Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Allah’ı ve resûlünü sevmek veya Allah ve resûlü tarafından sevilmek isteyen kimse, konuştuğu zaman doğru söylesin. Kendisine bir şey emanet edildiği zaman emaneti sahibine versin. Ve komşusuna iyi davransın.” (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, 3/110)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Kıyamet gününde üç seçkin topluluk şefaat edecektir. Bunlar peygamberler, sonra âlimler, sonra da şehidlerdir.” (İbn Mâce, Zühd 37)
Peygamber efendimiz ﷺ buyurdu ki;
“Geceleyin öyle bir zaman vardır ki, müslüman bir kimse o zamana rastlayıp Allah’tan dünya ve âhirete dair hayırlı bir şey dilerse, Allah ona dilediğini verir. Bu her gece böyledir.”
Müslim
Resûlullah(ﷺ) şöyle buyurmuştur:
"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar."
[Müslim, Birr, 33]
بِسْــــــــــمِ ﷲِالرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Allahﷻ Şöyle Buyuruyor
Ey Rabbim!
Bana bir hikmet bahşet ve
Beni salih kimseler arasına kat
Bana gelecek nesiller arasında doğrulukla ve hayırla anılmayı nasip et
Beni Naîm cennetinin varislerinden eyle
[Şu-arâ-83-85
(Kasas Sûresi 28/77.)
“Allah’ın sana verdiği nimetlerle ahiret yurdunu da gözet.
Dünyadaki nasibini de unutma.
Allah’ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de başkalarına iyilikte bulun.”
Hz.Muhammed’in ﷺ dilinden meşhur bir dua-8:
“Allahım! Âcizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten sana sığınırım. Kabir azâbından sana sığınırım. Hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.”
(Müslim, Zikir 50)
AMİN!
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iki şeyden birini yapma konusunda serbest bırakıldığı zaman, günah olmadığı takdirde mutlaka onların en kolayını seçerdi. (Buhârî, Menâkıb 23)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Bir kimse geceleyin kalkıp ibadet etmek niyetiyle yatar da sabaha kadar uyanamazsa, ona niyet ettiği şeyin sevabı yazılır; uykusu da ona Rabbinin bir sadakası olur.” (Nesâî, Kıyâmü’l-Leyl, 61)
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
'Hangi mü'min aç bir mü'mini yedirirse, Allah da kıyamet günü onu cennet meyvelerinden yedirir.'
(Tirmizi, Kıyamet, 2449)