Katılım bankacılığının gelişimine uzun yıllar boyunca emek veren, Birliğimizin önceki dönem Genel Sekreteri merhum Osman Akyüz’ü, sektörümüze sunduğu kıymetli hizmetleri ve bıraktığı değerli hatıralarıyla rahmet, minnet ve vefayla yâd ediyoruz.
Merhum Osman Akyüz’ün aziz hatırasına, 25 Eylül 2026 Cuma günü, akşam namazı ile yatsı namazı arasında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde (Altunizade) Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Dua Programı gerçekleştirilecektir.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla merhum Osman Akyüz’ü hep birlikte yâd edeceğimiz programa, kendisini tanıyan, birlikte çalışma imkanı bulan ve katılım bankacılığı camiamızın gelişimine sunduğu katkılara şahitlik eden tüm dostlarımız davetlidir.
Tarih: 25 Eylül 2026, Cuma
Yer: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii – Altunizade
Saat: Akşam namazı ile yatsı namazı arası (19.05 – 20.24)
Program: Kur’an-ı Kerim tilaveti, dua ve ikram
Cenâb-ı Hak, merhum Osman Akyüz’e rahmetiyle muamele eylesin; kabrini pür-nur, makamını âli, mekânını cennet eylesin.
Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.
Allah rahmet eylesin.Faizsiz finans kurumlarının büyümesi için çok emek verdi.Finans kurumları genel sekreteri iken Diyanet olarak tüm hocalarımızın maaşlarını faizsiz finans kurumlarından alalım diye birlikte çok mücadele verdik. Bu amaçla yaptığımız 8 toplantıya da katılmıştı. Son toplantıyı Diyanet İşleri Başkanlığı’nda yapmıştık. Uzun çalışmalar sonunda konunun bu noktaya gelmesinden ve tüm finans kurumlarının artık Diyanet’in davetine icabet edeceklerini duymaktan memnun olduğunu söylemişti. Mekanı cennet, derecesi âlî olsun. Faize karşı yaptığı mücadele âhiret azığı olsun.
CENAZE PROGRAMI HAKKINDA GÜNCELLEME
Cenaze namazı, 15 Eylül Salı günü Kocaeli’nin Kartepe ilçesi Maşukiye Mahallesi Merkez Camii’nde, ikindi namazını müteakip kılınacak; ardından merhum Maşukiye Çiftlik (Dörtyol) Mezarlığı’na defnedilecektir.
🏦 Katılım bankaları yılın ilk yarısında 119,5 milyar liralık sukuk ihraç etti
👉 İstatistiklerin tutulmaya başlandığı 2013'ten bu yana en fazla sukuk ihracı 197,8 milyar lira ile Ziraat Katılım Bankası tarafından yapılırken, bunu 167,3 milyar lira ile Albaraka Türk, 152 milyar lira ile Türkiye Emlak Katılım Bankası takip etti
🎙️Türkiye Katılım Bankaları Birliği Genel Sekreteri İsmail Vural:
👉 "Katılım bankalarımızın toplam sukuk ihraç hacminin yıl sonunda yaklaşık 250 milyar lira seviyesine ulaşacağını öngörüyoruz"
https://t.co/HvNASqvT4c
Birliğimiz ve @anadoluajansi iş birliğinde, değerli üye bankalarımızın destekleriyle düzenlenen “Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi”, “Türkiye’nin Katılım Finans Vizyonu: Sürdürülebilir Büyüme, Dijital Dönüşüm ve Yeni Yatırım Modelleri” temasıyla İstanbul Finans Merkezi’nde başarıyla gerçekleştirildi.
Katılım finans sektörünün mevcut durumu, gelecek vizyonu ve küresel ölçekte taşıdığı stratejik potansiyelin kapsamlı şekilde ele alındığı zirvemiz; kamu, finans, akademi ve iş dünyasının kıymetli temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu.
