MASKELİ DİPLOMASİ, ÖZÜNDE ZULÜM: ALİYEV’İN BAŞÖRTÜSÜ DÜŞMANLIĞI VE İSRAİL SEVDASI!
Gazze’de oluk oluk Müslüman kanı akarken İsrail’le ticarete ve dostluğa sarılan İlham Aliyev yönetimi, sıra kendi ülkesindeki Müslümanlara gelince adeta bir yasakçı siyaset güdüyor...
Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okul kapılarından çevrilmesi, öğretmenlerin inançları yüzünden mesleklerinden koparılması; ne laiklikle ne de devlet aklıyla açıklanabilir. Bu açıkça bir inanç düşmanlığı, açıkça bir hak gaspıdır.
Türkiye’de 28 Şubat karanlığında başörtülü kızlarımızın ikna odalarında nasıl ezilmeye çalışıldığını, öğretmenlerimizin nasıl meslekten ihraç edildiğini dün gibi hatırlıyoruz!
O günün darbecileri de kendilerince "devlet otoritesi" ve "laiklik" kılıfları üretiyordu. Bugün Aliyev yönetiminin Azerbaycan’da hortlattığı bu yasakçı zihniyet, 28 Şubat faşizminin Bakü’deki kopyasından başka bir şey değildir!
Aliyev yönetimi şunu aklına kazımalıdır: Devlet, vatandaşının başörtüsüyle savaşmaz! Devlet, vatandaşının hakkını koruyamadığı ve onun vicdanına pranga vurmaya kalktığı an meşruiyetini tartışmaya açar. Bir genç kızın eğitim hakkını, bir kadının çalışma özgürlüğünü güya bez parçasına indirgeyip gasp etmek hiçbir süslü cümleyle aklanamaz!
Bir yanda Filistin’de soykırıma uğrayan Müslümanların feryadı yükselirken İsrail ile diplomatik ve ticari ilişkileri gözünü kırpmadan sürdürmek; diğer yanda öz vatandaşının inancına tahakküm kurmak... Bu, tutarsızlığın da ötesinde tam bir siyasi samimiyetsizliktir.
İnanç, iktidarların işine geldiğinde vitrine koyacağı, işine gelmediğinde ezebileceği bir siyasi malzeme değildir!
Dün Türkiye’de başörtüsü yasakçılarının yüzüne nasıl "Dur!" dediysek, bugün Azerbaycan’da aynı 28 Şubat kafasını hortlatmaya çalışan Aliyev yönetimine de aynı kararlılıkla haykırıyoruz: Makamlar geçicidir, kimse vatandaşın vicdanına el koyamaz!
#İnançÖzgürlüğü #BaşörtüsüÖzgürlüğü #28Şubat #Gazze #Aliyev
ISRARIMIZDA HAKLIYIZ.
PROFESYONELLİK ŞART...
Okullarımızda güvenlik, yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmekten ibaret olmamalıdır. Asıl hedef, olay yaşanmadan önce gerekli tedbirleri almak ve güvenli bir eğitim ortamını kalıcı hâle getirmektir.
Son dönemde okullarımızda yaşanan güvenlik vakalarının artması, mevcut uygulamaların yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Yalnızca bahçe görevlisiyle okul güvenliğinin sağlanması yeterli değildir.
Tüm okullarımızda profesyonel güvenlik görevlilerinin bulunması ve X-Ray cihazlarının kullanılması, güvenliği artırmanın yanında başlı başına önemli bir caydırıcılık unsuru olacaktır. Üniformalı bir güvenlik görevlisinin okul girişinde bulunması ve girişlerin X-Ray cihazlarıyla kontrollü hâle getirilmesi, okula yönelik riskleri daha en başından azaltacaktır.
Bunun yanında, özellikle öğrenciler arasında görülebilen özenti ve taklit davranışlarının da göz ardı edilmemesi gerekir. Şiddet içeren olayların, tehlikeli davranışların veya benzeri eylemlerin özendirilmesinin önüne geçmek; güvenlik tedbirleri kadar bilinçlendirme, rehberlik ve sağlıklı okul ikliminin oluşturulmasını da gerekli kılmaktadır.
Çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarımızın güvenliği söz konusu olduğunda, tedbir almak için bir olayın yaşanmasını beklememeliyiz.
