Aya Sanat ve Düşünce Vakfı olarak kültür, sanat ve düşünce dünyasına kalıcı değerler kazandırmak amacıyla çıktığımız yolda birinci yılımızı doldurmanın şükrü içindeyiz.
Programımızda sizleri de yanımızda görmeyi diliyoruz. Katılımınız günümüzü anlamlandıracaktır.
Eski musikimizden anlamanın kimliğimizi anlamak demek olduğunu söylemişti Yahya Kemal. Köklerimizle buluşmaya davet ediyoruz sizi. Yarın saat 18.30’da AYA’da buluşalım.
Usta edebiyatçı @aliural_ural 30 yıllık yazı tecrübesini “Yazarlığa Giriş” eserinde cömertçe paylaşmış. Kitap adeta ilmek ilmek dokunmuş. Size eksiklerinizi, hatalarınızı gösterirken nasıl yol almanız gerektiğini de öğretiyor. Yazıya, edebiyata ilgi duyan genç arkadaşların okumaları gereken, sık sık altı çizilecek cümlelerle karşılaşacakları bir çalışma.
Şair, öykü yazarı, denemeci, editör, yayıncı gibi çok yönlü kişiliğiyle bilinen Ali Ural'ın son kitabı "Yazarlığa Giriş"i okuyorum. "Yazarlığın okulu da kitabı da olmaz" diyenleri şaşırtacağına inandığım bir çalışma olmuş "Yazarlığa Giriş"
Uzun yıllardır yazarlık atölyesinde yüzlerce öğrenci yetiştiren Ali Ural buradan edindiği tecrübeyi kitaba yansıtmış. Bildiğim kadarıyla bu alanda bu denli kapsamlı bir çalışma bulunmuyor.
Üniversitelerin ilgili bölümlerinde kaynak kitap arayanlar bu eser sayesinde büyük bir zahmetten kurtulacaktır. İşin mutfağında yazılan bu eserin akademi dünyasının gözünden kaçmayacağını umuyorum.
Kitapta konu başlıkları oldukça titiz şekilde belirlenmiş ve ele alınmış. Geçmiş yazar ve şairlerden de örnekler verilerek anlatım somutlaştırılmış.
Okumaya ve de yazmaya ilgi duyanların başucu kitabı olacağına inandığım bu eserden dolayı Ali Ural'ı ve Şule Yayınlarını yürekten alkışlıyorum. Bu eserin önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum.
Hayırlı olsun, nice eserlere.
@aliural_ural@SuleYayinlari@AYAvakfi@KarabatakDergi
Prof. Dr. Mustafa Özel’den inancı, ahlâkı ve şiiriyle bir milletin vicdanı olan Mehmed Âkif Ersoy’u dinleyeceğiz.
📍 AYA Sanat ve Düşünce Vakfı
@h_mustafaozel
“Bizim İslam tarihine bir yolculuk yapmamız, her sahneyi yeniden yaşayıp değerlendirmemiz gerekiyor. Dünyada nerede bir müslüman varsa oraya bir yolculuk yapmalıyız. İşte Sezai Karakoç, Hızırla Kırk Saat’le bu yolculuğa çıkmaya karar verdi.”
@aliural_ural