Türk Edebiyat Tarihi okurken kafamda hep bir set, cast kurarım. Encümen-i Şuara'nın nasıl bir filmi/dizisi çekilmedi mesela? Ahmet Mithat Efendi ve patakladığı edipler...Daha eskiye git... Necati merkezli bir anlatı da efsane... O kadar malzeme var ki
Rüzgârın sesini ırmağın sesini
Dağların dağ denizlerin deniz
kadınların kadın çocukların çocuk
Erkeklerin erkek ekmeğin ekmek nanenin nane
olduğu bir dünyayı yeniden isterken
Seni istiyoruz aslında
Bunu söyleyemiyoruz
Dokuz koca gün boyunca çene cerrahlarının ortadan kaybolması ve beni yirmilik dişimle başbaşa bırakmaları felaket oldu. Uykusuz bilmem kaçıncı saatime giriyorum.
TRT 2'nin Geometrik Desenler serisi acaip iyi olmuş. Dün Sarmal'ı izledim, müthişti. Hakikat bakışını bir seçenek gibi göstermemiş bizzat merkeze yerleştirmişler.
Sporcu meydana çıkıyor kılıçla keseceği karpuz yok. Neymiş karpuz sıçrarmış..... Yazık size. Spor etkinliğine gelen protokol/ bakan profili bu mu?
#etnospor@etnospor
Belki biraz kırıcı olacak ama madem bu hanım kızımız isteklerini sıralamanın hak olduğunu düşünüyor, o zaman erkek tarafının da hakları olmalı.
İlk olarak çirkinsin kızım. Bu sebeple o bahsettiğim uzun boylu erkek sana bakmaz, bakmayacak. Sen nasıl asgari ücretle çalışan işçiye "Benim dengim değil, ben dil bilen, uzun boylu istiyorum" diyorsan, sen de dil bilen uzun boylunun dengi değilsin. Vasat altında çirkinsin hem de.
Hemen siz gelmeden ben söyleyeyim, evet ben daha çirkinim ama sokakta video çekerek koca aramıyorum farkındaysanız. Dolayısıyla bunun konumuzla ilgisi yok.
İkinci olarak üslubundan da belli oluyor ki ukala ve geçimsiz bir kadın. Ben bu tipimle, bu yaşımla bile bunu eve karı diye almam ki, o kadar özellikliği olan uzun boylu genç erkek neden alsın.
Dolayısıyla, sonuç; Şikayet eden kadınların %90'ı, vasat olduğu için şikâyet ediyor.
Alın bu bilgiyi ne yaparsanız yapın.
Gelenekli sanatların öğrencileri burada itiraz kabilinden yazılan her şeyi bilirler. Eğer aşağıdaki levhayı yazan kişi de camiaya kendini nispet ediyorsa eleştiri kabul etmeli.
Çevre hep aynı aklı verir. "Ufak tefek çiz, sat" der. Had bilmek önemli.
Hanımefendi gönderiyi silmiş. Yazıyı yazan arkadaş rencide olmasın diye isim kısmını kapattım. Ama hakikaten bu nedir yaa. İnsan biraz utanır, haya eder. Bu seviyedeyken etim ne budum ne ki hattatlığa soyunuyorum diyebilmeli.
Geceden sabaha bitirdiğim bir iş oldu. Hocama sormadan baştan sona yaptığım da ilk iş. Arkadaşımın doğum gününe yetiştirmek adına... Verdim de. Şimdi bakıyorum da yelkenlilere kürek çizmemişim....