Dinime, mukaddesatıma ve Hz. Peygamberime (SAV) söven, söveni müdafa eden, ne varmış bunda canım diyen katıksız orospu çocuğudur. İşte bu kadar da netim.
#LemanDergisiKAPATILSIN
Keşke hiç girmeseydin bu işe @Ebsofuoglu adaş!
“Efendi hazretlerimiz ölmedi, bazı ihvanına görünüyor, alenen onlara bilgiler veriyor. Bazı ihvanlar Efendi https://t.co/3tv7raHt9o direk görüyor. Şu anda görüşme yapıyor. Efendi hz. talimatlarını beyan ediyor bize. Efendi hz. bizi yürütüyor. Şu anda Efendi hz. kesinlikle zâhiren de talimat veriyor bize. Biz Efendi hz. ne talimat veriyorsa onu yapıyoruz. Hiç Efendi’den ayrı bir şey yapmıyoruz” demedi mi Cübbeli hocan?
“Efendi’nin ruhuna şekle bürünme izni verilmiştir” demedi mi?
Efendi’nin Allah Teala tarafından konuşturulduğunu söylemedi mi?”
Bunları ve daha fazlasını elbette biliyorsun.
Sonra, “İsteyenlere, arzu edenlere tasarruf var” diyorsun. “(Sahabe) münâcât ederlerse (Efendimiz (s.a.v)’den) cevaplarını alırlar. Efendimiz (s.a.v) tasarrufta bulunur. Ama kime? İsteyene” diyorsun.
Ben de sana sorayım şimdi: Beni Saide gölgeliğinde hilafete kimin geleceğini tartışan Sahabe, böyle hayatî bir meselede Efendimiz (s.a.v)’e münâcâtı nasıl oldu da akıl edemedi?
Binlerce kişinin öldüğü Cemel vakasında Hz. Aişe ve Hz. Ali (r.anhuma) birbirlerine kılıç çekerken meseleyi Efendimiz (s.a.v)’e götürmeyi nasıl atlamış olabilirler?
Daha sonra Hz. Ali ile Hz. Mu’âviye (r.anhuma) arasında cereyan eden ve en az 60.000 müslümanın canına mal olan Sıffin savaşında ve sonrasındaki Hakem olayında neden Efendimiz (s.a.v)’e münâcât etmek kimsenin aklına gelmedi?
Hz. Hüseyin’in itirazlarına rağmen Hz. Hasan hilafeti Hz. Mu’âviye’ye devrederken ve sonrasında Hz. Hüseyin (r.anhuma) Kerbela’ya giderken dedelerine neden sormadılar?
Soruları uzatabilirim. Ama sadede geleyim:
“Herkes kendi tercihlerinin sonucunu yaşar” diye tekrar edip duruyorsun ya,
aslında ne söylediğini kendin de bilmiyorsun. Mesela araya sıkıştırdığın kıssaya göre Medine’deki dilencileri kovmak isteyen vali münâcât mı etti de Efendimiz (s.a.v)’i rüyasında gördü? ( Bu arada; İslamî ilimlere yabancı olmadığını söylüyorsun; bu olayın kaynağını lütfet de hep beraber aydınlanalım.)
Elin değmişken şunu da bi netleştir sana zahmet: Abdullah b. Zübeyr (r.a) münâcât etti mi etmedi mi? Etti ve Efendimiz (s.a.v)’i rüyasında gördü diyeceksen kaynak da zikrediver..
Bütün bunlar bir yana, Efendi hz.lerinin vefatıyla baş gösteren ihtilafta Cübbeli hocan hangi konuşmasında işbu “münâcat” meselesini bahse konu etti?
Sen de biliyorsun ki bu “münâcât” keşfi, senin durumdan vazife çıkarırken uydurduğun bir masal. Hocan Efendi hz.lerinin kendilerine doğrudan talimatlar verdiğini söylüyor, sen “münâcât” diyorsun.
