BÜYÜK DÜŞÜN
HEDEFİNİ YÜKSEK TUT!
Sevgili Öğrencilerimiz,
LGS için yaptığınız tüm çalışmaların karşılığını alma vakti geldi. Hepinize başarılar diliyorum. Yolunuz da zihniniz de açık olsun.
29 MAYIS 1453
İnançla yoğrulmuş bir irade, imkânsızı mümkün kıldı.
Gemiler karadan yürüdü, surlar yıkıldı, tarih yeniden yazıldı.
İstanbul’un Fethi; yalnızca bir şehrin alınışı değil, azmin, stratejinin, ilmin, cesaretin ve büyük bir medeniyet idealinin dünyaya ilanıdır.
5 Nisan Avukatlar Günü; değerli avukatlarımızın gününü kutluyor, kıymetli öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyorum.
Hiç şüphe yok ki hukuk ve adalet, toplumsal düzenin temel taşıdır. Savunma ise hukuk ve adaletin en güçlü teminatıdır. Bu idealle okuduğum Ankara Hukuk Fakültesinden mezun olup mesleği sürdürmek için hazırladığım avukatlık ofisi, Sınav Eğitim Kurumlarının kuruluş adresi oldu. Sınav Dergisi, Sınav Yayınları, Sınav Kursları ve Sınav Okullarının temeli burada atıldı.
Böylece faaliyetimizi eğitim, kültür olarak belirlesek de çizgimiz hep hukuk ve adalet oldu. Bu sebeple Sınav Eğitim Kurumlarının üç temel prensibinden birini ‘hakkaniyet’ olarak belirledik. Bana göre eğitim kurumlarımız ve öğretmenlerimiz ülkemizin en büyük adalet dağıtıcılarındandır. İyi ki MEB var, iyi ki ÖSYM var, iyi ki öğretmenlerimiz var. Her günümüzün hukuk ve adalet üzere olması dileği ile…
Her şey sadece ihale değil... Belediyelerdeki usulsüzlükler sadece ihale süreçleriyle mi sınırlı? Ya personel alımları, harcama kalemleri, imar uygulamaları, ruhsat işlemleri? Gerçek şeffaflık sadece kamerayla mı sağlanır?
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e yönelik yapılan saygısız karikatür, ifade özgürlüğü değil, doğrudan inanca ve kutsala saldırıdır.
Hiç kimsenin, sanat ya da mizah kisvesiyle İslam’a hakaret etme hakkı yoktur.
Bu ahlaksızlığı ve edepsizliği en güçlü şekilde kınıyorum.
Kutsallarımıza uzanan her dil karşısında dimdik duracak, inancımıza uzanan her eli hukuk önünde hesaba çekeceğiz.
Sessizlik, teslimiyettir.
Bu millet kutsalına sahip çıkacaktır.
“Başkalarının sınırlarına girmediğiniz kadar özgürsünüz.”
Av. İsmail Demir
Fatih Altaylı Tutuklandı: Sözün Bittiği Yer mi, Hukukun Başladığı Yer mi?
Fatih Altaylı...
Uzun yıllardır bu ülkenin değerlerine, insanına ve inançlarına tepeden bakan bir üslupla konuşan biri.
Kimi zaman halkı küçümseyen, kimi zaman bu toprakların insanını hor gören ifadeleriyle gündeme geldi.
Ben de bir vatandaş ve hukukçu olarak bu dilin Türkiye’ye zarar verdiğini düşünüyorum.
Ama...
Hukuku kişisel duygularla şekillendiremeyiz.
Adalet, sevdiğimizi değil, herkesi koruduğu sürece anlamlıdır.
⚖️ Hukuki Değerlendirme
Altaylı’nın ilgili videosunda;
Ne bir şiddet çağrısı,
Ne de açık ve yakın bir tehdit unsuru görülmektedir.
Elbette dili serttir, toplumu kutuplaştırıcı olabilir. Ama bu sözler, Türk Ceza Kanunu kapsamında somut bir tehdide karşılık gelmemektedir.
Tutuklama, delil karartma ya da kaçma şüphesi gibi istisnai durumlar için uygulanır.
Oysa burada, ifade özgürlüğü sınırlarında kalabilecek sözler nedeniyle tutuklama uygulanması, hem hukuk devletine hem de toplumsal vicdana zarar verir.
Sonuç
Eleştirinin dozu ne olursa olsun, hukuk soğukkanlı kalmalıdır.
Devletin yargı gücü, beğenmediği fikirleri susturmak için değil, adaleti sağlamak için vardır.
Bugün Fatih Altaylı susturulursa, yarın fikir ayrılığı olan başka biri susturulur.
Hukuk susarsa, herkes susar.
Ben bu ülkenin hukukçusu olarak;
kişilere göre değil, ilkelere göre adalet talep ediyorum.
