Son günlerde ülkemize yönelik toplumsal birliği, kardeşlik ve huzur iklimini hedef alan, dış kaynaklı ve maksatlı bir psikolojik harekât stratejisinin devreye sokulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir.
Birlik ve beraberliğimize kasteden, asılsız iddialarla dezenformasyon ve provokasyon üreten odaklara karşı adli ve idari süreçler uygulanmakta; gerekli tüm tedbirler ilgili kurumlarımızca anbean hassasiyetle ve kesintisiz bir şekilde alınmaktadır.
Milletimizin engin feraseti ve sağ duyusu, devletimizin kararlı duruşu karşısında hiçbir kirli plan ve odak amacına ulaşamayacaktır.
Vatandaşlarımızın, art niyetli içeriklere karşı hassas olması; kaynağı belirsiz paylaşımlara geçit vermeyerek yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi büyük önem taşımaktadır.
Milletimizin birliğine, kardeşliğine göz dikenlere karşı gösterdiğiniz bu uyanıklık için gönülden teşekkür ederiz. Bu topraklar tarih boyunca nice zor günler yaşamış, ama her seferinde milletimizin sağduyusu ve birlik ruhuyla bu zorlukların üstesinden gelmiştir.
Bir millet ki kardeşliğine sahip çıkar, birliğini korur; hiçbir dış fitne, hiçbir kötü niyetli plan onun temelini sarsamaz. Rabbim, aramıza nifak sokmaya çalışanların bu çabalarını boşa çıkarsın; birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
Bu gerçekleri bizimle paylaşıp bizi uyanık tuttuğunuz için Allah razı olsun.
Bu gece Rebîülevvel ayının 12. gecesi, İsneyn gecesi… Resûl-i Ekrem Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin dünyamıza teşriflerinin 1501. sene-i devriyesi.
Bu gece ol gecedir kim ol şerîf
Nûr ile âlemleri eyler latîf
Bu gece şâdân olur erbâb-ı dil
Bu geceye cân verir ashâb-ı dil
Velâdet-i Nebî, İslâm ümmetine mübarek olsun.
Bu mübarek gece, içimizde sönmeye yüz tutan insanlık ve İslâmlık kandilini yeniden tutuştursun. İnsanlığın rahmete, ümmetin ise vahdete duyduğu ihtiyacı yeniden idrak ettirsin. Rabbimiz, Resûl-i Ekrem’in sünnet-i seniyyesine hakkıyla tâbi olmayı ve onun ümmeti olmanın mesuliyetini hakkıyla taşımayı bizlere nasip eylesin. Başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, zulüm altında bulunan bütün kardeşlerimizin hürriyet ve selametine vesile olsun.
Saygıdeğer Hocam, gönüllerimizi Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin nuruyla yeniden buluşturan bu anlamlı mesajınız için gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim bizleri onu yalnızca ananlardan değil; ahlâkını yaşayan, sünnetini kuşanan ve ümmet olmanın mesuliyetini taşıyanlardan eylesin. Onun rahmet çağrısı insanlığın, vahdet çağrısı ümmetin yeniden dirilişine vesile olsun. Mevlid-i Nebî’miz mübarek olsun. Allah razı olsun Hocam. Saygılarımla.
Saygıdeğer Hocam,
Şam Emevî Camii gibi İslâm tarihinin hafızası olan mübarek bir mekânda, ümit, ilim, amel ve vahdet çağrısını yeniden dile getirmeniz son derece anlamlı ve değerlidir .
Bediüzzaman Said Nursî’nin 115 yıl önce aynı şehirde yaptığı çağrının bugün yeniden hatırlatılması da ayrıca tarihî bir mana taşımaktadır. Ye’sin yerini ümide, tefrikanın yerini vahdete, cehaletin yerini ilme bırakması duasıyla…
Bu güzel ziyaret ve gönüllere dokunan hitabınız için zatıâlinize şükranlarımı arz ediyorum. Rabbimden Suriye halkına huzur, kardeşlik ve yeniden güçlü bir gelecek nasip etmesini niyaz ediyorum. Türkiye-Suriye kardeşliğinin daim ve bereketli olmasını diliyorum.
Saygıdeğer Hocam ,
Bilâdü’ş-Şâm’ın kadim ilim mirasını yeniden hatırlatan bu anlamlı ziyaretinizin hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. İlmin, hikmetin ve kardeşliğin yeniden güçlenmesine katkı sağlayacak bu kıymetli temasların bereketli neticeler vermesini diliyor; zatıâlinize sağlık, afiyet ve muvaffakiyetler temenni ediyorum. Allah yolunuzu açık ve hizmetlerinizi daim eylesin. Selam ve saygılarımla Allah’a emanet olunuz.