Güvenli okul; güvenli eğitim, huzurlu bir gelecek demektir.
@tcbestepe@RTErdogan@TC_icisleri@tcmeb
#GüvenliOkul
#GüvenliOkulGüvenliGelecek
Öğretmenin eşi kamu görevlisi, özel sektör çalışanı veya farklı bir meslekten olabilir. Önemli olan, eşlerin aile bütünlüğünü sürdürebilmesidir. Mazereti belgelenmiş, aile birliğini sağlamak isteyen öğretmenler için çözüm üretilmelidir
#AileBirliğiMesleğeBakmaz#ÖğretmeneİlEmri
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Van İl Başkanımız Mehmet Ali Uca, İlksan Yönetim Kurulu üyemiz Erhan Gönül ve Van Eğitim-Bir-Sen Başkan Yardımcımız Barış Ülgen’i sendikamızda misafir ettik.
Eğitim çalışanlarımızın haklarını koruma ve yardımlaşma sandığı misyonunu taşıyan İlksan’ın, öğretmenlerimizin ve tüm üyelerimizin beklentilerini karşılayan, şeffaf, sürdürülebilir ve çok daha etkili bir yapıda faaliyet göstermesi adına verimli bir istişare gerçekleştirdik.
Kıymetli başkanımıza ve beraberindeki heyete nazik ziyaretleri için çok teşekkür ederiz
"Ölmem işe yarayacaksa razıyım" diyerek yola çıkan Ayşenur'un cesareti, kararlı duruşu ve hatırası bizlere güç vermeyi sürdürecek.
Katil İsrail, işlediği insanlık suçlarının ve katlettiği masumların hesabını elbet verecek.Ayşenur’u rahmetle anıyoruz.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun
Gazze, Vicdanın Sınanmasıdır.
Gazze’de açlık,susuzluk,abluka; evler harabe, gelecek gölgelenmiş.
Masumlar sadece bombalarla değil, temel yaşam hakkı gasp edilerek hayattan koparılıyor. Dünya sessiz kalsa da vicdanımız en gür sesle çığlık atıyor.
#AblukayıKır ve #BreakTheSiege
DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, okullara mescit açılmasından rahatsız olmuş!
Soruyorum:
Okullarda mescit açılmasından neden rahatsız oluyorsunuz?
Bir öğrencinin namaz kılması, sizin hangi özgürlüğünüzü tehdit ediyor?
İbadet etmek isteyen öğrenciye uygun bir mekân oluşturulmasını neden inanç özgürlüğü olarak düşünemiyorsunuz, Nöronlarınızda bir problem mi var?
Laiklik adı altında İslam'a saldırmak hoşunuza gidiyor sanırım. Bir kere şunu anlayın artık...Laiklik, insanların inancını kamusal hayattan silmek değildir. Aksine Laiklik, devletin insanların inancını özgürce yaşayabilmesine fırsat vermesidir.
Bu ülkede yıllarca “laiklik” adı altında uygulanan ceberut anlayışın toplumda açtığı yaraları unutmadık. Artık milletin inancıyla kavga eden anlayışların geride bırakılması gerekiyor. Bir okulda laboratuvar, kütüphane ve spor salonu bulunması nasıl normal ise, Müslüman bir ülkede okullarda mescit bulunması da o kadar normaldir. Aslında anormal olan şey siz ve patronlarınızın bağnaz ve amaçlı projeleri ile islam tahammülsüzlüğünüz yüzünden şimdiye kadar okullarımızda ve kurumlarımızda mescitlerin olmamasıdır.
İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ü, öğrencilerin inançlarını özgürce yaşayabilmelerine imkân sağlayan bu anlamlı ve duyarlı tavrından dolayı tebrik ediyorum.
DEM Parti ve akıl babalarına kötü bir haberim daha var!
İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül’ün ardından Van Valimiz Sayın Ozan Balcı da okullarımıza yaptığı bir çok katkının dışında mescitler konusunda da önemli bir çalışmaya imza attı ve tüm okullarımızda mescit alanları oluşturulup, mevcut mescitler tadilattan geçirildi. Bu cesur çıkışından ve hem öğrencilerimizin manevi ihtiyaçlarını gözeten bu duyarlı girişimlerinden hem de ilimize yapmış olduğu bütün katkılardan ötürü Van Valimiz Sayın Ozan Balcı’ya teşekkür ediyoruz.