Av. İsmail Demir
“Bir Terör Devletinin Maskesi Düşerken: İsrail–ABD–İran Üçgeninde İnsanlık Sorgusu”
Dünya bir yüzyılın en büyük ahlak krizine tanıklık ediyor.
Mazlumların çığlıklarının, bombaların gürültüsünde boğulduğu, bebek cesetlerinin diplomatik cümlelerle örtbas edildiği bir çağdayız.
Bu çağın adı: İnsanlığın iflas çağı.
Ve bu iflasa öncülük eden iki büyük fail var:
Amerika ve İsrail.
İsrail: Modern çağın Hitler’i değil, Hitler’in bizzat kendisidir
Hitler, Yahudileri toplama kamplarında yok ediyordu.
Bugün İsrail, Gazzelileri açık hava hapishanesinde katlediyor.
Farkı ne?
Sadece propaganda.
Hitler gizli yapıyordu, İsrail canlı yayında.
Ve ne acıdır ki dünya, o yayını alkışlıyor.
İsrail bir devlet değil; adını “devlet” koymuş, yapısını “terör” üzerine inşa etmiş bir suç makinesidir.
Gazze’de iki yıldır süren katliam bir savaş değil, sistematik bir soykırımdır.
Kadın, çocuk, yaşlı, hasta, engelli…
Hiçbir ayrım gözetmeden öldüren bir düzenden bahsediyoruz.
Kuran kurslarını, hastaneleri, fırınları, ambulansları vuran bir yapıdan…
Ve ne zaman birkaç füze Tel Aviv’e düşse, “vah vah” diyerek ağlayan bir ikiyüzlülükten!
Bu ne kadar gülünç, bu ne kadar aşağılık bir çifte standarttır!
Binlerce çocuğu öldürdüğünüzde susuyorsunuz,
birkaç binayı kaybedince “biz mağduruz” diye bağırıyorsunuz.
Amerika: Kaosu besleyen sahte süper güç
Amerika Birleşik Devletleri, bu terörün sponsoru, hamisi, finansörü ve kalkanıdır.
Barış gücüymüş…
Kadın haklarıymış…
Çocukların geleceğiymiş…
Hayır, hepsi yalan.
Çünkü bu sözlerin hiçbiri Gazze için geçerli değil.
Gazze’de kadınlar öldürülünce susan, çocuklar katledilince sessiz kalan hiçbir ülke, insan haklarından bahsedemez.
ABD, her dönem yeni bir savaş çıkarıp silah sanayisini besleyen, dolarını güçlendiren ve mazlum halkları kurban eden bir emperyal güçtür.
İsrail’in işlediği suçların ortağıdır.
Bu ortaklık, silah sevkiyatıyla değil, sessiz kalınan her bir çocuk ölümüyle mühürlenmektedir.
İran: Tokat atabilen ilk ülke, ama yetmez
İran üzerine çok şey söylenebilir.
Eleştirilecek onlarca noktası var.
Mezhepçi politikaları, ideolojik yayılmacılığı, vekalet savaşları…
Ama bu defa hakkını teslim edelim:
İlk defa İsrail’e doğrudan tokat atabilen, korkmadan cevap verebilen tek ülke oldu.
Hedef gözetti, askeri tesislere vurdu, psikolojik üstünlüğü sarstı.
Evet, İran bu hareketiyle bir kırılma yarattı.
Ama asıl sorgulanması gereken, İslam dünyasının geri kalanıdır.
Arap sultanlıkları hâlâ tatilde, petrol kralları hâlâ sessiz…
Müslüman coğrafya hâlâ neyi bekliyor?
Gazze yok olunca mı konuşacaklar?
Kudüs tamamen işgal edilince mi?
Bu sessizlik, sadece korkaklık değil; bu, birer suç ortaklığıdır.
Gazze: Bir coğrafya değil, bir imtihandır
Gazze artık sadece bir şehir değil.
Bir semboldür, bir imtihandır, bir insanlık turnusolüdür.
Ve bu imtihanın karnesi ortada:
İsrail sınıfta kaldı,
Amerika çürük not aldı,
Batı ise tamamen çöktü.
Ama en acısı, İslam dünyası bu sınava bile girmedi!
Unutmayın:
İsrail’in ağlaması önemli değil.
Önemli olan, Gazze’nin sessiz çığlığıdır.
Beton yığınlarının altında annesini arayan çocuğun gözyaşıdır.
Ve biz o gözyaşını asla unutmayacağız!
Türkiye: Vicdanın ve adaletin temsilcisi olmalı
Bu tablo içinde Türkiye ne yapmalı?
Ne Amerika’nın taşeronu olabiliriz,
ne İran’ın gölgesine girebiliriz,
ne İsrail’in ağlamasına kandırılabiliriz.
