Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Irmak Öğretmenimizin hayatını kaybettiğini büyük üzüntüyle öğrendim.
Irmak Öğretmenimizin sesini Ağrı’da neden kimse duymadı?
Devletin memuru, Bakanlığın öğretmenidir. İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, mülki amirler öğretmenimizin defalarca ilettiği sorunları, talepleri neden görmezden geldi? Neden yalnız bırakılmış, sorunları çözülmemiştir?
Eğitim çalışanları Ağrı’da görülmez, duyulmaz mıdır? Ağrı’daki idari ve mülki amirlere sesleniyorum; çalışanlarınıza, öğretmeninize böyle mi sahip çıkıyorsunuz?
O müdire kim ki öğretmene tokat atıyor? Bu olay üzerine Irmak öğretmenin görevlendirmesini iptal edenler, çalıştığı yere mi hakim değil, kağıda hiç mi bakmadı?
Günlük 3 bin lira taksi parası vererek ulaşım olmayan, lojmanda konaklamasının imkansız olduğu köye geri gönderildi.
Ağrı Valisi, her şeyden haberdar olduğunuz söyleniyor, bu mu sizin Devlet anlayışınız? Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü, siz eğitimi bu şekilde mi yönetiyorsunuz? Öğretmenimiz aylarca çırpınmış.
Genel başkan olarak Ağrı gitmediğim yer değil bunu şuan yolda yazıyorum haberim olsaydı Ağrı’ya gelir, üyemiz olsun olmasın yanında olur, hesabını sorardım. Ağrı il başkanımız da duruşuyla gerekeni yapardı.
Ama borcum olsun. Süreci bizzat takip edeceğim. Sorumluları hakkında gereken ne ise Eğitim Gücü Sen olarak yapacağız.
Öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, sevenlerine ve camiamıza sabırlar diliyorum.
Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim yuvalarımızı hedef alan, 4 canımızı yitirdiğimiz ve 36 vatandaşımızın yaralandığı peş peşe silahlı saldırılar, okullarımızdaki güvenlik zafiyetinin ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermiştir.
Milletimizi derinden sarsan bu elim olaylar karşısında olağanüstü adımların atılması artık bir tercih değil, devletin asli sorumluluğudur.
Bu doğrultuda, Zafer Partisi olarak yetkili makamlara acil çağrımızdır:
1. Eğitime Hafta Sonuna Kadar Ara Verilmelidir: Öğrenci ve öğretmenlerimizin yaşadığı ağır travmanın atlatılabilmesi ve okullarımızdaki güvenlik açıklarının tespit edilerek acil profesyonel önlemlerin alınabilmesi amacıyla, Türkiye genelinde eğitime derhal hafta sonuna kadar ara verilmelidir. Güvenlik tesis edilmeden hiçbir evladımız o binalara gönderilmemelidir.
2. Bir Günlük Ulusal Yas İlan Edilmelidir: Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden dört canımızın aziz hatırasına saygı duymak, eğitim camiamızın ve aziz milletimizin acısını paylaşmak adına derhal bir günlük ulusal yas ilan edilmelidir.
Hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenci yavrularımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Olaylarda ihmali bulunan tüm sorumluların adalet önünde hesap vermesinin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Türk Milletinin başı sağ olsun.
MİLLİ YAS!
Çok acılıyız!
Çok üzüntülüyüz!
Çok öfkeliyiz!
İki günde dört can kaybımız otuzun üzerinde yaralımız var.
Başımız sağolsun. Yaralılarımıza şifalar niyaz ediyoruz.
Eğitim yuvası okullarımızda, körpecik yavrularımız felaketi yaşadılar.
Radikal ve yeterli tedbirlerin alınması için daha ne yaşamamız gerekiyor?
Sendika olarak İŞ BIRAKMA kararımızı hafta sonuna kadar uzatıyoruz.
SİLKİNİN ARTIK!
Kamu idaresi, medya yöneticileri, aileler.., tüm toplum; hepimiz sorumluyuz!
Bu büyük acı, aklımızı başımıza getirsin artık; MEB bu hafta ülke genelinde okullarımızı kapatarak YAS ilan etmelidir.
Öğretmenlere yatmak için fırsat doğdu diyen gerizekalılara sesleniyorum: Okullarda öğretmenden çok öğrenci var. Böyle bir saldırı olayında sizin de çocuklarınız tehlike altında. Bunu idrak edemeyecek kadar ahmak olmayı nasıl beceriyorsunuz. Sade öğretmenler değil tüm vatandaşın sokağa dökülmesi lazım. Bir düşünün bakalım, 10 yaşında çocuğunu okula gönderiyorsun kurşun yemiş olarak dönüyor sana?
🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
Bir Fenerbahçe taraftarı olarak yazıyorum.
Görünen köy klavuz istemez diye çok güzel bir atazözümüz vardır.
Fenerbahçe yönetiminin bu becerisi, Mourinho'nun bu futbol anlayışıyla Benfica'yı eleyemeyeceğimiz belliydi. Ki biraz yönetim becerisi olsa, başka bir hoca da takımın başında olsa Benfica rahatlıkla elenir, şampiyonlar ligi hasreti biterdi. Ali Koç, Abdülkerim transferindeki becerisini Kerem transferinde de gösterdi. Almaya kalkıp, transferini çorbaya çevirdiği Kerem'in golüyle elendik.