Zirvemize teşrifleriyle bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a; açılış konuşmalarındaki vizyoner değerlendirmeleriyle sektörümüze önemli perspektifler sunan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Sayın @aburakdaglioglu’na; özel oturumda paylaştığı değerli değerlendirmeler ve güçlü mesajlarıyla programımıza katkı sağlayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Sayın Dr. @yfatihkarahan’a; kapanış oturumundaki kıymetli hitaplarıyla zirvemize değer katan Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’e en içten şükranlarımı sunuyorum.
Ayrıca, zirvenin hayata geçirilmesinde büyük emek ve destekleri bulunan Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Sayın @serdarkaragoz’e; ev sahiplikleri ve nazik misafirperverlikleri dolayısıyla @ziraatkatilim Genel Müdürü Sayın @mtinozdemir’e teşekkürlerimi ifade etmek isterim.
Bu anlamlı buluşmada bizleri yalnız bırakmayan İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’e, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Sayın İbrahim Şenel’e, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcımız Sayın Osman Çelik’e, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve @ziraatbankasi Genel Müdürü Sayın Alpaslan Çakar’a, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Sayın Davut Menteş’e, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Başkan Vekili Sayın Prof. Dr. Servet Bayındır’a, @VakifBank Genel Müdürü Sayın Osman Arslan’a ve @Halkbank Genel Müdürü Sayın Recep Süleyman Özdil’e ve @Turkeximbank Genel Müdürü @aliogem ’e şükranlarımı sunuyorum.
Zirve süreci boyunca destekleriyle yanımızda olan TKBB Yönetim Kurulu Başkanımız ve @VakifKatilim Genel Müdürü Sayın Mehmet Ali Akben’e; @kuveytturk Genel Müdürü Sayın Ufuk Uyan’a, @dunyakatilim Genel Müdürü Sayın İkram Göktaş’a, @TREmlakKatilim Genel Müdürü Sayın Onur Gök’e, Türkiye Finans Genel Müdür Vekili Sayın Müge Öner’e, Albaraka Türk Genel Müdürü Sayın Malek Temsah’a, Hayat Finans Genel Müdür Vekili Sayın Özer Baran’a, TOM Katılım Genel Müdürü Sayın Onur Özkan’a ve Adil Katılım Bankası Genel Müdürü Sayın Murat Yönaç’a teşekkürlerimi sunarım.
Katılım finans sektörünün gelişimine katkı sağlayacak fikirlerin, iş birliklerinin ve vizyoner yaklaşımların paylaşıldığı bu kıymetli organizasyonun ülkemiz ve sektörümüz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; zirvemize katkı sunan tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.
“BENİM ÇOCUĞUM ÖZELDİR” DEYİP ÇOCUĞUNUN KÖLESİ OLAN ANA BABALAR
KIYAMET ALÂMETİ MİDİR?
Allah Teâlâ’nın kendisine bildirdiği kadarıyla bize gayb haberleri de veren Rasûl-i Ekrem (s.a.) Efendimiz’in bir ihbarı bu sorunun cevabının “evet” olduğunu gösteriyor.
Literatürde “Cibrîl Hadisi” olarak adlandırılan; yine Efendimizin ifadesiyle “bize dinimizin esaslarını öğreten” ve bu sebeple de Kurtubî (ö. 671/1273) gibi bazı âlimlerimizce “ümmü’s-sünne” yani en kapsamlı bilgiyi veren sünnet olarak nitelenen hadis-i şerifte, kıyametin yaklaştığını gösteren alâmetlerden birinin de şu olduğu haber verilir:
“Köle kadınların efendilerini doğurmaları” (أن تلد الأمة ربتها ؛ إذا ولدت الأمة ربها Buhârî, “İman”, 37; Müslim, “İman”, 1).
Bunun ne anlama geldiği konusunda hadis şârihleri farklı açıklamalarda bulunmuşlardır. Söz konusu açıklamalar içinde bir tanesi, bugünü anlama ve son okul saldırılarını anlamlandırma bakımından hayli ilgi çekici.
