Bir İslam ülkesinde bir kamu kurumundan 85.000 dolar bursu Amerika’da okumak için almış, daha sonra bunu geri ödeme imkanı olduğu halde ödememiş, sonra 160.000.000 küsur milyon kazanıp (!) onu fona yatırarak halkın cebinden bunu milyarlara çıkarmış bir kadının bir kol ve bir bacağı çarpraz kesilir, hür kadınlar gibi giyinmesine izin verilmez, başındaki örtü söküp alınır, kamu içine çıkmasına izin verilmezdi. Ama burası Türkiye, parayı geri verse yeter.
Bunlar hiç sizi düşünmeye sevk etmiyor mu?
Size bir meslek grubunun her bir ferdinin masum olduğunu düşündüren nedir Allah aşkına? İnsan gerçekten hayret ediyor. Az muvazene, az itidal.
Hala onlarca akılsız, Müslümanların bu hassasiyetini zihinlerinin bozukluğuna bağlıyor. Bu hassasiyetin arkasında "doktorlar sapıktır" gibi aptalca bir genelleme yok şunu bir anlayın artık, inanıyorum başarabilirsiniz.
+
Elbette sağlık önce gelir, sadece karşı cins doktorun olduğu bir durumda bırakalım da hasta zarar görsün veya ölsün demiyorum elbette ancak hastanın hemcinsi olan doktorlar mevcutken insanların bu hassasiyeti gözetmesinden doğal ne olabilir?
Kadir Mısıroğlu da ahirette yalvarıyordur kesin beni geri gönderin de Simge Fıstıkoğlu ile yayın yapayım diye. Ne yiyiyor ne içiyorsunuz da bu hale geliyorsunuz anlamak güç
🗣️Armağan Çağlayan: 'Yayında asla bir araya gelmem' dediğiniz biri var mı?
🗣️Simge Fıstıkoğlu: Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarıyla yayın yapmam. O yayının 1 milyar izleneceğini bileyim. Yapmam!
Mesela Kadir Mısıroğlu diye biri vardı. Öleceğimi bileyim yine yapmam!
@Armagan_caglaya@simgefstk
@yakupcivelek Hocam hadisten bağımsız, ilgili fiil اِسْتَحْيَى-يَسْتَحْيِي şeklinde de kullanıldığından 1. Şıktakini لم تَسْتَحْيِ olarak okusak gramer açısından doğru olur mu? Bu durumda yine cezm alameti olarak ي düşmüş olur gibi geldi bana, gözden kaçırdığım bir şeyler de olabilir elbet
Amel/عَمَلٌ kelimesinin bölge manasında da kullanılabildiğini öğrendiğim bir ibareyle karşılaştım bugün
النّويري- نسبة إلى النّويرة من عمل القاهرة
Kaynak: İbnü'l-İmâd - Şezerâtü'z-Zeheb fî Ahbâri Men Zeheb - 8/502
Hadis Müdafaası: Genel Prensipler
1. Hadisi savunduğunu söyleyen kişilerin beyanatları hadisleri bağlamaz. Biri hadislerin vahiy kaynaklı olduğunu söylüyorsa bu onun görüşüdür, hadisleri bağlamaz.
2. Uydurma hadis vardır. Yeni icat edilmemiştir. Zındıklardan tutun da kıssacılara kadar onlarca farklı grup hadis diye Hz. Peygamber'e atfedilen sözler uydurmuşlardır.
3. Hiçbir hadis kitabının tüm muhteviyatı ne tamamen sahihtir ne tamamen uydurmadır [Özel olarak telif edilmiş mevduât kitapları hariç]
4. Uydurma hadislerin varlığı bütün hadislerin sıhhatini tartışmaya açmaz.
5. Sahih hadislerin varlığı, uydurma hadisleri inkar etmeye gerekçe olarak gösterilmez.
6. Bir hadise uydurma demek; "benim aklıma uymuyor" demekle olmaz.
7. Bir hadisin sıhhati için sened ve metin tenkidinin birlikte yapılması önemlidir. Sened tenkinden anlamayanların, senedine bakmaya gerek yok demeleri kendi cehaletlerini bağlar.
8. Sened ricâli sağlam olan her hadis sahih değildir.
9. Metni "mantıklı/kabul edilebilir" olan her hadisin isnadı sahih olmak zorunda değildir.
10. Hadis'in Kur'ân'a uygunluğu başlı başına bir meseledir. Sıhhat açısından bir öncüldür ama mutlak olarak veri kabul edilemez.
11. Zındık uydurmalarının bugün tevil yöntemiyle kurtarılmaya çalışılması çağdaş zındıklıktır.
12. Hadis tartışmalarında edep olmazsa olmazdır. İlmin bir izzeti vardır ve bu izzet şahıslar üstüdür.
13. Kur'ân'da geçen ayetlerle hadiste geçenlerin kıyaslanması hadsizliktir. Biri zannî bilgidir, diğeri inananlar için mutlaktır.
14. Rivâyet uyduran gruplardan Şîa hariç hiçbiri "ayet" uydurmaya kalkmamıştır. Kur'ân'ın ve hadisin aynı yoldan geldiğini ileri sürmek hadisi kurtarmaz.
15. Aklı başında hiçbir ilim adamı, hadisleri inkâr edemez. Ediyorsa ya ilim adamı değildir, ya aklı başında değildir ya da adam değildir. "Şu şu rivâyet uydurmadır" demesi onu hadis münkiri yapmaz.
