Bugün Ahlat’tan bütün dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz:
Türk milleti, Anadolu’daki bin yıllık varlığından, devletinden, bayrağından ve bağımsızlığından hiçbir şart altında vazgeçmeyecektir. Ecdadımızın emaneti olan bu aziz vatanı birlik içinde koruyacak; daha güçlü, daha müreffeh ve daha büyük bir Türkiye’yi mutlaka inşa edecektir.
Çünkü Ahlat, geçmişte kaldığımız yer değil; geleceğe doğru yeniden yürümeye başladığımız yerdir.
Bu vesileyle başta Sultan Alparslan ve kutlu ordusu olmak üzere, Anadolu’yu vatan kılan bütün kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Ahlat’ın ruhu, Malazgirt’in iradesi ve Büyük 🇹🇷Türkiye ülküsü ilelebet yaşayacaktır.
TBMM’de Şehit ve Gazilerimizle ilgili “haklarını iyileştirici” bir yasa teklifi Cumhur İttifakı Partilerimiz tarafından verilmiş ve kabul edilmiştir.
Bu memnuniyet vericidir.
Lakin; görülüyor ki, talepler yine tam karşılanmamış ve bazı hususlar eksik kalmıştır.
Lafı uzatmadan söylüyorum!
Şehit ve Gazilerimiz bu vatan için canlarını vermiş, uzuvlarını kaybetmiştir.
Bu sebeple,”Ne istiyorlarsa verilmelidir.” Bunlar, Devletimizin karşılayamayacağı şeyler değildir. Neticede sayısı az ancak manası, maneviyatı çok büyük bir topluluktan bahsediyoruz. Şehitler ve Gaziler arası “statü farklılığının” ortadan kaldırılmasını istiyorlar. Bu haklı taleple ilgili hızlı bir bir yasal düzenleme yapılmalıdır.
PKK uzantısı DEM Parti Eş Genel Başkanının, süreç yasasının TBMM’de kabul edilmesinin ardından yaptığı ilk değerlendirmede, pkk terör örgütünün işlediği insanlık dışı suçları yok sayarak, Türkiye'nin terörle mücadelesini, bugün ülkemizde ve bölgemizde yaşanan bütün problemlerin sebebi olduğunu iddia etmesi; iftiranın ötesinde tam bir hainliktir.
Arka arkaya sıraladığı saçmalıkları kabul ettirmek için ise soykırımcı İsrail’in politikalarını ve başta Netenyahu olmak üzere İsrail'in katil yöneticilerinin açıklamalarını referans göstermesi; terör unsuru ve yol arkadaşlarının, onların TBMM ve ülkedeki varlıklarının, Türkiye için terör-terörist kadar önemli ve tehlikeli bir problem olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.
Binaenaleyh bir kez daha söylüyoruz ki; Terörle ve teröristle müzakere olmaz, ezer geçersin.
Muğla’da şanlı 🇹🇷Türk Bayrağımızı ateşe veren şahsı ve gerçekleştirdiği alçakça saldırıyı lanetliyorum.
Ay yıldızlı bayrağımız; bağımsızlığımızın, devletimizin ve şehitlerimizin aziz hatırasının sembolüdür. Ona uzanan el, doğrudan Türk Milleti’nin şerefine ve ortak değerlerine uzanmıştır.
Şüphelinin kısa sürede yakalanmasını sağlayan emniyet güçlerimizi tebrik ediyor; bu provokasyonun arkasında başka kişi veya bağlantılar bulunup bulunmadığının bütün yönleriyle araştırılmasını ve failin hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyorum.
Rengini şehitlerimizin kanından alan, bağımsızlığımızın timsali Türk Bayrağını ateşe veren kişi kim olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından da çıkarılmalı ve devletten aldığı hizmetlerden yoksun bırakılmalıdır.
Hiç kimse unutmasın: Bayrağımıza uzanan her el, karşısında büyük Türk Milleti’ni bulacaktır!
Haddini bil, Remzi!
Sayın Mustafa Destici Genel Başkanımıza yönelik sarf ettiğin hadsiz ve seviyesiz ifadeleri en sert şekilde kınıyor, bu çirkin üslubu aynen sahibine iade ediyoruz.
Siyasi rekabet; iftira, hakaret ve çamur siyasetiyle değil, fikir ve projelerle yapılır. Üslubuna dikkat et, kullandığın her sözün sorumluluğunu taşı.
Büyük Birlik Partisi’ni ve Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’yi hedef alan mesnetsiz ithamların ne partimizi ne de davamızı yıpratmaya yeter.
Millet kimin hizmet ettiğini, kimin gündemde kalabilmek adına polemik ürettiğini çok iyi bilmektedir.
Herkesi, özellikle de seni, siyasi nezaket sınırları içinde hareket etmeye davet ediyor; asılsız ithamlar yerine gerçeklerle konuşmaya çağırıyoruz.
Haddini bil, üslubunu düzelt.
Mora Katliamını da, Selanik, Batı Trakya ve Balkan katliamlarını da, Yunan’ın Anadolu’da yaptığı mezalimi de ve en son Kıbrıs’da Rumlarım yaptığı soykırımı da asla unutmadık ve unutmayacağız.