Ünlü fakih, muhaddis ve Buhârî şârihi Hâfız İbn Hacer el-Askalânî (ö. 852/1449), kadının kendi efendisini doğurmasını şöyle izah ediyor:
“Bu ifadeyle çocukların ana babaya saygısızlığının yaygınlaşması kastedilmektedir. Öyle ki çocuk, annesine hakaret eder, onu hırpalar ve çalıştırır; adeta bir efendinin kölesine davrandığı gibi davranır. Bu sebeple o çocuğa mecazen ‘annesinin efendisi’ denmiştir. Ya da ‘efendi’ ile ‘terbiye eden’ anlamı kastedilmiştir; bu durumda anlatım, mecaz değil hakikat anlamındadır.
Bana göre yorumların en isabetlisi budur. Çünkü hem daha genel bir durumu kapsar hem de bağlamı itibariyle söz, bozulan düzenle birlikte hayret verici bir tersine dönüşü anlatmaktadır. Öyleyse sonuç şudur: Terbiye edilmesi gerekenin terbiye eden hâline gelmesi ve alt konumda olanın üst konuma çıkmasıyla işler tersine döndüğü bir zamanda bil ki, kıyamet yaklaşmıştır.” (Fethu'l-Bârî, I, 125)
Evet, her ana babaya kendi çocuğu özeldir ve kıymetlidir ama bu durum onu, sizin “rabbiniz, eğiticiniz ve terbiye ediciniz” konumuna yükseltirse yani roller değişirse bilin ki, bu sadece sizi değil, toplumu da felaketin eşiğine getirir.
Asıl ve kalıcı olan özel ve kıymetli oluş, o çocuğun ahlâklı, saygılı, merhametli, diğerkâm ve âhiret kaygısı taşıyan bir insan olarak yetiştirilmesi ile sağlanabilir. ■
فتح الباري لابن حجر (1/ 125)
أن يكثر العقوق في الأولاد فيعامل الولد أمه معاملة السيد أمته من الإهانة بالسب والضرب والاستخدام. فأطلق عليه ربها مجازا لذلك. أو المراد بالرب المربي فيكون حقيقة، وهذا أوجه الأوجه عندي لعمومه ; ولأن المقام يدل على أن المراد حالة تكون مع كونها تدل على فساد الأحوال مستغربة. ومحصله الإشارة إلى أن الساعة يقرب قيامها عند انعكاس الأمور بحيث يصير المربى مربيا والسافل عاليا
TOKİ’nin 500 Bin Sosyal Konut Projesi’ne katılmak, aşağıdaki gerekçelere binaen caiz ve meşrudur:
1.Proje, dar ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olmasını hedeflemektedir. Bu hedef, projenin hikmet ve maslahat temelli bir yaklaşımla tasavvuruna imkân sağlamaktadır. Fıkhî hükmün belirlenmesinde tasavvur da önemli ölçüde etkilidir.
2.Konutların nitelikleri, büyüklükleri, fiyatları, aylık ödenecek taksit tutarları ve toplam ödeme vadesi baştan açıkça belirlenmiştir.
3.Borç bakiyesinde ve buna bağlı olarak taksit ödemelerinde her altı ayda bir artış yapılacak olması, fiyat belirsizliği gerekçesiyle sözleşmenin fâsit sayılması sonucunu doğurmaz. Her ne kadar periyodik artışlar, nihai bedelin kesin olarak öngörülmesini güçleştirse de bu artış oranı, marûf bir endekse bağlanmak suretiyle bütünüyle belirsiz bırakılmamıştır. Fıkıh kurallarına göre cehâlet-i fâhişe yani tarafları mahkemeye başvuracak derecede anlaşmazlığa düşürecek olan ciddi bir bilinmezlik sözleşmeyi bozar. Söz konusu projedeki taksit artırımları, bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşmiş olan memur maaş artış oranına göre yapılacağından buradaki bilinmezlik, cehâlet-i yesîredir yani herkesin kabul edip katlanabileceği düzeydedir. Bu ölçüdeki bir bilinmezlik ise fakihlerimize göre akdi ifsat etmez. Diğer taraftan memur maaşlarının artış oranında enflasyon dikkate alındığından taksitlerde bu oranda yapılacak bir artırım, paranın/alacağın değer kaybından kaynaklanan haksızlıkların kısmen telafisi anlamına da gelecektir.