Meselenin “münâcât”la kaim ve onunla alakalı olmadığını Cübbeli’nin yukarıya aldığım ifadeleri açıkça göstermiyor mu?
Kimi, neden aklamaya çalışıyorsun?
Dedim ya, keşke hiç girmeseydin bu konuya.
Bu “derin” mevzua malzeme olmasaydın…
🔥 Whoa! Trump and Vance just turned on Israel publicly, and like we’ve never seen before.
“You’re [Israel] a country of 9 million people. You can’t kill your way out of solving every single national security problem you have!”
➕ Dünya Kupası en büyük kaybedenini buldu!
▪️ "Afrika'nın en iyi hakemi" olarak gösterilen ve hayatının en büyük anına hazırlanan Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan, tarihî bir ilke imza atmak üzereydi.
▪️ Ancak hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, sadece "güvenlik şüphesi" denilerek telefonuna el konuldu ve Amerika'dan geri çevrildi. Bu şok kararın ardından FIFA'dan da çok net ve sert bir açıklama geldi: "Artık görev yapamayacak."
Bugün okullarda şahit olduğumuz abartılı törenler, çocukların başarısını kutlamak için değil; dijital dünyanın narsist alkışlarına muhtaç yetişkinlerin ve evladını dünyanın yegane merkezi sanan modern körlüğün egosunu doyurmak için tasarlanmıştır. Sahne çocukların gibi görünse de, perde arkasında alkış dilenenler aslında büyümemiş ebeveynler ve öğretmenlerdir.
Dünya Kupasında Senagalciyiz arkadaşlar.
Muhteşem bir teknik direktörleri var.
Bugünkü basın toplantısı harikaydı.
Gazeteci: Bugün New Jersey eyaletinde şiddetli rüzgarlar vardı ve güvenlik heyeti, güvenliğiniz için dışarı çıkmamanızı istedi ama siz neden namaza çıktınız?
Babı Thiaw: Namazdan daha önemli bir şey var mı?? Bence bu senin bana soracağın bir soru değil. Buna hakkın yok. Sen rüzgardan korkuyorsun, biz rüzgarı yaratan Allah'tan korkuyoruz. Biz buraya eğlence amaçlı bir oyun için geldik ama Allah'a ibadet için yaratıldığımızı unutamayız. Eğer bugün Dünya Kupası finali olsaydı ve biz finalde olsaydık, Cuma namazı için gidersek şampiyonluğu kaybedecek olsak da Cuma namazını tercih ederiz, onun vakti belli çünkü. Bizim dinimizin ritüelleri hakkında bizimle böyle konuşamazsınız.
🏔️ "Rabb’im! Sen razı olasın diye Sana acele ettim."
Hayatın koşturmacası içinde, planlarımızın arasında sıkışıp kaldığımızda; göğsümüz daraldığında ve bir çıkış yolu aradığımızda bizi fıtratımıza döndürecek o asil nida: LİTERDÂ.
Prof. Dr. Halis Aydemir hocamızın hikmet dolu hasbihallerinden süzülen bu eşsiz eser, bizleri Hz. Musa’nın (a.s.) adım adım yükseldiği rıza makamına davet ediyor.
✨ Bu eserde neyi keşfedeceksiniz?
Dua sadece istemek değildir: Kulun, acziyetini hissettiği o en samimi "sıfır noktasında" Rabbbimizle kurduğu kopmaz bir kontaktır.
Medyen’deki Gölge: İnsanın her şeyini kaybettiğini sandığı andaki o duru, samimi ve hesapsız muhtaçlık bilinci.
Tûr’daki İştiyak: Her türlü dünyevi kaygıyı arkada bırakıp, "Sadece Sen razı ol" diyebilmenin o sarsılmaz huzuru.
"İndireceğin her hayra muhtacım" diyenlerin, teslimiyeti bir zayıflık değil en büyük güç olarak görenlerin başucu kitabı LİTERDÂ çıktı! 📚