Çünkü; “Unutulan soykırım ve katliamlar tekrarlanır” (Aliya İzzetbegoviç)
Şehitlerimizin ruhu şâd, mekanları cennet olsun.🇹🇷
Yazıklar olsun
Burdan devletin tüm birimlerine sesleniyorum imanımızla kimse oynayamaz kimsede dalga geçemez .şikayetçiyim gerekeni yapın bu budalaya .hangi cesaretle hangi yamuk ağızla bunları söyleyebilirsin utanmaz arlanmaz
Ulan hadsiz köpek!
Sen o pis, iğrenç ağzınla Yüce Allah’a, Peygamberimize (sav), Kur’an-ı Kerim’e ve bütün müminlere hakaret etmeye nasıl cüret edersin?
Yalancı, riyakâr, imansız, terbiyesiz köpek! Sen yeni Selman Rüşdi’misin?
Bu milletin inancına, Peygamberinin hatırasına, Allah’ın kitabına saldıran senin gibi inanç düşmanı soytarılara bu ülkede hâlâ rahat rahat konuşma imkânı verilmesi bile başlı başına bir skandaldır.
Büyük Birlik Partisi olarak bu tür hadsizliklere, din düşmanlığına ve ahlaksızlığa karşı en ağır şekilde tavır alıyoruz. Bu komedyen geçinen şarlatana gereken hukuki, siyasi ve toplumsal dersi vereceğiz. Savcılıklara suç duyurularımız olacak.
Bu milletin evlatları, ecdadının kanıyla, inancıyla yoğrulmuş bu topraklarda Allah’a ve Peygamberine hakaret edilmesine asla izin vermeyecektir.
Ulan utanmaz, imansız herif! Allah’ın ve Resulünün laneti senin ve senin gibi düşünenlerin üzerine olsun. Bu densizliğe, bu dinsizliğe geçit yok!
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici Beyefendi, mazlum coğrafyalara uzanan yardım eli olan Alperen Ocakları Eğitim, Kültür ve Dayanışma Vakfımız tarafından düzenlenen kurban organizasyonuna, bağışladığı kurbanlar vesilesiyle destek sunmuştur.
Desteklerinden dolayı Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici Beyefendi’ye teşekkür ediyor, yapmış olduğu hayrın Cenab-ı Allah katında kabul olmasını niyaz ediyoruz.
Terör soruşturması kapsamında görevinden alınan Mardin Büyükşehir Belediye “eski” Başkanı “Ahmet Türk” ün, Amedspor merkezli hezeyanından sonra "Kürdistan" kavramını kapsayıcı bir coğrafi terimmiş gibi pazarlamaya çalışarak Süryani, Ermeni ve Arap topluluklarını da bu hayali sınırların içine dahil etmesi, en hafif tabiriyle açık bir bölücülük gayreti ve mevcut yasalarımıza göre de ağır bir suçtur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını ve anayasal sınırlarını hiçe sayan bu söylem, doğrudan doğruya toplumsal bütünlüğe kasteden ayrılıkçı ve bölücü bir ajandanın dile yansımasıdır.
Bir siyasetçinin, üzerinde yaşadığı toprağın egemenliğini ve milli aidiyetini reddederek, terör örgütünün hedefleriyle bire bir aynı olan, zihnindeki ütopik ve yapay coğrafi tanımları gerçekmiş gibi dayatması, demokrasiyle değil, ancak kaos ve nifak tohumları ekmekle açıklanabilir.
Bu tür açıklamalar, bin yıldır iç içe geçmiş, aynı kaderi paylaşmış ve ortak bir üst kimlikte buluşmuş toplumları "etnik gettolara" hapsetme arzusunun bir tezahürüdür. Türkiye’nin her karış toprağı Kürt Türkmen, Zaza Arap, Boşnak Çerkes, 85 milyonun ortak vatanıyken, belirli bölgelere hayali isimler atfederek buraları Türkiye’den ayrı bir organizmaymış gibi göstermek, bu ülkeye duyulan aidiyet bağını koparmaya yönelik tehlikeli bir bölücü hamledir.
Bir devletin sınırları içinde siyaset yapıp, o devletin varlığını ve birliğini temelinden sarsacak terimler üzerinden meşruiyet devşirmeye çalışmak, bu topraklar üzerinde hayali haritalar çizmek en hafif tabiriyle ihanettir. Hem kamu vicdanında, hem hukuk düzleminde ağır bir sorgulamayı gerektirir.
Ey rezil algı ajanı Mehmet... Kürt kardeşlerimizin yaşadığı devletin adı Türkiye Cumhuriyeti devletidir.
Kürt isyanı falan yoktur. İsyan dediğin kripto siyonistlerin ve kripto ermenilerin başını çektiği terör hareketleridir. Kürt kardeşlerimiz zaten hiçbir zaman kürt devleti istememiştir.
Parti parti ideoloji ideoloji fırıl fırıl dolaştığın için beynin bulanmış. Bu işler şovmenlikle, şaklabanlıkla, soytarılıkla olmuyor.
Bulanık beyninin almayacağı işler hakkında yorum yapma. İşine gücüne bak. @MBekaroglu