1997’de Çin’in büyük bir derdi vardı.
Ülkede metro ve demiryolu projeleri hızlanıyordu ama doğru düzgün tünel açma makinesi yoktu.
Aradılar, taradılar, sonunda Almanya’da iki tane buldular.
Makineler ikinci eldi.
Almanlar iki makine için 700 milyon yuan istedi.
Çinlilerin pek pazarlık yapacak hâli de yoktu.
Parayı verip iki makineyi aldılar ve ülkeye getirdiler.
Ama mesele makineyi satın almakla bitmedi.
Kurulum için Alman mühendislerin de Çin’e gelmesi gerekiyordu.
Gönderilen her Alman mühendis için günlük 800 avro ücret istendi.
O dönem sıradan bir Çinli işçi yılda 4.000 yuan bile kazanamıyordu.
Yani Alman mühendis Çin’e geliyor, bir günde Çinli işçinin neredeyse bir yılda kazandığının iki katını cebine koyuyordu.
Çinlilerin canını sıkan asıl mesele 700 milyon yuan değildi.
Makine senin değil.
Teknoloji senin değil.
Bir şey bozuluyor, Alman’ı çağırıyorsun.
Parça lazım oluyor, Alman’dan alıyorsun.
Adam fiyatı ne derse onu ödüyorsun.
Çin bu faturayı unutmadı.
2002’de mühendisleri masaya oturtup sıfırdan kendi tünel açma makinesini geliştirmeye başladı.
Kolay iş değildi.
Bir makinede 30.000’den fazla hassas parça vardı.
Kesici kafası ayrı dert, hidrolik sistemi ayrı dert, kontrol sistemi ayrı dert.
6 yıl uğraştılar.
2008’de ilk tamamen Çin yapımı tünel açma makinesi ortaya çıktı.
Ama Çinliler için asıl mesele makineyi yapmak değildi.
Almanlarla aynı işi yapıp yapamayacağını görmekti.
2012’de kendi makinelerini dünyanın en iyi üreticilerinin makineleriyle aynı projelerde yan yana çalıştırdılar.
Sonuç?
Çin makinesi geri kalmadı.
Sonra Çin’in klasik hikayesi başladı.
Önce kendine yaptı.
Sonra seri üretime geçti.
Maliyeti düşürdü.
Sonra dünyaya satmaya başladı.
Bugün dünyada kullanılan tünel açma makinelerinin yaklaşık %70’ini Çin üretiyor.
25 yıl önce Almanya’dan ikinci el iki makine bulabilmek için 700 milyon yuan veren ülke, bugün dünyanın en fazla tünel açma makinesi üreten ülke konumunda.
Aslında Çin’in elektrikli otomobilde, bataryada, dronda ve şimdi insansı robotlarda yaptığı şey de bundan çok farklı değil.
Önce dışarıdan alıyorlar.
Sonra nasıl yapıldığını öğreniyorlar.
Ardından kendileri üretiyorlar.
En sonunda da senden daha ucuza sana satıyorlar.
Zamanında Almanlar kurulum için Çin’e gidiyordu.
Şimdi Çinliler kurulum için Almanya’ya gidiyor.
Çin’de yapamıyoruz, üretemiyoruz, zor diye bir şey yok.
Çin Devleti sizden bir makine geliştirmenizi istiyorsa yapmaktan başka çareniz yok.
Aslında Çin’in sanayi politikasını yüzlerce sayfalık raporlarla anlatmaya gerek yok.
İki tane ikinci el Alman makinesi bütün hikayeyi anlatıyor.
Aslında dönemi yaşayan herkes izledi ama genç arkadaşlar için @lubeayar ın nasıl bir Fenerbahçeli olduğunu anlamak için izlenmesi gereken en önemli video budur. Yerin dibine soktuğu şeref yoksunu parazitin kim olduğunu da kendiniz araştırın bir zahmet.
Tradingeconomics sitesinde enflasyon verisi bulunan toplam 190 ülkenin 185 tanesinde enflasyonun Türkiye'den daha düşük olduğunu biliyor musunuz?
Ayrıca 185 tane ülkenin her biri için bahane uyduracak kadrolu veya örgüte üye olmayıp üzerine vazife çıkartan troller olduğunu da biliyor musunuz?
Bu troller enflasyonun Türkiye'den düşük olduğu her ülke için "şu ülkelerle Türkiye karşılaştırması yapılamaz" derler.
Onların trol olduğunu nasıl anlıyoruz?
"O zaman hangi ülkelerle karşılaştıralım istersiniz" sorusuna cevap vermedikleri için.
Bunların bahaneleri hep bir yerlerden duydukları mantıksız ezberlerdir: Sanki dünyanın başka yerinde deprem olmamıştır, COVID yalnızca Türkiye'de etkili olmuştur, Rusya - Ukrayna savaşı savaşanlardan daha çok Türkiye'yi etkilemiştir, ABD - İran savaşı sadece Türkiye'de enflasyona sebep olmuştur.