Saygıdeğer Hocam,
Kaleminiz, tarihî hadiselerin görünmeyen yönlerini ilmî bir vukufla aydınlatmaya devam ediyor. Ceuta ve Melilla örneği, din, tarih ve egemenlik arasındaki ince ilişkiyi çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir.
Hakikati belgeleriyle ortaya koyan, ümmetin tarih şuuruna kıymetli katkılar sunan bu değerli paylaşımınız için teşekkür ediyor; Rabbim ilminizi, kaleminizi ve hizmetlerinizi bereketlendirsin.
Hürmet ve muhabbetlerimle.
1492’de Endülüs’teki son hanedan Nasrîler Gırnata şehrini teslim etmek zorunda kalınca Papalık kendine bağlı dönemin iki güçlü krallığı Portekiz ve İspanyayı Afrika’nın kuzey ve batı kıyılarını işgale gönderdi. Osmanlı Devleti ise zorda kalan milyonlarca Endülüslü Müslümanı kurtarıp güven altına alacağı Kuzey Afrika’ya taşımaya kararlıydı. Portekizliler 1517’de Afrika’nın etrafını dolanıp Kızıldeniz’de Cidde önüne donanmayla geldiler. İspanyollar da bugünlerde çok konuşulan Cebel-i Tarık Boğazından başlayıp Libya’nın başkenti Trablusgarp dahil 1510 yılına kadar Akdeniz’in güneydeki tüm sahil şehirlerini işgal ettiler. 800 yıllık İslam Medeniyeti adına ne varsa Endülüstekiler kadar olmazsa da büyük oranda yağmalandı, yok edildi. Mısır’daki Türk hanedanı Memlükler çaresiz kalınca Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim 1517’de Mısır’ı İstanbul’a bağlayıp Kızıldeniz’deki Portekiz varlığına son verdi. Barbaros kardeşlerle başlayan Tunuslu ve Cezayirlilere yardım teşebbüsü için de 1519’da Murad Ağa kumandasında Trablusgarp’a (Libya) gönderilen donanmayla yeni bir devir başlatıldı. Kuzey Afrika sahilleri İspanyol işgalinden yaklaşık 55 yıl süren uzun soluklu bir mücadele ile kurtarıldı. Padişahlardan Birinci Selim, Kanuni Sultan Süleyman, oğlu İkinci Selim ve torunu Üçüncü Murad zamanında Asya, Avrupa ve Afrika’da zaferden zafere koşuldu. Sırasıyla önce 1538’de Barbaros Hayreddin Paşa kumandasında Preveze Deniz Muharebesi kazanıldı. Peşinden 1551’de Turgut Reis Trablusgarp’ı aldı. İkinci Selim Kılıç Ali Paşa ile 50 bin asker göndererek 1574’te Tunus’u kurtardı. Onun vefatıyla yerine geçen oğlu Üçüncü Murad ise 1578’de Fas Sultanlığı ile işbirliği yaptı. Papanın tertip ettirdiği Portekiz-İspanyol ordusunu Üç Kral Savaşı da denen Vadiü’l-Mehazin Savaşında yendiler. Savaş alanında Fas sultanı, Portekiz ve İspanyol kralları öldü. Portekizliler Sebastian isimli krallarına azizlik ünvanı vererek San Sebastian dediler. Bu savaşla birlikte Fas 1900’lü yılların başına kadar İspanyol işgalinden kurtuldu. Bu üç asır içinde sadece Septe (Ceuta), Melille ve Cezayir’de Vehran (Oran) İspanyol işgalinde kaldı. Böylece Osmanlı tarihinde Kuzey Afrika’nın kurtuluşunu 4 Osmanlı padişahı sağlamış oldu. Yavuz Sultan Selim (Birinci Selim), Kanuni Sultan Süleyman, İkinci Selim ve Vehran’ı kurtaran Üçüncü Selim. 1792’de Cezayir’in en önemli liman şehirlerinden Vehran kurtarılınca Padişah fermanı ile Osmanlı eyaletlerindeki tüm camilerde okunan cuma hutbesinde bu müjdeli haber Müslümanlara duyuruldu. Osmanlı Devleti en büyük müttefiki Fas Sultanlığının 16. yüzyılın ikinci yarısında işgalden kurtulmasına büyük destek vermiş oldu. Ama Septe ve Melille İspanyollarda kalmaya devam etti. Bir daha ne Osmanlı bunlarla ilgilenebildi, ne de Fas Sultanlığı 500 yıldır bu iki kasabayı alabildi. Ancak Mağrip olarak bilinen tüm Kuzey Afrika’da Avrupa sömürgeciliği en az 300 yıl ötelendi. Bu da Trablusgarp, Tunus ve Cezayir yerel halkının desteği ve Osmanlı-Fas arasındaki büyük ittifak sayesinde sağlandı.
