip menkul kıymetlerin tespit edilmesi ve bunlara nasıl muamele edileceğine ilişkin şeffaf ve kurallara dayalı bir çerçeve dahil olmak üzere daha fazla ilerleme beklediklerini ifade etmişlerdir.
Eğer Kasım 2026 MSCI Endeks Gözden Geçirmesi'ne kadar Türkiye piyasasında yeterli, somut ve güvenilir ilerleme görülmezse, MSCI Türkiye ve Türkiye’den uygun menkul kıymetlere uygulanacak yaklaşım konusunda bir istişare (konsültasyon) süreci başlatabilir.
MSCI, bu piyasalardaki hissedarlık şeffaflığı ve işlem davranışlarına ilişkin geri bildirimleri almaya devam etmektedir."