Yönetim ve teknik direktör yaptıkları hatalarla ligin başında herkese negatif enerji yüklediler. Bu yönetim ve Mourinho ile bırakın şampiyon olmayı şampiyonluğun hayali bile kurulmaz.
24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34 yaşında Çanakkale'de tümen komutanı,
35 yaşında Diyarbakır'da kolordu komutanı,
36-37 yaşında Suriye ve Filistin'de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
38 yaşında Anadolu'da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında...
https://t.co/iT12Lgkxaj
Cumhuriyet'imizin ilân belgesi, 29 Ekim 1923.
"Hâkimiyet, bilâ kayd ü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müsteniddir. Türkiye Devleti’nin şekl-i hükümeti Cumhuriyettir."
Trablusgarp’a gönüllü olarak savaşmaya giden, Sofya’da ataşemiliterken cephede savaşmak için ısrarla görev isteyen ve Çanakkale’de müstesna bir genç komutan olan Mustafa Kemal’i Filistin’den kaçmakla itham edenler, kasaba dedikoducularından başka bir şey değildir.
Bunlara, öncelikle “Resimli Osmanlı Tarihi”nden başlayarak ansiklopedi maddelerine başvurmalarını ve son dönem Osmanlı ile Cumhuriyet tarihini doğru kaynaklardan okumalarını tavsiye ediyorum. Çanakkale’deki komutanların biyografileri hakkında, cephede nasıl savaştıkları, askerleriyle nasıl şehit düştükleri üzerine bir imtihana tutulsalar kaçı geçer acaba?
https://t.co/x5iE5w06KY
Yıllardır söylüyoruz, Türkiye Cumhuriyeti mülteci kampı değildir.
Daha ne yaşanması gerekiyor?
Artık yeter ülkemde, şehrimde mülteci istemiyorum!
#Kayseri#Suriyelilerin
Uzun zaman doktorlarımızı, hemşirelerimizi, sağlık personellerimizi vahşi saldırılardan korumak için çok mücadele verdik. Anlattık, yazdık, gündeme getirdik. Hiç değilse biraz yol alındı.
Eğitimin tüm çilesini çeken, siyasilerin yanlış kararlarını özveriyle kapatan, bazı veliler tarafından aşağılanmaya çalışılan, akıl öğretilen, arsızca taleplerle karşılaşan, emeğinin hakkını hiçbir zaman alamasa da çocukların gözlerindeki ışık için mücadele eden idealist, fedakâr öğretmenlerimizin de yanında olacağız.
Sevgili öğretmenler, değerli meslektaşlarım gelecek 24 Kasımlarda daha çok yüzümüzün gülmesini dilerim ama bu özlemin gerçekleşmesi her şeyden evvel bütün partilerin, bütün hükümetlerin, bütün yöneticilerin, bütün velilerin eğitim dünyasına daha ciddi yaklaşmasıyla mümkün olacak.
#ilberortaylı
Zorunlu eğitim devam ettiği sürece öğretmene şiddet haberlerini üzülerek görmeye devam edeceğiz. İlk 4 yıl zorunlu olmalı. Sonrası zorunlu olmamalı. Zorunlu eğitimde öğretmen çocuklara bekçilik yapmak dışında bir şey yapamıyor. Okumak istemeyen öğrenci zorla okula geliyor, eğitim sürecini sabote ediyor, amacı eğitime devam etmek isteyen öğrencilerinin eğitim atmosferini bozuyor. "Öğretmen Meslek Kanunu" olan ama içinde öğretmeni şiddete karşı koruyan hiç bir maddenin olmadığı kanun öğretmenleri korumuyor. Eğitim çalışanlarına şiddet uygulanıyor. Vefat haberleri geliyor. 12 yıl zorunlu eğitim sevdasından berber çırak bulamıyor, ara elaman neredeyse yok, yeni zanaatkar yetişmiyor. Bu radikal karar çok gerekli... Zorunlu eğitim 4 yıl olmalı! Öğretmen Meslek Kanunu ciddi revize edilmeli, eğitim çalışanlarına şiddete üst düzey cezalara verilecek maddeler eklenmelidir. Gecikmeden… İbrahim Oktugan hocamıza Allah rahmet eylesin, ailesinin ve eğitim camiasının başı sağolsun… #EgitimdeSiddeteHayir
24 yaşında Şam'da 5. Ordu'da
26 yaşında Selanik'te 3. Ordu'da
28 yaşında Hareket Ordusu'yla İstanbul'da
29 yaşında Picardie Manevraları'nda
30 yaşında Trablusgarp'ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı'nda
31 yaşında Balkan Savaşları'nda
32 yaşında Edirne'de
33 yaşında Sofya'da
34 yaşında Çanakkale'de tümen komutanı,
35 yaşında Diyarbakır'da kolordu komutanı,
36-37 yaşında Suriye ve Filistin'de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
38 yaşında Anadolu'da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında...
https://t.co/pVceFqGXYJ