15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.
15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.
Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.
O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…
Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…
Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
▪️İzmir’de su tarifelerine ilişkin yapılan son düzenleme, kamuoyuna “indirim” olarak sunulsa da gerçekte milyonlarca vatandaşımızın faturalarına ek yük getirecek bir uygulamadır.
▪️Bizler, yalnızca çok küçük bir kullanım artışı nedeniyle bir üst tarifeye geçerek daha yüksek bedel ödemek zorunda kalan hemşehrilerimizin hakkını savunurken; yapılan yeni düzenlemeyle belirlenen tüketim sınırını aşan abonelerin indirimden yararlanma imkânı tamamen ortadan kaldırıldı.
▪️Cemil Tugay’ın seçim öncesinde İzmirlilere verdiği su indirimi sözü ne yazık ki tutulmadı.
▪️Aksine, “indirim” söylemiyle duyurulan bu değişiklik, İzmirlilerin omuzlarına yaklaşık 2 milyar TL’lik ilave bir mali yük bindirecek sonuçlar doğuracak.
▪️Bunun adı indirim değil, bindirimdir.
▪️Bunun adı, gerçeği çarpıtmaktır.
▪️Bunun adı, kaşıkla veriyor gibi yapıp kepçeyle almaktır.
▪️Bunun adı, algı yönetimiyle vatandaşın cebine uzanmaktır.
▪️İzmirli hemşehrilerimiz, kendilerine verilen sözlerin tutulmasını ve kamu hizmetlerinin şeffaf, adil ve hakkaniyetli bir anlayışla yürütülmesini beklemekte.
▪️Hiç kimse, rakamlarla oynayarak gerçeği gizleyemez.
▪️Çünkü gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
▪️İzmir halkının hakkını ve hukukunu savunmaya, vatandaşlarımızın sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
İzmir’de CHP, şeffaflıktan korkan bir anlayış sergiliyor!
CHP’nin yönettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, mecliste gündem dışı görüşmelerin canlı yayınını keserek, aslında neyi saklamak istediğini açıkça ortaya koymuştur. Meclis Başkan Vekili Levent Yıldır’ın AK Parti Grubumuza karşı “CHP grup üyeleri de sizin gibi İzmirlilere sesini duyurmayacak” sözleri ise bu sansürün bilinçli bir tercih olduğunu itiraf niteliğindedir.
Bu yaklaşım, demokrasiden kaçışın, milletten kopuşun ve hesap vermekten duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir. İzmirlinin gerçekleri duymasını engellemek, eleştiriden kaçmak ve muhalefetin sesini kısmak adına atılan bu adımlar kabul edilemez.
Üstelik önergeler için getirilen süre kısıtlaması da, meclisi bir tiyatro sahnesine çevirmekten başka bir şey değildir. Sözde çoğulculuk, pratikte baskı ve susturma düzenine dönüşmüştür.
Tüm bunlar yaşanırken meclise gelmeyen, verdiği emirlerle halkın iradesi olan meclisi susturmaya çalışan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kente hizmet etmediği gibi hizmetsizliğini bu şekilde saklayabileceğini sanıyor. Yaptıklarından anlaşılıyor ki, kendilerine anti demokratik yönetim özlemi var.
Dahası, İzmir tarihinde ilk kez komisyon raporlarının ve gündem maddelerinin görüşülmesinde konuşma sınırı getirilmiştir. Demokrasinin kalbi olan İzmir’de, 150 yıllık yerel yönetim geleneğine yakışmayan bu anlayışı kınıyoruz. Söze gelince demokrasi diyenler, yetki ellerine geçtiğinde İzmir’e “konuşma, tartışma, 3 dakika konuş ve yerine otur” demektedir. Bu anlayışın adı açıkça CHP demokrasisidir!
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi, şeffaflıktan kaçamaz, gerçekleri saklayamaz!
İzmir halkının iradesini yok sayan, meclisi sansürleyen bu anlayışı İzmirli hemşehrilerimizin takdirine bırakıyoruz.
Şefkatiyle ve fedakârlığıyla hayatımıza yön veren, ailemizin ve toplumumuzun temel direği annelerimizin Anneler Günü’nü en kalbî duygularımla tebrik ediyorum.
“Cennet annelerin ayakları altındadır” düsturunu şiar edinen büyük bir medeniyetin mensupları olarak annelerin emeklerini ve gayretlerini her zaman baş tacı ediyor; onların refahı, huzuru için çalışıyoruz.
Annelerimizin güçlü Türkiye’nin inşasında en büyük pay sahibi olduklarını biliyoruz ve değerli annelerimizin gayretleriyle Türkiye Yüzyılı idealimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.
Övgü ve hürmetin en büyüğünü hak eden annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ahirete irtihal etmiş tüm annelerimizi de rahmetle ve minnetle yâd ediyorum.
Bayındır’da renklerin festivali! 💐🌸🌺🌹🌷🌼🪻
27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali’nde doğanın binbir tonuna eşlik ediyoruz. Üreticimizin emeği, ilçemizin mis kokulu çiçekleriyle buluşunca ortaya muazzam bir manzara çıkmış. Herkesin bu atmosferi solumasını tavsiye ederim. 🙋🏼♀️
Bizim mücadelemizin temel noktası; azmiyle, gecesiyle gündüzüyle hiç durmadan çalışan, "Dünya beşten büyüktür" diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır.