@ahkavas Saygıdeğer Hocam,
Tarih; hakikatin ışığında okununca milletlerin hafızası, medeniyetlerin vicdanı olur. Bu kıymetli paylaşımınız, dünü anlamadan bugünü okuyamayacağımızı bir kez daha hatırlatıyor. Kaleminiz daim, ilminiz bereketli olsun.
Muhterem Hocam,
Kaleminiz, futbolun görünen yüzünün arkasındaki insanlık hikâyesini gözler önüne seriyor. Bir kupa sadece doksan dakikanın değil; yıllarca çekilen çilelerin, göç yollarında dökülen gözyaşlarının, sabrın, emeğin ve fırsat verildiğinde insanın neler başarabileceğinin de sembolüdür.
Lamine Yamal ve Nicolas Williams’ın hikâyeleri bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: İnsan, doğduğu coğrafyanın değil; kendisine sunulan imkânların ve gösterilen değerin meyvesidir. Nice yetenek, önyargılar yüzünden kaybolurken; nice millet de insana yatırım yaptığı ölçüde yükselmektedir.
Aziz Peygamberimiz (ﷺ), Veda Hutbesi’nde şöyle buyurmuştur:
“Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap’a üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.”
Bu ilke, bugün de insanlığa yol göstermeye devam ediyor. Rengi, dili ve kökeni ne olursa olsun her insan Allah’ın emanetidir. İnsan kazanmayı bilen toplumlar, geleceği de kazanırlar.
Ülkemizde eğitim gören uluslararası öğrencileri yalnızca “misafir” olarak değil; gelecekte Türkiye ile gönül köprüleri kuracak ilim elçileri olarak görebildiğimiz gün, bunun meyvelerini bilimde, ekonomide, diplomaside ve kültürde hep birlikte toplayacağız.
Kıymetli tespitleriniz ve ufuk açıcı değerlendirmeleriniz için teşekkür ediyor, kaleminizin hakikate ışık tutmaya devam etmesini diliyorum.
Saygıdeğer Hocam,
15 Temmuz gecesi, milletimizin istiklal ve istikbal mücadelesinde başta Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliği olmak üzere, zatıâlinizin Diyanet İşleri Başkanı olarak camilerimizin minarelerinden salâların okutulması, milletimize hitaben yaptığınız vakur ve dirayetli çağrılar, milletimizin birlik ruhunun diri tutulmasında ve hain darbe kalkışmasının bertaraf edilmesinde unutulmaz bir yere sahiptir.
O gece canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyor; feraset, basiret ve cesaretle meydanlara koşan asil milletimize, emeği geçen bütün devlet büyüklerimize ve fedakârca görev yapan herkese şükranlarımı arz ediyorum.
Yüce Rabbimiz; şehitlerimize rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet ihsan eylesin. Milletimizin birlik ve beraberliğini daim kılsın. Devletimizi ve aziz milletimizi her türlü ihanet, fitne ve şerden muhafaza buyursun. Bizleri bir daha 15 Temmuz gibi acı imtihanlarla karşılaştırmasın.
Âmin.
@irfanaciktr Allah sizden ve emeği geçen hocalarımızdan, talebelerimizden razı olsun. Sayın Müftüm “ Sizin en hayırlınız Kur’an öğrenen ve öğretenlerdir” Hadisi Şerifine mazhar olmak kolay değil, her insana nasip olmaz. Yaz tatili Kur’an kurslarımız hayırlı olsun.
@ahkavas Aradan yıllar geçse de o güzel hatıralar ve samimi ilgileri hafızamızdaki yerini korumaktadır. Şahsım ve aziz milletimiz adına kendilerine şükranlarımı sunuyor, Cenab-ı Hak’tan sağlık, afiyet ve hizmetlerinin bereketlenmesini niyaz ediyorum. Allah razı olsun. 🌹🤲🇹🇷
@ahkavas Bazı insanlar gittikleri yerlere yalnızca görevlerini değil, gönüllerini de taşırlar. 2013 yılı Kurban Bayramı’nda Çad’da bulunduğumuz günlerde Sayın Büyükelçimiz Ahmet Kavas Bey’in fedakârca çalışmalarına ve gönül köprüleri kuran hizmetlerine bizzat şahit olduk.
@KutahyaValiligi@Musaisin Valimiz Sayın Musa Işın çarşı çarşı dolaşıp esnafımızla kucaklaşıyor. Makam sahibi olup mütevazı kalan, koltuğunda değil halkın içinde duran yönetici nadirdir. Kütahya böyle bir valiye layık, bu valimiz de Kütahya’yamıza… Hayırlı hizmetler, bereketli günler dileriz. 🤲