Bugün yaşanan enflasyon için 13 yıl önce olmuş olayları bile bahane eder bunlar. Çok zora girince yıllar önce enflasyona kar kalıcı olmayan başarıyı öne sürüp üzerine dış güç odakları, malum şer odakları, siyonistler ve benzeri şeyleri suçlarlar.
Aşırı yüksek enflasyonun bir tercih olduğunu anlamak işlerine gelmez.
Baransu ile şampiyonluk kutlayan Terim'e de imparator demeye devam ediyorlar ve milli maç falan yorumlatıyorlar hâlâ. Tıpkı tüm ihaleyi Seçil Erzan'a yıkıp Terim'i mağdur ilan ettikleri gibi.
Işık Ökte;
"Bist100 Dışı Hisseler Dolar bazlı %48 düştü
Bu Tarihin en büyük satışı !
Ne 15 Temmuzda
Ne 2008'de
Ne de Rahip Brunson olayında böyle bir satış görmedik !"
💥 “Sen çiftçi falan değilsin, çiftçilik yapmak istiyorsan gel öğreteyim nasıl çiftçilik yapılacağını!”
Yeni Partili Sencer Solakoğlu, Sakarya'daki şeker pancarı tarlasında Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’ya seslendi:
• Tek adam rejiminde çok önemli bir yere geliyoruz. Herkes şunu söylüyor;
• “Cumhurbaşkanımız 3 bin 720 lira açıklamış. Lütfen bunu 4 bin 500 liraya çıkarsın veya 4 bin 200 liraya çıkarsın” gibi serzenişler var.
• Cumhurbaşkanı'nın işi gücü yok, şeker pancarı fiyatıyla mı uğraşacak?
• Yani bu bütün dünyada nasıl organize ediliyor? Niye borsalar devreye girmiyor? Niye şeffaf bir ticaret yok?
• Bakın, Tarım Bakanlığı o kadar kepaze durumda ki kaç tane hayvanımızın olduğunu bilmiyor.
Ne kadar verim olduğunu bilmiyor. Nerede, ne kadar ürün olduğunu bilmiyor.
• Tarım Bakanı hakikaten tarımı da anlamıyor, bakanlığını da yönetemiyor.
• Sen inciri saksısıyla diktiğin zaman gidip özel kalem protokol müdürünü işten atıyorsun.
• Kardeşim, sen çiftçi mifçi değilsin ki. Yani mış gibi yapmana da gerek yok.
• Gel, çiftçilik yapmak istiyorsan ben öğretirim sana nasıl çiftçiliğin yapılacağını.
Fatih Altaylı:
"Hazine ve Maliye Bakanı “10 milyon liradan fazla kazananlar kazandıkları parayı iade etsin” diye akıl, mantık ve hesap dışı bir çağrıda bulununca önceki gün bu köşede “Merrill Lynch de alıp gittiği 8 milyar TL’yi iade edecek mi?” diye sordum.
Bu işleri iyi bilen eski bir borsacı bana yolladığı mesajda çok önemli bir iddiada bulunmuş.
Bu kişi, bir dönem Türkiye’de İMKB’nin ya da Borsa İstanbul’un oyuncularından biri olmuş ancak birkaç yıl önce Türkiye'yi terk ederek yurt dışına yerleşmiş bir yatırımcı.
Mesajında aynen şöyle yazmış:
“Abi, yazını okudum. Merrill Lynch parayı geri getirecek mi diye sormuşsun. Güldüm. Sen bütün iyi niyetinle bu soruyu soruyorsun ama emin ol ki, Merrill Lynch zannettiğiniz o yatırımcı Merrill Lynch falan değil, bir Türk yatırımcıdır. İşlemini Merrill Lynch üzerinden yapan bir Türk yatırımcıdır. Biz borsada bunlara ‘bıyıklı yabancı’ deriz. Yabancı şirketlerde veya bankalarda hesap açıp, verdikleri talimatla Türk borsasından hisse aldırırlar, Türk borsasında yabancı banka üzerinden işlem yaptırırlar. Emin ol, sizin Merrill Lynch zannettiğiniz o yatırımcı da bıyıklı hatta dönem gereği sakallı bile olabilir. Sana söyleyeyim, bu yatırımcının yabancı olma, Merrill Lynch olma ihtimali sıfır. Merrill Lynch gibi büyük kurumlar böyle sığ hisselere asla yatırım yapmazlar. Eğer yatırım yapmış olsalardı zaten hisseyi yapan manipülatör böyle satıp çıkmasına da izin vermezdi. Bak, Norveç Fonu satıp çıkabilmiş mi, adamlar yandım Allah diye bağırıyorlar. Merrill Lynch üzerinden yatırım yapan kişi her kimse Emre Tezmen ile hareket eden biridir. Yoksa tam zamanında satıp çıkamazdı. Emin olabilirsin!”
Eğer bu söylenenler doğru ise şimdi ortada 8 milyar TL’lik bir soru var.
Merrill Lynch’in arkasına saklanarak Borsa İstanbul’da oynayan ve 8 milyar TL kârı cebine koyup kaçan vatandaşımız kim?
Bu sorunun yanıtını Emre Tezmen mutlaka biliyordur. Belki bir soran çıkar!"