Çağlayan Adliyesi önünde Deniz Göktaş için düzenlenen basın açıklamasına katıldık. Yargıyı bir değnek gibi kullananlara karşı alanlardayız.
İktidarın rutine dönüşen “hedef göster, soruşturma aç, gözaltına al” tiyatrosunun son hedefi olan Deniz Göktaş derhâl serbest bırakılsın.
Deniz Göktaş'ı Serbest Bırakın!
Geçtiğimiz günlerde 'Ölü Deniz' adlı stand-up gösterisinin YouTube'da yayınlanması sonrası saray medyası ve iktidar yanlısı troll hesaplar tarafından hedef gösterilen ardından hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "dini değerleri aşağılama" iddiasıyla soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, yurt dışından döndüğü İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı.
Başsavcılık, hakkında soruşturma başlatıldığını bilmesine rağmen ülkeye dönen Deniz Göktaş hakkında yaptığı açıklamada "yakalandı" ifadesini kullandı. Bu ifade, toplumun kendinden olmayan bütün kesimlerini "hukuk" sopasıyla korkutmaya alışmış siyasi iktidar ve onun kukla savcılarının düştüğü acziyeti göstermektedir.
Yaşamın her alanına müdahale eden, kadınlara, gençlere, çocuklara yaşam alanı tanımayan, kendinden olmayan sanatçıları, aydınları ve gazeticileri devletin bütün aygıtlarıyla susturmaya çalışan ve toplumsal muhalefeti bir bütün olarak bastırmayı hedefleyen siyasi iktidar bu sefer de bir komedyen üzerinden toplumun kendinden olmayan kesimiyle hesaplaşmaya girişmiştir.
Kadın katillerini, çocuk istismarcılarını, uyuşturucu çetelerini görmezden gelen savcıların bir stand-up gösterisi için apar topar soruşturma başlatması, sermaye-tarikat-mafya düzeninin devamlılığı için yayılan korku ikliminin esas olduğunu göstermektedir.
İktidarın rutin haline gelen hedef göster, soruşturma aç, gözaltına al tiyatrosunun son hedefi olan Deniz Göktaş'ın yanındayız.
33 Yıl, 33 Can
Unutmadık, Hesabını Soracağız!
33 yıl önce bugün, Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas'a gelen 33 sanatçı ve aydın "kışkırtılmış kalabalıklar" bahanesinin arkasına saklanamayacak kadar organize bir saldırı sonucu yakılarak katledildi. Katliam, kolluk kuvvetlerinin göz yummasıyla, siyasi iktidarın desteğiyle ve medya organlarının doğrudan hedef göstermesiyle devlet kontrolünde gerçekleşmiştir. Aydınlar şehre ayak bastıkları andan itibaren yerel basında hedef gösterilmiş; "Müslümanlar" imzalı katliam çağrısı yapan bildiriler halka dağıtılmış, tekbirler ve bozkurt işaretleriyle Madımak Oteli'nin önünde toplanan dinci faşist güruha polis saatlerce müdahale etmemiş, itfaiye olay yerine dahi ulaşmamıştır. Bölgede bulunan askerlerin ise "olaylara müdahale etmeyin" talimatı aldıkları ortaya çıkmıştır.
Katliamın ardından yürütülen yargı sürecinde katiller korunmuş, dava zamanaşımı ile düşürülmüş, dönemin başbakanı Erdoğan "zaman aşımı hayırlı olsun" diyerek katliamı fiilen aklamıştır. Yani devlet yıllarca süren cezasızlık politikalarıyla da bu suça ortak olmuştur.
Tüm bunlar göstermektedir ki Madımak Katliamı'nda sadece alevi kimliği hedef alınmamış, tekrar hareketlenen toplumsal muhalefetin tamamına göz dağı vermek için dinci-faşist kitle aparat olarak kullanılmıştır.
Bugün karşımızda duran sermaye-tarikat-mafya düzeni bize Sivas'ın hesabının nasıl sorulacağını da göstermektedir. Yeni Madımak'lara geçit vermemek ancak örgütlü mücadeleyle mümkündür. İşçi sınıfı ve ezilen hakların eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltmek Sivas'ta yitirilen canlara olan borcumuzdur.
📢 İSTENMİYORSUNUZ!
Halkların katili NATO’ya ve onun yerli işbirlikçilerine karşı yürüyoruz. Ortadoğu’daki katliamların sorumlularını ve çocukların katillerini rahat karşılamalarına izin vermeyeceğiz. Eli kanlı katillere karşı yürüyüşümüze herkesi çağırıyoruz.
NATO'ya karşı yapacağımız eylem öncesinde arkadaşlarımız gözaltına alındı.