16. Hadis, İslam'ın ikinci kaynağı, Kur'ân'ın birinci beyanıdır. Aksini iddia edeni ciddiye almak ilme yazık etmek demektir. Kendisi Kur'ân hakkında konuşacak, fetvalar verecek ama Hz. Peygamber bunu yapınca haşa "yok olmaz" denilenecek! Tek kelimeyle...
17. Bugün bizim anlamadığımız, bugünün değer yargılarına ters düşen rivâyetlerde unutmamız gereken temel husus; 1400 yıl öncesinin, farklı bir coğrafyasının farklı bir ırkın farklı bir kültürün farklı bir örfün söz konusu olduğudur. Çekirge yiyen insanlara, yemekten sonra ellerini ayaklarının altına silen insanlara, elleriyle yemek yiyen insanlara burun kıvırmadan önce bir parça anlamayı denesek sanırım daha insanî bir davranış sergileriz.
18. Hadis bir ilim dalıdır. Uzmanlık kazanmak için de en azından alanında doktora yapmak gerekir. Ben yapmadan biliyorum diyorsa biri, ağzının torba olmadığını biliyor demektir. Ama sadece o kadarını.
19. Kur'ân, Allah tarafından iple yukarıdan sarkıtılmadı. Bir peygambere tebliğ edildi. O Peygamber de anladı, yaşadı, anlattı. Allah'ın muradı Peygamber'in anladığı ve anlattığıdr. Önemli olan da Peygamber'in anlam dünyasına en yakın anlama kavuşmaktır.
20. Hadislerin asırlarca veya yüz yıl boyunca veya bilmem kaç yıl boyunca yazılmadığını, kulaktan kulağa geldiğini, sözlü aktarıldığı Batı'nın Doğu'nun cehaletinden faydalanarak ortaya attığı bir tezdir. Bu tez de çoktan çürütülmüştür. (Fuat Sezgin, M. el-Azami vb. ilim ehli tarafından) Hatta tezin sahibi Batı bile bu tezi bırakmış; yazılı olması sıhhatine delil midir tezine geçmiştir. Hatibu'l-Bağdâdî'nin Takyidu'l-İlm kitabına azıcık göz atarsanız nasıl yazıldığını da görürsünüz.
21. Peygamber'e ittiba Allah'ın emridir. Yani boşuna uğraşmayın, Kur'ân kaldıkça Peygamber de onun otoroitesi de var olacaktır.
Allah, Elçisinin yolundan ayırmasın (amin, amin, amin)
Arkadaşlar, bu tweet'e gelen her fav için 10 TL, her retweet için 25 TL sadaka infak edecek Observer ağabey. Siz de bu sadakalara sebep olmak için favlayıp rtlerseniz mükemmel olur. Bedava hayır olur :)
Sadakalar, himayemizdeki yetim ve ihtiyaç sahibi kardeşlere gidecek.
SİZ ÖZÜRLÜ MÜSÜNÜZ? KALBİNİZ Mİ MÜHÜRLÜ?
Size aptala anlatır gibi anlatayım.
1- Hepimiz İsrail ve ABD düşmanıyız.
2-Hepimiz İran ya da başkası İsrail’i vurduğunda seviniyoruz.
3- İran halkıyla rejimi ayırıyoruz.
4-İsrail’e karşı İran’ı (sadece İsrail ile savaşında) destekliyoruz.
5-İran’ı İsrail’e karşı desteklerken saf ve aptal değiliz. Gençlerimizin zihnini bulandırmanıza, Şia propagandası yapmanıza, İran ajanlığı ve lobiciliği yapmanıza, 20 yıldır yaptıkları katliamları örtmenize, zalimleri alim ve şehid gibi göstermenize izin vermeyeceğiz. Uyanıklık yapmayın. Siz de bu sefil ve zelil halinize rağmen hala Suriyeyi, Sünni dünyayı, sahabeyi hedef almayı bırakın, İsrail’e odaklanın sizi destekleyelim.
6-Irakta da Afganistan’da da ABD emperyalizmiyle Sünni Müslümanlar savaştı. İkide bir aptal aptal Sünniler savaşmıyor Amerikancı vs. tilkiliğini bırakın. Siz bu iki savaşta da ABD’ye işbirliği yaptınız.
7-Bu tartışmaların bize de size de faydası yok.
Adalı'nın Avamil şerhinden, daha önce karşılaşmadığım bir istisna-i munkatı örneği:
الجهلاء أضاحيك الشياطين إلا العلماء
"Cahiller şeytanların maskarasıdır, ancak âlimler böyle değildir."
@edipyuksel@mufidyuksel Ona buna niye bir şey demiyorsun gibi bir tavır sergilemek yerine kardeşinizin dediklerine kısa da olsa cevap yazmanız daha makul değil mi? Reşad'ın kendini ayetlerin doğrudan muhatabı olarak görmesi hakkındaki fikriniz nedir?
Bu durum hadîs-i şerîfte şöyle ifade edilmektedir:
لا يقل أحدُكم: أطعمْ ربّك، وضّيْء ربّك، ولا يقل أحدكم ربيّ، وليقل سيّدي ومولاي"
"Rabbine yemek yedir, rabbine abdest aldır" demeyin; (Allah-u Teâla dışında birine) "rabbim" demeyin, (onun yerine) "efendim-mevlam" deyin.⬇️