İl Koordinatörümüz Sn. Adnan Gülnar, İl Başkanımız Sn. Bilal Saygılı, İzmir Milletvekilimiz Sn. Yaşar Kırkpınar ve değerli il yöneticilerimizin katılımlarıyla;
Bayındır başta olmak üzere Beydağ, Kiraz, Ödemiş, Selçuk, Tire ve Torbalı ilçe teşkilatlarımızın üç kademe İlçe Başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve mahalle başkanlarımızla kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdik.
Toplantımızda teşkilatlarımızın sahadaki çalışmalarını detaylı şekilde ele alarak mevcut süreci değerlendirdik, mahallelerimizde yürüttüğümüz hizmetleri ve önümüzdeki dönem hedeflerimizi istişare ettik.
Nazik ev sahiplikleri ve misafirperverlikleri için Ödemiş İlçe Başkanımız Sn. Murat Öncel’e ve kıymetli teşkilatına ayrıca teşekkür ediyorum.
Mahalle teşkilatlarımız; milletimizle aramızdaki güçlü bağın temelini oluşturan, davamızın sahadaki en önemli temsilcileridir.
Birlik ve dayanışma içinde, Bayındır’ımızın her köşesinde azimle çalışmaya; #TürkiyeYüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ilçemiz için üretmeye ve mücadele etmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
Emekleri ve fedakârlıkları için tüm mahalle başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Mehmet Gelir
AK Parti Bayındır İlçe Başkanı
İzmir’in sorunlarını çözmek yerine, İzmir’e sorun olan zihniyet CHP belediyeciliğinin ta kendisidir. Şehirde iş yapmaya niyeti olmayan bu anlayış; zaten el sürüp hizmet etmediği güzel İzmir’imizi polemiklerle, hukuk tanımaz eylemlerle yönetilemeyen bir şehir haline getirmiştir.
İzmir’in ihtiyacı eserler ve hizmetler, CHP’nin sunduğu polemik. İzmir’in gündemi çöp dağları, CHP’nin gündemi algı siyaseti. İzmir’in yükü belediyedeki bankamatik memurları, CHP’nin söylediği laf-ı güzaf.
İzmir’in sorunu altyapı ve trafik, CHP’nin çözümü kavga ve kaos. CHP ve onun siyasi eliti İzmir’i görmezden gelmeye, başını kuma gömmeye ve İzmir’in vaktinden, enerjisinden, cebinden, umut ve hayallerinden çalmaya devam ediyor.
CHP’ye çağrımızdır: #AlgıyıBırakİşineBak
CHP'nin İzmir'de kurduğu düzen aynı. Yarım bilgi, tam propaganda. Ama bu kez karşılarında belge var, karar var, hukuk var. Algı dağıldı, elimizde bu gerçek kaldı. #CHPninİzmirAlgısıÇöktü
CHP'nin İzmir'deki son oyunu Tarihi Un Fabrikası… 1926 kararnamesinin arkasına saklanıp, 1936'da bizzat Atatürk'ün imzaladığı koruma kanununu görmezden geliyorlar. Gerçekleri ne kadar saklayabilirsiniz? #CHPninİzmirAlgısıÇöktü
İzmir Konak’ta yan yana duran İKİ PROJE…
Ama aslında İKİ FARKLI ANLAYIŞ, İKİ FARKLI HİZMET…
Bir tarafta;
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2016 yılında büyük umutlarla başlattığı HALKAPINAR YERALTI METRO DEPOLAMA PROJESİ…
Aradan geçen 10 YIL…
Her yıl bütçeden pay ayrılan, her yıl “devam ediyor” denilen ama bir türlü TAMAMLANAMAYAN bir yatırım…
Diğer tarafta;
Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından, hemen yanı başında 2,5 YILDA TAMAMLANAN HALKAPINAR OLİMPİK YÜZME HAVUZU…
Bugünkü maliyetle 1 MİLYAR 300 MİLYON TL’LİK YATIRIM, 15 BİN METREKARE KAPALI ALANI ile modern bir tesis… binlerce gence ve sporcuya hizmet…
Aynı şehir, aynı bölge…
Ama ortaya çıkan tablo BAMBAŞKA.
CHP ANLAYIŞINDA; kaynak var ama sonuç yok, vaat var ama eser yok,
geçen yıllar var ama İLERLEME YOK…
AK PARTİ’DE İSE; irade var, plan var, sonuç var…
Kısa sürede TAMAMLANAN, yaşayan ve hizmet üreten bir eser var.
Bu artık sadece iki proje arasındaki fark değil;
İKİ YÖNETİM ANLAYIŞININ AÇIK BİR KARŞILAŞTIRMASIDIR.
CHP BELEDİYECİLİĞİ; bitmeyen projelerin, ertelenen sözlerin ve kaybolan yılların adı haline gelmiştir.
AK PARTİ İSE; başlayan, yapan ve TAMAMLAYAN bir hizmet anlayışının temsilidir.