Yani kötü haber şu: Bu millet inancıyla barışık bir Türkiye istiyor!
Velhasıli Kelam; Laiklik Din ya da mescit düşmanlığı değildir. İnanç özgürlüğü de kimsenin lütfu değildir.
#Haddinizibileceksiniz
@Yusuf__Tekin@gul_davut@valiozanbalci75
إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
“Allah’tan geldik yine ona döneceğiz”
Biz razıyız, Rabbim razı olsun.
Babacığım, mekanın cennet olsun.
▫️Cenaze Namazı: Tokat-Artova Kızılca Camii [yarın Cuma Namazını müteakip]
▫️Defin: Ahmetdanişment Köyü Mezarlığı
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Van İl Başkanı Sn Mehmet Ali UCA, Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Van İl Başkan Yardımcısı Sn Barış ÜLGEN ile Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Erciş İlçe Başkanı Sn Cemal ASLAN, Kaymakamımız Sn Ahmed ÇELİK’i makamında ziyaret etti.
15 Temmuz; Milletimizin Destanı, Memur-Sen'in Onurlu Duruşudur.
15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz; vatanına, bayrağına, demokrasisine ve milli iradesine sahip çıkarak hain darbe girişimini bozguna uğratmıştır. O gece yazılan destan, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunun tüm dünyaya gösterdiği tarihi bir direniştir.
Memur-Sen de bu kutlu direnişte ilk andan itibaren teşkilatlarıyla milletinin yanında saf tutmuş, demokrasi nöbetlerinde yer almış ve milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmıştır.
Bu gerçeğe rağmen bugün 15 Temmuz'a "tiyatro" diyenler; sadece tarihi çarpıtmakla kalmamakta, milletimizin iradesine, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına da gölge düşürmektedir. Böylesi bir söylem, doğrudan ya da dolaylı olarak darbecilerin kurmaya çalıştığı algının ve ihanetin bir parçası olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır.
Dün olduğu gibi bugün de Memur-Sen, milli iradenin, demokrasinin, bağımsızlığın ve güçlü Türkiye idealinin yanında durmaya; ülkemizin geleceğini aynı kararlılıkla sahiplenmeye devam edecektir.
15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz.
#15Temmuz #15TemmuzDestanı #MemurSen
Kürt milletini kendi ideolojik ajandalarına malzeme etmeye çalışanlara söyleyecek sözümüz var:
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'nın, "Kürtler, LGBT'nin özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazır." şeklindeki ifadeleri; Kürt milletinin ortak iradesini değil, yalnızca kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımını yansıtmaktadır. Hiç kimsenin milyonlarca Kürt adına bu şekilde konuşma hakkı ve yetkisi yoktur.
Kürt milleti asırlardır inancıyla, örfüyle, aile yapısıyla ve kadim medeniyetiyle var olmuş bir millettir. Bu milletin uğruna bedel ödediği değerler; Allah'ın rızası, ezanı, ailesi, namusu, adaleti ve insan onurudur. Bunların dışında hiçbir ideolojik söylem, Kürt milletinin ortak değeriymiş gibi sunulamaz.
Perihan Koca'nın LGBT ideolojisine yönelik düşünceleri kendisini bağlar ve bu düşünceler kesinlikle Kürt milletine mal edilemez. Çünkü Kürt milletinin tarihi; aileyi koruyan, iffeti ve edebi esas alan, inancını hayatının merkezine koyan bir medeniyetin tarihidir. Selahaddin Eyyubi'den Bediüzzaman Said Nursî'ye kadar nice âlim ve devlet adamı yetiştiren bu millet, İslam medeniyetine ilimle, irfanla ve fedakârlıkla hizmet etmiştir. Böylesine köklü bir mirası, toplumun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojilerin temsilcisi gibi göstermeye çalışmak, Kürt milletine yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Ayrıca ülkemizin birlik ve beraberliğini tehdit eden her türlü ayrıştırıcı anlayışa karşı durmak ortak sorumluluğumuzdur. Dün silahlı terör örgütleri toplumsal huzurumuzu hedef aldıysa, bugün de aile kurumunu, çocuklarımızı ve milletimizin manevi değerlerini dönüştürmeyi amaçlayan ideolojik dayatmaların toplum üzerinde oluşturduğu etkiler aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. İnanç, aile ve kültürel değerlerimizi aşındıran her türlü ideolojik baskıya karşı kararlı bir duruş sergilemek, sadece bugünün değil, gelecek nesillerimizin de meselesidir.