Biz kendi vicdanımızın ve tarihimizin tarafında durmalıyız.
Türkiye, bu coğrafyanın aklıdır,
bu milletin yüreğidir,
bu ümmetin umududur.
Hem diplomatik zekâyla, hem askeri caydırıcılıkla, hem de mazlum halkların yanında durarak yeni bir dünya düzenini kurmakla yükümlüyüz.
LGS 2025, son yılların en seçici sınavıydı.
📌 Türkçe anlam ve yorum gücünü,
📌 Matematik ise çok yönlü muhakemeyi zorladı.
Netler düşük olabilir ama moral bozulmasın!
Bu sınav puan değil, sıralama sınavıydı.
🔍 Gerçek başarı yüzdelik dilimle ölçülür.
Av. İsmail DEMİR | Eğitimci
Yarın, sadece bir sınav günü değil; azmin, emeğin ve sabrın karşılık bulduğu bir gündür.
Tüm öğrencilerimize gönülden başarılar diliyorum.
Unutmayın, sınav sonucu ne olursa olsun; sizler bizim için çok kıymetlisiniz.
#LGS2025#Başarılar
Madleen Gemisi silah değil, vicdan taşıyordu.
Ama vicdanı bile düşman ilan edenler tarafından durduruldu.
İsrail askerleri 12 sivil aktivisti alıkoydu.
Bebek bezi, mama ve cesaret taşıyan bir gemi...
Dünya sessiz.
İnsanlık sustuğu her an bir gemi daha batıyor.
#Madleen#Gaza #FreedomFlotilla #VicdanınMilliyetiYoktur
12 YABANCI AKTİVİST GAZZE İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALDI!
Ne devletleri var arkalarında, ne orduları.
Ama bir şeyleri var bizim kaybettiğimiz: vicdanları.
Biz sustuk, onlar haykırdı.
Biz korktuk, onlar yürüdü.
Biz konfora sığındık, onlar zulme karşı yelken açtı.
Geminin adı: Madleen
Hedefi: Gazze
Yükü: Onur, cesaret ve insanlık.
Sadece yardım değil, bir mesaj taşıyor bu gemi:
“Zulme karşı susmayacağız!”
Ve biz Müslümanlar?
Neredeyiz?
Şimdi ya bu sessizliğe ortak olacağız…Ya da bu çağın suskun tanıkları olmaktan vazgeçip insanlığın tarafında olacağız!
📌 Unutma:
Gazze için bir şey yapamıyorsan, en azından tarafını belli et!
#Gazze #MadleenGemisi #VicdanınMilliyetiYok #OnurluDireniş
Değerli Dostlarımız,
Parantez Yapı’nın açılış töreninde bizleri yalnız bırakmayarak sevincimize ortak olan;
AK Parti MKYK Üyesi Sayın Fatih Şahin’e,
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sayın Mevlüt Karakaya’ya,
Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Gürsel Baran’a,
Ankara Milletvekilleri Sayın Asuman Erdoğan ve Sayın Zehra Nur Aydemir’e,
Gölbaşı Kaymakamımız Sayın Erol Rüstemoğlu’na,
AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Sayın Selim Akceylan ve kıymetli yönetimine,
Milliyetçi Hareket Partisi Gölbaşı İlçe Başkanı Sayın Abdurrahman Özçelik ve değerli yönetimine,
Gölbaşı'nın önceki Belediye Başkanları Sayın Fatih Duruay ve Sayın Ramazan Şimşek’e,
ATO Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Ali İhsan Güçlü’ye,
Sayın Gökhan Koçak’a,
Ve yine;
Akademisyenlerimize, bürokratlarımıza, değerli iş insanlarımıza, mimar ve mühendislerimize,
İş ortaklarımıza ve sektördeki tüm paydaşlarımıza,
Katılımlarıyla bizleri onurlandıran kıymetli banka müdürlerimize,
Her daim yanımızda olan Gölbaşı’nın güzel ve vefalı insanlarına,
İsimlerini tek tek sayamasak da varlıklarıyla bizleri onurlandıran tüm misafirlerimize,
Kalpten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Ayrıca, telgraf yoluyla tebriklerini ileten kıymetli vekillerimiz Sayın Orhan Yeğin ve Sayın Osman Gökçek’e,
Açılış organizasyonumuza büyük destek sağlayan Q Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ali Ercan’a,
QUA ailesine, organizasyonun her aşamasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza ve perde arkasında sessizce çalışan koca yürekli ekibimize gönülden şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu anlamlı günümüzde yanımızda olan tüm dostlarımıza minnettarız. Sizlerin desteğiyle çıktığımız bu yolda daha büyük hedeflere hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyor, dostluğumuzun ve iş birliğimizin daim olmasını temenni ediyoruz.
Saygı ve muhabbetlerimizle,
Parantez Yapı Ailesi