4.Taksitleri ödeyememe durumunda söz konusu olacak yaptırımlar (ki TOKİ projelerinde üst üste iki ay ödememe durumunda sözleşmede yazılı olan oranda gecikme faizi ödenmektedir) bahsedilen akdi iki sebeple baştan geçersiz hale getirmez. a) Şu an itibariyle ödeyememe durumu bir vehimden yani gerçekte olmadığı halde varmış zannından kaynaklanmaktadır. Fıkhın yerleşik bir ilkesine göre “Tevehhüme itibar yoktur”. Kaldı ki bu projede zaten dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olması amaçlandığı için taksit tutarları da düşük tutulmuştur. b) Bu yaptırım, cezaî şart kabîlindendir. Tarafların haklarını korumaya ve sadece fiilen gerçekleşen kaybı telafiye yönelik makul düzeyli cezaî şartlar, reel faiz sayılmaz ve akdi ifsat etmez.
En doğrusunu Yüce Allah bilir.
Birkaç gündür Selimiye Camiinin restorasyonu ile ilgili bir gündem var. Tarihi mirasımızın aslına uygun bir şekilde korunmasının esas olduğunu düşünüyorum. #SelimiyeyeDokunma
❝Programımız kapsamında enflasyonun 2027'de tek hanelere inmesini hedefliyoruz❞
🎙️Bakan Şimşek, Londra'da İslami Finans Zirvesi'nde konuştu:
🇹🇷Kırılganlıkları azalttık ve ekonomimizin dayanıklılığını artırdık. Son birkaç ayda gerçekten zorlu süreçlerden geçtik ve uyguladığımız programın Türkiye'yi şoklara karşı dirençli hale getirdiği kanıtlandı
https://t.co/ZP2DGFZ4YA
@SireneOznur Doğal yaşamın sürdürülebilirliği önemli, imara açılan alandan daha fazlasını ağaçlandırmasını ya da kapatılan maden sahalarının doğal hayata döndürülmesini sağlarsanız sorun çözülebilir. Bu arada resmi verilere göre Türkiye son 20 yılda zeytin ağacı popülasyonunu artırmış.
Kendisini çok geç tanıdığım ve sonrasında sohbetinden, muhabbetinden, mesleki bilgi ve tecrübelerinden faydalandığım değerli hemşehrim Ahmet Selim Tuncer’in vefat ettiğini öğrendim. Rabbim rahmetiyle merhametiyle muamele eylesin.
📊Katılım bankalarının aktif büyüklüğü 2,2 trilyon lirayı aştı
🗓️Ocak-haziran döneminde katılım bankalarının aktif büyüklüğü yüzde 10,9 artışla 2 trilyon 262 milyar 316 milyon liraya çıkarken bankacılık sektöründen aldığı pay yüzde 8,06'ya ulaştı
🔗https://t.co/KoV250zyKs
🧷Açılış konuşmaları kapsamında DİB Başkan Yardımcısı Sn. Doç. Dr. Selim Argun, TKBB Genel Sekreteri Sn. İsmail Vural ve İSEFAM Müdürümüz Sn. Doç. Dr. Hakan Aslan konuşma yapmışlardır.
🧷İSEFAM çalıştaylarının https://t.co/tjdWLOVFLD, TKBB (@TkbbOrgTr) ortaklığıyla gerçekleştirilen "Türkiye Hac Fonu" Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Sn. Osman Çelik Beyefendi'nin konuşmalarıyla başlamıştır.