Bizler her insanın onuruna ve hukukuna saygı duyarız. Hiç kimsenin hakarete uğramasını, ötekileştirilmesini veya şiddete maruz kalmasını kabul etmeyiz. Ancak bu yaklaşım, toplumumuzun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojik söylemlerin Kürt milletinin ortak iradesi gibi sunulmasına sessiz kalacağımız anlamına gelmez ve çağrımız nettir: Kendi siyasi ve ideolojik görüşlerinizi savunabilirsiniz; ancak Kürt milleti adına konuşmayın. Kürt kimliğini kendi ideolojik ajandanıza meşruiyet zemini hâline getirmeyin. Kürt milletinin sesi; kadim medeniyetinden, İslami hassasiyetlerinden, aile değerlerinden ve kardeşlik hukukundan yükselen sestir. Bunu değiştirmeye de, çarpıtmaya da kimsenin gücü yetmeyecektir.
Genel Başkanımız Ali Yalçın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüştü
Milli Eğitim Bakanlığında gerçekleşen görüşmede 2025-2026 eğitim-öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız, yeni eğitim-öğretim dönemine dair eğitim çalışanlarının talep ve beklentilerini Bakan Tekin’e iletti.
@tcmeb | @Yusuf__Tekin
Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini Büyük Bir Coşkuyla Gerçekleştirdik
Millî Eğitim Bakanlığımız ile ortaklaşa yürüttüğümüz, gençlerimizi kitapla, bilgiyle, düşünceyle ve medeniyet değerlerimizle buluşturmayı amaçlayan Bir Bilenle Bilge Nesil Projemizin Ödül Törenini yoğun bir katılım ve büyük bir heyecanla gerçekleştirdik.
Programımıza teşrif ederek bizleri onurlandıran; AK Parti Van İl Başkanımız Sayın Abdulahat Arvas’a, İl Millî Eğitim Müdürümüz Sayın Bilal Yılmaz Çandıroğlu’na, İl Müftümüz Sayın Mehmet Sırrı Şık'a, ilçe millî eğitim müdürlerimize, Memur-Sen’e bağlı sendikalarımızın kıymetli başkan ve temsilcilerine, Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonumuza, Eğitim-Bir-Sen teşkilatımıza, okul yöneticilerimize, öğrenci velilerimize ve değerli misafirlerimize teşekkür ediyoruz.
Gençlerimizin okuma kültürünü geliştirmeyi, düşünce dünyalarını zenginleştirmeyi ve medeniyet değerlerimizle buluşmalarını hedefleyen projemiz kapsamında dereceye giren öğrencilerimiz ödüllendirildi. Toplam 15 büyük ödülün sahiplerini bulduğu törende; 3 bilgisayar, 3 bisiklet, 3 tablet, 3 akıllı saat ve 3 Millî Takım forması öğrencilerimize takdim edilerek emekleri ve başarıları taçlandırıldı.
Bugün ödül alan öğrencilerimiz kadar, kitapla kurdukları bağ sayesinde kendilerini geliştiren ve bu sürece emek veren tüm öğrencilerimiz de bizim nazarımızda kazanan olmuştur. Gençlerimizin ortaya koyduğu gayret, azim ve başarı; geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmiş, okuyan, düşünen ve değerleriyle yetişen nesiller adına bizlere büyük bir mutluluk yaşatmıştır.
İlimizde kitap okuma seferberliğine önemli katkılar sunan ve öğrencilerimizin kitaplarla buluşmasına vesile olan başta Sayın Valimiz olmak üzere, projemize destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz.
Ayrıca bu anlamlı projenin sahadaki gerçek kahramanları olan öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, velilerimize, teşkilat mensuplarımız ile sürecin her aşamasında emek veren tüm Genç Memur-Sen başkanımız ve ekibine şükranlarımızı sunuyoruz.
