Buradan tanıdığım ve bildiğim arkadaşımız Asi Kadın ifadeye çağrıldı. Kendi ayağıyla gitmesine rağmen gözaltına alınıp “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi! Bu hak mı? Bu adalet mi? Hırlı hırsızı elini kolunu sallayarak gezerken, bir kadın attığı tweet gerekçesiyle tutuklanıyor! Şimdi suçlularla aynı koğuşta kalıyor. Bu zulmü ve hukuksuzluğu duyuralım! Asi Kadın için hak, hukuk, adalet!
Tutuklu öğrenci Temmuz Akyol'un babası:
"Hastanelerde sağlık çalışanlarını bıçaklayıp darp ediyorlar. Adli kontrol şartıyla bırakılıyorlar.
Kız arkadaşını taciz edenler, darp edenler bırakılıyor. Hırsızlık, dolandırıcılık yapan bırakılıyor.
Gençlerimizi mahvediyorlar!"
Gezi direnişine katılan sanatçılara da aynı muameleyi çekmiştiniz.Hiç üzülmeden söylüyorum ki birçoğunuz taptığınız putlardan çok yaşayacak.Bu halk hiçbir doğru ve yanlışı unutmaz.
KİMİN KORKUSU?
Ben bir sanatçıyım. Hayatım boyunca kelimelerle, sahnede yankılanan repliklerle nefes aldım. Sanatın büyüsü, insanın ruhunu serbest bırakmasında saklıdır. Ama bugün bu büyüyü boğmaya çalışıyorlar.
Bugün bu ülkede, bir sanatçı düşüncelerini dile getirdiği için işinden ediliyor. Sanatıyla değil, görüşüyle yargılanıyor. En acısı da bunu, halkın vergileriyle ayakta duran, herkesin ortak değeri olması gereken bir kurum yapıyor. TRT… Evet, hepimizin vergileriyle var olan, hepimize eşit mesafede olması gereken bir devlet kanalı, birilerini “makbul”, birilerini “tehlikeli” ilan ediyor.
Bize yıllarca “sanat özgürdür” dediler. “Sanatçının görevi, toplumun vicdanı olmaktır” dediler. Ama ne zaman ki vicdanımız konuştu, ne zaman ki doğruları dile getirdik, kapılar yüzümüze kapandı. Bu nasıl bir düzen?
Sanatçı susmaz. Sanat susturulamaz. Çünkü sanat, yalnızca alkışlandığında değil, yasaklandığında da yankılanır. Eğer bir sanatçıyı sansürle susturabileceğinizi sanıyorsanız, tarih kitaplarını açın ve bakın. Baskıyla, tehditle, yasaklarla sindirilmeye çalışılan her sanatçı, eserleriyle ölümsüzleşmiştir.
Ve biz de buradayız. Gitmiyoruz. Susmuyoruz. Korkmuyoruz. Bu düzen değişmeli. Ve değişecek.
ODTÜ'DE arkadaşlarımızın,kardeşlerimizin barınma hakkı,yaşama hakkı ellerinden alınıyor.Bu eylemlerle birlikte değerlendirilemeyecek büyüklükte bir hak ihlali.Lütfen kimse duyarsız kalmasın bu konuya.Sesimiz kısılana kadar bu konuyu duyurmalıyız.
Bir kadının gözaltına alınırken taciz edilmesi en az Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması kadar aşağılık bir durum.Herkes öfkesini ve duruşunu sağlamlaştırsın,lütfen.Bütün bu ahlaksızlıkla,yolsuzlukla sonuna kadar mücadele etmeye devam etmeliyiz.
Yargın bağımsız değil, medyan özgür değil. Recep Tayyip Üst Kurulu televizyon kanallarına ekran karartma cezası veriyor. Her gün yeni bir rezillik yaşıyoruz. Yeter artık!
Yine bölündü herkes.Yaptıklarımız istediğimiz hiçbir elle tutulur sonuca ulaşmadı hiçbir sonuca.Kendinize gelin.Kaç gün oldu direnişe başlayalı?Bu kadar mı pamuk ipliğine bağlıyız?Bu direnişi yolundan saptırmayın,özünüze dönün,toparlanın.
@avtalatyalaz Mitingleriniz sebebiyle öğrenciler bölünüyor.Mitinglerden sonra ise öğrencileri bir başına bırakıyorsunuz.Lütfen yapmanız gerekenleri doğru yapın,süreci daha sağlıklı bir şekle dönüştürün,öğrencileri yalnız bırakmayın.
Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu:
“1960, 1971, 1980 gibi tarihimize ‘demokrasiye müdahaleler’ olarak kayda geçen darbeler serisine yeni bir tarih eklendi.
Bu kez düşülen kayıt, üniformalı bir müdahale olmayıp sivil hükümet darbesi olarak kayda geçti.