1. Genel tablo (15 Ekim, 26 Saat: 19:00)
İstanbul'da ikinci yağış dalgası: Cuma sabahı büyük ölçüde kuru, yağış öğleden sonra kuzey ve kuzeybatıdan başlayıp akşam artıyor. Asıl yağışlı gün Cumartesi; en yoğun dilim Cumartesi akşamı – Pazar gece yarısı. Pazar gün içinde kesiliyor. #İstanbul
4. Hazırlık penceresi
Bugün akşamdan Cuma öğlene kadarki süre, Cumartesi yağışından önceki en kuru dönem. Mazgallar ve dere ağızları temizlensin, alt geçit pompaları kontrol edilsin, bodrum ve otoparklar boşaltılsın. Uyarıların susması tehlikenin geçtiği anlamına gelmez.
Şu kadar yılda bu kadar yağdı demenin anlamı yok. Afet = Tehlike değildir!
En çok yağış alan Beykoz'da can kaybı yok!
İki can kaybından biri yağışın Beykoz'un yarısından az olduğu Fatih'te, diğeri bir dere boyundaki caddede. Mahsur kalmaların bir kısmı yağışın 50–60 kg/m²'de kaldığı Bahçelievler ve Güngören'deki alt geçitlerde.
Yağış miktarı ile zarar arasında doğrusal bir ilişki yok. Zararı, suyun aktığı yerde kimin ve neyin bulunduğu belirliyor: alt geçit, bodrum, dere boyuna açılmış cadde, su ile buluşan elektrik.
1990'lı yıllarda Cendere caddesi her sağanak yağışta sürekli taşar ve cadde üzeri sel olurdu, oradaki iki fabrika -biri ilaç diğeri sabun fabrikası- sürekli su altında kalırdı. Hatta ilaç fabrikasının kimyasal madde sakladığı mavi bidonlar yüzerdi her taşkında.
Çevrede kaçak gecekondularda oturanlar o bidonları toplar yıkar ve su olmayan evleri için kullanırdı.
Fabrikalar kapatıldı, yerlerine lüks AVM ve lüks konutlar yapıldı. Milyon dolarlık binalar aynı Cendere yatağına dikildi! Dere yatağı betonlaştırıldı. Statü göstergesi yapıldı!
Vadi İstanbul, Cendere yatağına 2012-2017 arasında inşa edildi.
Şimdi yağmurda su asırlardır olduğu gibi yine akacak yolu buldu; otoparkları ve bodrum katları su bastı geçti….
Biz hala nasıl oldu ya sorusuna yanıt arıyoruz!!!
Aşırı sağanak yağışlarda doğanın akış yönü ve su yatağı değişmez.
Kâğıthane Deresi,
Alibeyköy Deresi,
Göksu Deresi,
Küçüksu Deresi,
Kurbağalıdere,
Baltalimanı Deresi,
Ayamama Deresi,
Büyükdere,
Çırpıcı Deresi,
Ayvalıdere,
Çubuklu Deresi,
Çamaşırcı Deresi,
İstinye Deresi…
İstanbul tepeler kadar dereleri ile meşhur bir şehirdi. Şimdi bu dereler nerede?
İstanbul Dereleri'nin iki yanındaki 100 mt yapılaşma yasağının 1988'de kaldırılarak imara açılması, 1990 ve 1994'te alınan kararlarla iptal edilir. Ta ki 2013'e kadar. Bu tarihte 100 mt lik yapılaşma yasağı 10 mt ye düşürülür.
Hülya Dinç'in doktora tezi: https://t.co/JzNpRFljFL
Kredi kartı ile alınan ürün müşteriye teslim edilmezse "banka" kredi kartına ücret iadesi yapmalıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
2016/1953 E. 2017/2895 K.
-Muhafazakar camianın 'Fon Hırsızlığı'ndan çok rahatsız olduğunu düşünmüyorum.
-Çoğunun milyon, milyar, trilyon, katrilyon konusunda kafası karışık. Bir kısmı 'Hırsızlık'a inanma gereği duymuyor. Bir kısmı CHP'nin daha çok çaldığını düşünerek teselli buluyor!. Bir kısmı 'Lekelenme' hakkının ihlal edildiğini düşünüyor. Bir kısmı da ...
Doğan KARASU
Ali Babacan: “Eğer bu fon dolandırıcılığı açığa çıksın, gerçekten suçu olan hesap versin, kirli olan temiz olan ayıklansın istiyorsanız bunun şu andaki şartlardaki yolu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir araştırma komisyonu kurulmasıdır.
Bundan kaçmayın, Meclis'e hesap vermekten korkmayın.”
Bir emeklimizin sadece 10 bin liralık aylık kira gelirini banka kayıtlarından bulup, emeklimizden vergi beyannamesi vermesini talep eden devlet kurumları, 20 milyar dolarlık dolandırıcılıktan nasıl haberdar olmaz?
SPK'nın, bırakın 20 milyar doları, tek bir milyon doları bile yakalama imkânı var, birikimi var, teknik altyapısı var. Ama yapmamış.
Murat Karayılan demiş ki: "Bıçak kemiğe dayanmış; bu yüzden de dört parça Kürdistan’da şehit kanlarıyla elde edilen kazanımların korunması ve bu toprakların en kadim ulusu olan Kürtlerin özgür yaşaması için gerekli olan her şeyi yapmalıyız. Hiç kimse örgütünün çıkarına göre davranmamalıdır. Ulus çıkarı ilk sırada yer almalıdır."
Konuşmanın bütünü Norm Devlet'e yönelik "valla billa silahları bıraktık, artık siz de bir adım atın" temalı iken, bu paragraf o kadar çelişkili duruyordu ki, yanlış mı anladım acaba diye iki üç kez okudum...
"Hedefimiz Türkiye'ye, Suriye'ye, Irak'a, İran'a entegrasyon" derken, birden "dört parça Kürdistan" demeye başlamışlar. "Kürt olgusu" "Kürt ulusu" olmuş. "Örgüt çıkarı değil ulus çıkarı" ilk sırada olmalıymış...
"Özgür ulus" deyince mantıken siyasi hedef "ayrı devlet" olmalı herhalde dedim. Öyle ya siyaset biliminde bu ikisi ayrılmaz bir bütündür. Vay vay vay!
Hayırdır?
Hani "Milliyetçilik ilkellikti", "devlet kötüydü, komünden başka çıkış yoktu"? Bunları savunanlar dijital korucu, hain, ajandı? Göktaşı mı düştü kafanıza?
Bakalım bu yeni söylemi Norm Devlet ve tabanınız nasıl hazmedecek?
Ey iman edenler! Allah'a saygı duyun ve resulune güvenin ki, size rahmetinden iki pay versin. Ve size aydınlığında yürüyeceğiniz bir ışık oluştursun. Sizi bağışlasın. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
(Hadid, 28)