Ödül almaya hak kazanan öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyor; bilgiyle donanmış, kitapla büyüyen, değerleriyle güçlenen nesillerin çoğalmasını temenni ediyoruz.
Bir kitapla başlayan yolculuğun, bir neslin istikbaline ışık tuttuğuna inanıyor; Bir Bilenle Bilge Nesil projemizi aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz.
@MemurSenKonf@tcvanvaliligi@_aliyalcin_@ArvasAbdulahat@VanilMem@bycandiroglu@gencmemursen #BirBilenleBilgeNesil
KAYIPLARIMIZ ARTMIŞ, SOSYAL MALİYET BÜYÜMÜŞ, SEYYANEN ZAM KAÇINILMAZ OLMUŞTUR
Mayıs ayı enflasyon oranı %1,71 yıllık enflasyon %32,61 olarak açıklandı. 5 aylık toplam enflasyon %16,61 olurken kamu görevlileri ve emeklilerimizin enflasyon farkı %5,05 olarak gerçekleşti. Memur ve emeklisine ilk 6 ay için %11’lik zam reva görülürken enflasyon şimdiden %16,61 seviyesine ulaştı.
Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında esas alınan ve 2026 yılının tamamı için hedeflenen %16’lık enflasyon oranı ilk 5 aylık süreçte gerçekleşmiş oldu. Biz masada bu hedeflerin tutmayacağını, memur ve emeklisinin yüksek enflasyon altında ezileceğini, maaş ve ücretlerin enflasyon farkıyla gecikmeli olarak belirleneceğini ısrarla söyledik.
“Memur ve emekliler Temmuzda şu kadar zam alacak.” yanlışı yerine “Kamu görevlisi ve emeklisinin maaş/ücretleri Nisan ayından itibaren enflasyona yenildi.”Gerçeğini merkeze alarak konuşmak ve gereğini yapmak gerekiyor.
Kişi başına düşen milli gelir rekora koşuyor ise,büyüme rakamları istikrarlı şekilde devam ediyor ise,kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz büyümeden payını, milli gelirden hakkını alamıyor. 2021 Aralık ayından itibaren yıllık enflasyon %30’un üzerinde seyrediyor. Sıkılaşma politikaları sabit gelirlinin ücretlerini eritiyor, alım gücünü azaltıyor fakat enflasyonu düşürmüyor.
Kamu İşvereni; memuru enflasyona ezdirmek yerine Memur-Sen’i dinleyerek enflasyonu ezecek zam oranlarına imza atsaydı; bugün ne kamuda maaş ücret çarpıklığı ne de enflasyonun oluşturduğu kayıplar konuşulurdu. 7. Dönemdeki hatayı 8. Dönemde tekrar etmek; artık hata değildir. Tasarruf, kemer sıkmak ya da tutumlu olmak; olmayanı paylaşmada anlaşılır, olanı adaletsiz ve eşitsiz dağıtırken ne anlatılır ne de anlaşılır.
Bugün enflasyon konusu kadar önemli diğer başlık; çalışanlar arasında oluşturulan çarpıklık ve adaletsizliktir. Emeğin, alın terinin, hayat mücadelesinin kıyası olmaz!
Ömür boyunca verdiğimiz emeğin karşılığı, asli ve sürekli işin icracısı, kamu hizmetinin asli unsuru olarak cümle kuruyor, aynı işi yapanlar arasında oluşturulan çarpıklığı ısrarla gündeme getiriyoruz.
Kamuda en düşük memur maaşının konuşulduğu her masada ve mecrada diğer statülerdekilerinin en düşük ve ortalama ücretini görmezden gelen anlayış; aslında kamuda huzursuzluğa, kamu çalışanları arasındaki çatışmaya sessiz kalıyor demektir.
Beklentimizi, talebimizi, kamu görevlisinin sesini bir kez daha altını çizerek belirtiyoruz.
•Yasanın eksikliklerinin, Hakemin yetersizliklerinin faturasını memur ve emeklisi ödemesin.
•Üç ayda bir enflasyon hedefi güncellediği gibi kamu görevlisi ve emeklisinin maaşları güncellensin.
•Seyyanen zam verilsin, çalışanlar arasındaki adaletsizlik bitirilsin.
•4688 sayılı Kanun değişsin, aynı kanunla artık farklı sonuç üretilmesi beklenmesin.