Yoldaşlarımız gözaltına gelen polislerin yüzüne devrimcilerin kararını okudu: Siz NATO'nun bekçisisiniz.
Biz 6.filoya karşı direnen Mahirlerin, Denizlerin yoldaşıyız.
Bu topraklarda NATO'cular ellerini kollarını sallayarak gezemeyecekler.
NATO'yu da onları ağırlayan işbirlikçi AKP'yi de göndereceğiz.
NATO Zirvesi'ne Karşı Mücadele Zamanı
29 Haziran'da Dolmabahçe'de NATO Parlamenter Zirvesi toplanacak. Emperyalizme ve NATO'ya karşı bir kez daha 6. Filo'nun denize döküldüğü yere, Dolmabahçe'ye yürüyoruz.
📌Mecidiyeköy
Katil NATO ve onun işbirlikçilerine karşı Trump AVM önünde yapılan basın açıklamasına katıldık.
Dünyanın birçok yerindeki katliamların sorumlusu olan NATO’ya ve onun ülkedeki emir erlerine geçit vermeyeceğiz.
📍Süreyya Operası/Kadıköy
6. Filoyu denize dökenlerin izinde oligarşiye ve emperyalizme karşı mücadeleyi büyütüyoruz.
Sermayenin savaş örgütü NATO’ya geçit vermeyeceğiz.
Katil NATO ve İşbirlikçilerinin Saldırıları Sökmeyecek!
7-8 Temmuz'da Ankara’da yapılacak NATO zirvesi öncesinde artarak devam eden gözaltı ve tutuklama saldırılarına karşı bugün yapacağımız basın açıklamasına çağırıyoruz.
🗓 23 Haziran Salı
🕖 19.00
📍Süreyya Operası/Kadıköy
📢 NATO Karşıtı Mücadeleyi Engelleyemezsiniz!
7-8 Temmuz'da Ankara’da yapılacak NATO zirvesi öncesinde artarak devam eden gözaltı ve tutuklama saldırılarına karşı bugün yapacağımız basın açıklamasına çağırıyoruz.
🗓 23 Haziran Salı
🕖 19.00
📍Süreyya Operası/Kadıköy
Katil NATO ve İşbirlikçilerinin Saldırıları Sökmeyecek!
AKP iktidarının NATO'ya hizmet operasyonlarına bir yenisi eklendi. Bu sabah Ankara'da çok sayıda devrimci demokratik kuruma yönelik operasyon gerçekleştirildi ve 209 kişi gözaltına alındı.
NATO zirvesi hazırlıkları kapsamında, emperyalist liderlerin rahatı için milyarlarca liralık otel ve havalimanı inşaatları yapan siyasi iktidar, Ankara’da günler öncesinden ilan edilen OHAL'in kapsamını her geçen gün daha da genişletiyor. Devrimcilere yönelik operasyonlarla, NATO zirvesi öncesinde Ankara'yı adeta dikensiz bir gül bahçesi haline getirmeyi hedefliyor.
Benzer operasyonlarla geçtiğimiz haftalarda kırka yakın kişiyi tutuklayan iktidar, bir yandan da Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası öncülüğünde hakkını arayan ve günlerdir açlık grevinde olan öğretmenleri işkenceyle gözaltına alıyor. Zirve öncesinde hiçbir hak mücadelesine ve eylemselliğe izin vermeyeceğini göstermeye çalışan iktidar, valilik kararlarıyla "açlık grevi" yasağı dahi getirmeye cüret ediyor.
NATO zirvesine katılacak emperyalist güçlerin huzurunun kaçmaması adına devrimci iradeyi engelleme ve toplumsal muhalefete gözdağı verme amacı taşıyan bu baskı ve saldırılara, devrimci dayanışmayı yükselterek karşılık vermekten başka çaremiz yok.
Gözaltılar, tutuklamalar, baskılat bizi yıldıramaz. Halkların katili NATO'nun 7-8 Temmuz'da bu topraklarda toplanmasına; yeni savaş, işgal ve tahkim planları yapmasına sokaklarda karşı çıkmaya devam edeceğiz.
📍Kadıköy
7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleşecek NATO zirvesine karşı bildiri dağıtımı gerçekleştirdik.
Tarihimizden aldığımız güçle, aynı mücadele ruhuyla bu topraklarda yapılacak NATO zirvesine karşı çıkıyoruz. Emperyalizmin savaş örgütüne geçit vermeyeceğiz.
Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda, emperyalist savaşların ve halkların katili NATO’ya hayır demek için bir araya geldik.
Halkların katili NATO’ya ve onun işbirlikçilerine karşı alanları, meydanları ve sokakları kuşatmaya devam edeceğiz!